“Romanya’da ciddi bir siyasetsizlik krizi yaşanıyor”

Ufuk Turu
-
Aa
+
a
a
a

Açık Gazete’nin köşelerinden Ufuk Turu’nda Ahmet İnsel, dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşanan gelişmeleri yorumladı. 

Ufuk Turu
 

Ufuk Turu

podcast servisi: iTunes / RSS

Ahmet İnsel, bu haftaki Ufuk Turu’na seçim haberleriyle başladı. Romanya’da pazar günü yapılan seçimlerde kamuoyu yoklamalarının İngiltere, ABD ve Almanya’da olduğu gibi yanıldığı belirten İnsel, Covid-19 pandemisi ve dini bayram kutlamalarından dolayı seçime katılımın yüzde 32’de kaldığını vurguladı. “Romanya’da ciddi bir siyasetsizlik krizi yaşanıyor” diyen İnsel, bir yıl önce iktidarı kaybeden Rusya yanlısı Sosyal Demokrat Parti’nin oyların %30’unu alarak birinci parti olduğunu, iktidardaki AB yanlısı Ulusal Liberal Parti’nin oyların %25’ini aldığını hatırlattı.

‘Venezuela çökmeye devam ediyor’

Bir başka seçim ülkesi ise Venezuela’ydı. İnsel, Venezuela’daki seçimlerde de katılımın %31 olduğunu, ancak burada muhaliflerin boykot çağrısının insanları etkilediğini çünkü 2015 seçimlerinde katılımın %75 olduğunu, seçim kurulunun oyların %67’sini Maduro’yu destekleyen yurtsever kutbun aldığını ilan etmesine rağmen hâlâ meclisteki sandalye sayısı ve dağılımında bir değişiklik olmadığını anlattı. ABD, AB ülkeleri, Kanada ve başka birkaç ülkenin daha seçim sonuçlarını kabul etmediklerini kaydetti İnsel. Özdeş Özbay yapılan bir anket göre halkın %62’sinin Maduro’yu da Guaidó’yu istemediği bilgisini paylaştı. Ahmet İnsel, Guaidó’nun büyük bir destek kaybettiğini ancak şu anda üçüncü bir yol bulunmadığını, halkın çok büyük bir ekonomik sıkıntı altında bunaldığını, Maduro’nun ekonomik baskıyı kaldırması için Biden’a çağrı yapılması konusunda başına kayyum atadığı muhalefet partilerinden destek istediğini, halkın Madurd’dan rahatsız olduğunu ancak muhalefetin üstenci sağ yapısı olduğu için onlara meyletmediklerini, tüm bunlar olurken de Venezuela’nın çökmeye devam ettiğini aktardı. 

‘Yaptırım sembolik olacak’

AB Zirvesi’nin 10-11 Aralık’ta toplanacağını hatırlatan İnsel, Türkiye’yi yaptırımların ilgilendirdiğini ancak AB’nin önemli bir diğer konusunun da bütçe anlaşmazlığı olduğunu söyledi. AB Komisyonu’nun 2021-2025 bütçesinden hukuk devleti ilkelerini çiğneyen devletlerin yararlanamaması koşulunu getirmek istediklerini ve Macaristan ile Polonya’nın bunu veto ettiğini, bu zirvede de teklifi kabul etmezlerse Macaristan ve Polonya’nın bütçe dışı kalabileceğini ve bunun Türkiye yaptırımlarından daha çok AB’yi meşgul eden bir konu olduğunu belirten İnsel şöyle devam etti: “Türkiye’ye yaptırım uygulanması konusunda ortak bir karar olduğunu söyleyebilirim. Ancak Portekiz ise bu sorumluluğun kendi dönem başkanlığı zamanında olmasını istemiyor. Merkel çekimser olmasına rağmen Almanya Dışişleri Bakanı daha fazla yaptırım kararı alınmasını destekliyor. Büyük ihtimalle bir sembolik yaptırım kararı alınacak gibi gözüküyor. Bu yaptırımın Doğu Akdeniz’deki sondaj gemileriyle ilgili olacağını tahmin ediyorum. Bu da kişilere yönelik yaptırım türünde olabilir.” 

Ömer Madra, Almanya’nın Türkiye’ye karşı çok sabırlı davrandığını ama bu sabrın bile bir sınırı olduğunu ifade eden diplomatlar olduğunu, başta Merkel olmak üzere Türkiye’ye karşı oldukça esnek bir tavır alındığını, Erdoğan’ın da “Türkiye’nin uzattığı eli havada bırakmayın” şeklinde bir açıklama yaptığını ifade etti. İnsel, Almanya’nın bugüne kadar arabulucu rolünü ön plana çıkarıp Türkiye’yle müzakereyi tercih ettiğini ancak 2-3 hafta sonra dönem başkanlığını devredeceği için bu konumu sürdürmesinin mümkün olmadığını ama bazı yaptırımları tercih edebileceğini söyledi. 

Ahmet İnsel; Macron’un, terörle mücadelenin önde gelen isimlerinden Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yi Fransa’da ağırladığını, Sisi’nin 60 bin civarında siyasi tutukluyu hapishanelerde tuttuğunu belirten insan hakları örgütlerinin Macron’a çok büyük tepkiler gösterdiğini ve Macron’un bu işbirliğini oldukça olumsuz bulduklarını, bu ziyareti protesto etmek için bugün bir yürüyüş yapılacağını, Macron’un terörle mücadele adı altında bir baskı rejimin elinin sıkılabileceğini düşünmesinin son derece düşündürücü olduğunu belirtti. 

ABD’de Trump yandaşlarının bazı eyaletlerde seçim sorumlularının evlerinin veya ofislerinin önünde taciz gösterilerine devam ettiğini, en son Michagan Eyaleti Sekreteri kadının evinin önünde gece 22.00’de gösteri yapan bazıları silahlı göstericileri polisin dağıttığını belirtti İnsel. Seçimlerden sorumlu kişilerin evlerine varan bu tacizlerin son derece endişe verici olduğunu ve Trump’ın seçim sonuçlarını kabul etmeyen tavrının önümüzdeki dönemlerde ondan ilham alan pek çok otokratın da seçim sonuçlarını reddetmesi endişesini taşıdığını söyledi. 

 

(Program özetini hazırlayan gönüllümüz Sehel Oto’ya teşekkür ederiz.)