Tepeli pelikanlar 500 çifte yükseldi

-
Aa
+
a
a
a

Tepeli pelikanların Türkiye’de üreyen popülasyon sayısının yaklaşık 500 çifte yükseldiği gözlemlendi.

""
Gezegenin Geleceği: 10 Nisan 2024
 

Gezegenin Geleceği: 10 Nisan 2024

podcast servisi: iTunes / RSS

Manyas Kuş Cenneti Balıkesir’in Bandırma ilçesinde 1994 yılında Ramsar Sözleşmesi'ne dahil edildi. 1'inci derece doğal sit alanı olarak ilan edilen Manyas Kuş Cenneti, Türkiye’nin en büyük dördüncü milli parkı ve her yıl 266 türden 3 milyon göçmen kuşa ev sahipliği yapıyor. Ayrıca 419 bitki ve 34 balık türü de barındıran Kuş Cenneti’ne, Şubat ve Mart aylarında Afrika olmak üzere, Güney Asya ülkelerinden bölgeye gelen göçmen kuşlar kuluçkaya yatarken, Yunanistan ve Romanya’dan bölgeye göç eden ve Dünya Doğa Koruma Birliğince (IUCN) ‘Soyu kritik seviyede azalan türler’ arasında gösterilen tepeli pelikanlar, görevliler tarafından gölün üzerine yapılan 58 ahşap yuvada kuluçkaya yattı. 30 günlük kuluçka süresini tamamlayan tepeli pelikan yavruları, Nisan ayı itibarıyla yumurtadan çıkmaya başladı. Doğa Koruma ve Milli Parklar görevlileri, yuvaların bulunduğu bölgeye yerleştirilen sekiz güvenlik kamerasıyla, başta tepeli pelikan yavruları olmak üzere bölgede bulunan kuşların sağlık durumunu, yedi gün 24 saat anbean takip ediyor. Kuzey yarım kürede batıda Karadağ ve Arnavutluk, doğuda Çin ve Rusya’nın Omsk bölgesine, güneyde ise Hindistan’ın Bombay şehrine kadar olan bölgede yaşayan tepeli pelikanların, tüm dünyadaki toplam üreyen çift sayısının yaklaşık 5 bin olduğu tahmin ediliyor. İzmir Gediz Deltası, Aydın Büyük Menderes Deltası, Balıkesir Manyas Kuş Cenneti Gölü ve Ardahan Aktaş Gölü’nde ve ayrıca düzensiz olarak Denizli Işıklı Gölü’nde üreyen tepeli pelikanların Türkiye’de üreyen popülasyon sayısının ise yaklaşık 500 çifte yükseldiği gözlemlendi. Tepeli pelikanın varlığını koruyabilmesi, neslinin devamını sağlayabilmesi amacıyla, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) ile Ege Üniversitesi arasında 2015 yılında imzalanan protokolün ardından, 2018 yılında da Tür Eylem Planı hazırlandı. Eylem planı kapsamında tepeli pelikanların ürediği Manyas Gölü, Gediz Deltası ve Büyük Menderes Deltası’nda, verici takılarak pelikanların hareketleri takip edilirken, üreme alanlarına yerleştirilen yapay üreme platformlarıyla da yuva yeri kayıplarının azaltılması ve türün üreme başarısının artırılması hedefleniyor.

İklim krizi, Karadeniz'de orman yangınlarını artırabilir

İklim krizi, Akdeniz ve Ege'den sonra Karadeniz'de de orman yangınlarını artırabilir. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden (KTÜ) Prof. Dr. İbrahim Turna, "Elbetteki aşırı sıcaklıkların artması, bağıl nemin düşmesi yangınları kesin artıracak. Yangınlar, İç Anadolu ve Karadeniz'e doğru da kayacak," dedi. Prof. Tuna, Karadeniz ve İç Anadolu'da artabilecek yangınlara karşı şimdiden alınacak önlemleri şöyle sıraladı: Ormanların düzenli bakımları yapılmalı; İklim koşullarına dayanıklı ağaç türleri artırılmalı; Vatandaşları orman yangınları konusunda eğitmek; Yangının çıkış nedeni olan bilinçsiz anız yakma, sigara izmariti atma gibi olaylara karşı bilinçlendirme çalışmalarını yoğunlaştırmak. Tabii bunlar iklim krizini çözmüyor…

HFC gazları, Türkiye ve Çin üzerinden Avrupa’ya kaçak yollarla sokuluyor

Yetkililerin tüm önlemlerine rağmen iklim değişikliğini arttırıcı etkisi olan HFC gazları, Türkiye ve Çin üzerinden çok büyük miktarlarda Avrupa’ya kaçak yollarla sokuluyor. Çevresel suç ve suiistimal vakalarını araştıran ve bunlara karşı mücadele eden Londra merkezli Çevre Araştırma Ajansı (EIA), yeni bir rapor yayımladı. Ajans, küresel ısınmaya yol açan çok büyük miktarlarda gazın Çin ve Türkiye’den yasa dışı yollarla Avrupa’ya sokulduğunu duyurdu. İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla, soğutucu sera gazlarını ortadan kaldırmak ve iklimlendirme sektörünün enerji verimliliğini artırabilmek için bu gazların yasa dışı ticaretini de gözetleyen EIA, söz konusu gazların kullanımının durdurulmasına yönelik Montreal Protokolü adıyla bilinen küresel anlaşmanın, kaçakçılık yüzünden ihlâl edildiğine dikkat çekti. Raporda, kaçakçılığı yapılan soğutucu gazların Hidroflorokarbonlar (HFC’ler) olduğu, diğer yasaklı soğutucu gazlar kadar ozon tabakasına zarar vermese de neden olduğu sera gazı nedeniyle HFC’lerin karbondioksitten binlerce kat etkili bir takım kimyasallardan oluştuğu vurgulandı. HFC kullanımını azaltmaya yönelik taahhütlere rağmen, Avrupa Birliği genelindeki güvenlik birimlerinin, kaçakçıların giderek daha sofistike yöntemlere başvurmaları nedeniyle Türkiye, Rusya ve Ukrayna üzerinden Avrupa Birliği’ne yapılan yasa dışı sevkiyatları engellemekte zorlandıkları da ortaya çıktı.

En sıcak Mart

Son 10 ayın üst üste kaydedilen en sıcak aylar olduğu duyuruldu. Avrupa Birliği’nin Copernicus uydu izleme sistemiyle yapılan ölçümlere göre, geçen ayın şimdiye kadar küresel olarak kaydedilen 'en sıcak Mart' olduğu bildirildi. AA’nın haberine göre, son 12 aydaki küresel ortalama sıcaklığın 1991 - 2020 ortalamasının 0,70 derece üzerinde ölçüldüğü belirtildi. Copernicus’tan yapılan açıklamada, geçen ayın ortalama yüzey hava sıcaklığının 14,14 derece ölçüldüğü ve bu ölçümün Ocak ayı için 1991 - 2020 ortalamasının 0,73 derece, 2020’de kaydedilen bir önceki en sıcak Mart ayının da 0,10 derece üzerinde olduğu aktarıldı. Geçen ayın şimdiye kadar küresel olarak kaydedilen 'en sıcak Mart' olduğu bilgisine yer verilen açıklamada, ayrıca son 10 ayın üst üste kaydedilen en sıcak aylar olduğu kaydedildi. Açıklamada, son 12 aydaki (Nisan 2023 – Mart 2024) küresel ortalama sıcaklığın 1991 - 2020 ortalamasının 0,70 derece üzerinde ölçüldüğü bildirildi.