Marmaris semenderinin yaşam alanı 50 yıl içinde yüzde 60 daralabilir

-
Aa
+
a
a
a

Marmaris semenderinin yaşam alanının 2050’de %9 ve 2070’de %62 oranında daralabileceği tespit edildi. 

Fotoğraf: İklim Haber
Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Akdeniz Koruma Derneği’nin çalışması kapsamında iklim değişikliğinin artan etkileri temel alınarak yapılan modellemeye göre, Marmaris semenderinin yaşam alanının 2050’de %9 ve 2070’de %62 oranında daralabileceği tespit edildi. Başta orman yangınları, yapılaşma ve kirlilik olmak üzere diğer tehditlerin, bu senaryonun gerçekleşme hızını ve boyutunu artıracağı düşünülüyor. Derneğin bilim danışmanı ve Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Kerim Çiçek, “Yaptığımız gözlem ve çalışmalar neticesinde gelecek 50 yılda Marmaris semenderinin yaşam alanlarının büyük bir kısmının yoğun arazi kullanımı, dönüşümü ve iklim değişikliği nedenleri ile azalacağını öngörüyoruz. Bu nedenle türün yaşam alanlarının mevcut durumunun korunması ve küresel iklim değişikliğine karşı ulusal ve bölgesel önlemlerin alınması, Marmaris semenderinin varlığını sürdürmesi için önemli adımlar olacak” dedi. 

Zehirsiz Sofralar temsilcileri bakanlık görüştü

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ve Avrupa Pestisit Eylem Ağı tarafından yürütülen Zehirsiz Sofralar Projesi kapsamında, Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı temsilcileri, Tarım ve Orman Bakanlığı’yla görüşme yaptı. Yapılan görüşmede, insan ve çevre sağlığı için çok tehlikeli pestisitlerin yasaklanarak, doğa dostu tarım uygulamalarını yaygınlaştıracak politikaların benimsenmesini, denetimlerin artırılmasını ve sonuçlarıyla ilgili şeffaflık sağlanmasını talep ettiler. Ağın temsilcileri, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Yunus Bayram ile yaptıkları görüşmede, 125 bin imzaya ulaşan Change.org/zehirsizsofralar Kampanyası’ndaki talepleri dile getirdiler ve Bakanlığın üniversitelerden görüş sorduğu 41 pestisit etken maddesinin tehlikelerine dikkat çekerek, bu maddelerin bir an önce kullanımdan kaldırılmasını istediler. Bayram, görüşmede 41 pestisit etken maddesi ile ilgili konunun Bakanlığın gündeminde olduğunu ve Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın çalışmalarını takip ettiklerini belirtti. Pestisit kullanımını azaltmak ve entegre zararlı yönetimini yaygınlaştırmak için çalıştıklarını, Avrupa Birliği’nde konuyla ilgili atılan adımları takip ettiklerini ve benzer süreçleri Türkiye’de de hayata geçirmeye çalıştıklarını ifade eden Durmuş, Bakanlığın çalışmaları hakkında Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nı bilgilendirdi. 

İklim değişikliği finansal endişe yaratıyor

Yılın ilk toplantısını gerçekleştiren G20 Finansal İstikrar Kurulu ortak bir bildiride iklim değişikliğinin finansal bir endişe yarattığını düşündüklerini belirtti. Reuters’ın haberine göre, Suudi Arabistan, Riyad’da gerçekleşen buluşma boyunca ABD yetkilileri iklim kaynaklı finansal risklere karşı çıksa da, Kurul bu soruna değindi. Dünyanın en varlıklı 20 ekonomisinin temsilcileri, yatırımcıların ve finans kuruluşlarının iklim krizine dair giderek artan endişeleri karşısında, krizin küresel finansı nasıl etkileyeceğini “araştırdıklarını” söyledi. Bu endişeler, aşırı hava olayları ve iklim kaynaklı politika değişikliklerini nedeniyle önemli finansal kayıpların yaşanacağını gösteren bir dizi araştırma ile de destekleniyor. G20 kaynaklarının Reuters’e verdiği demece göre, Kurul son bildirisini kararlaştırmadan önce ABD temsilcileri bildiride yer alan çevresel öngörülemeyen değişkenliklerin küresel  büyümeye “makroekonomik bir risk” oluşturduğu ifadesine karşı çıktı. ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, iklim değişikliğinin ekonomik bir foruma “ uygun olmadığını” söyledi. G20’deki neredeyse diğer bütün yetkililer ise iklim değişikliğinin “küresel büyümeyi aşağı çekecek” risklerden biri olduğu konusunda hemfikir. Dünya Kaynaklar Enstitüsü’nde sürdürülebilir finans direktörü olan Leonardo Martinez-Diaz, “Bütün veriler iklim risklerinin artık G20 ülkelerinin kaçınamayacağı ve umarız ki benimseyecekleri bir konu olduğunu gösteriyor” dedi. Toronto Üniversitesi’nde G20 uzmanı John Kirton, Kurulun iklim riskleriyle mücadeleye yönelik bir taahhütte bulunmamasına rağmen krize değinmesini “küçük ama umut vadeden” bir yaklaşım olarak görüyor. Yılın ilk buluşması olduğu için, Kirton, gelecek aylarda daha önemli gelişmelerin de yaşanabileceğinin altını çizdi. Ancak bu, dünyanın önde gelen ekonomik güçlerinin “bilim her ay daha korkunç gerçekleri” gözler önüne sererken bu sorunu ele almak için zamanları olduğu anlamına gelmiyor.

Emisyon envanteri çalıştayı başladı

Şehirlerde Hava Kalitesinin İyileştirilmesi ve Kamuoyu Farkındalığının Artırılması projesi kapsamında “Ege Emisyon Envanteri Çalıştayı” İzmir’de başladı. Çalıştayda 31 kente özgü emisyon envanterinin gelişim aşamaları, temel ilkeler ve amaçlar ile modelleme üzerinde durulacak. Günümüzde hava kirliliği, insan sağlığını tehdit eden çevresel problemlerin başında geliyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklanan 2019’da dünyanın karşılaştığı en önemli sorunlar listesinde de zirvede hava kirliliği var. Dünyada her 10 kişiden dokuzu kirli hava soluyor. Yılda yedi milyon insan hava kirliliğinin neden olduğu hastalıklar yüzünden hayatını kaybediyor. Solunum ve akciğer hastalıklarını doğrudan tetikleyen hava kirliliği, çocukların zihinsel gelişimini de geriletiyor. Ayrıca yapılan tıbbi araştırmalar, solunan kirli havanın akciğer kanserinin önemli etkenlerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. Proje ile artan farkındalık ve etkin mücadele ile uzun vadede hava kirliliğine ilişkin bilgi sahibi olma oranının artması bekleniyor. Proje öncelikle 31 ilde hava kalitesinin artırılmasını böylece hava kirliliğinin sağlığa ve ekonomiye olumsuz etkisini azaltmayı hedefliyor.