“İktidar, devletçi milliyetçilik üzerinden hareketle muhalefeti etkisiz bırakıyor”

Ufuk Turu
-
Aa
+
a
a
a

Açık Gazete’nin köşelerinden Ufuk Turu’nda Ahmet İnsel’in gündemleri Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan çatışmaları ve HDP’li isimlere yönelik yeni gözaltı dalgasıydı. 

Ufuk Turu
 

Ufuk Turu

podcast servisi: iTunes / RSS

Ahmet İnsel öncelikle Azerbaycan ve Ermenistan meselesi ile ilgili görüşlerini iletti. 2-3 gün öncesinde yaşanan çatışmaları incelerken biraz geriye gitmek gerektiğini belirtti ve öncesi ile ilgili bir bilgilendirme yaptı: “İlk çatışma temmuz ayında olmuştu ve iki gün sürmüştü hatırlayacaksınız. O çatışmada 17 kişi öldü. Temmuz ayındaki çatışmanın daha çok Ermenistan tarafından açılan bir ateşle başladığı iddiası çoğu gözlemci tarafından doğrulanıyor. Ermenistan tarafındaki bağımsız gözlemciler de benzer şeyler söylüyorlar. Azerbaycan’ın kapsamlı bir saldırıya dönüştürdüğü ağırlıklı bir görüş. Azerbeycan’ın savaşmaya hazırlanıp, Ermenistan tarafına yönelik bir saldırıyı örgütlediği, başlattığı görüşü bağımsız gözlemciler tarafından daha çok dile getiriliyor.” 

Hatırlanması gereken önemli bilgilerden biri de Ahmet İnsel’in ilettiği şekliyle; “Ermenistan’ın daha fazla toprak talebi yok.” Konuyla ilgili konuşmada aslında en çarpıcı olan bilgilerden biri İnsel’in söylediği gibi “Azerbeycan’ın silahları ile Ermenistan’ın silahları ile aşağı yukarı aynı çünkü her iki tarafa da Rusya silahları veriyor.” Ayrıca Azerbaycan birliklerine güvenlik gücü olarak paralı askerler ile ilgili bazı iddiaların yer aldığını ileterek özel bir Türk güvenlik şirketinin aracı olduğu iletiliyor. Türkiye kaynaklarından bir iddia ise “Ermenistan saflarında PKK, YPG güçlerinden insanların savaştığı.” Bu bilgi Ermenistan kaynaklarından gelen bir bilgi ya da Azerbaycan’ın bir iddası değil, daha çok Türkiye tarafından gelen bir iddia. Türkiye’nin bu meseledeki duruşunu Ahmet İnsel şu şekilde özetledi: “Dünyada şu anda bildiğim kadarıyla Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki savaşı körükleyen, destekleyen, savaşta bir tarafı destekleyen ve savaşın haklı bir savaş olduğunu söyleyen yegâne üçüncü ülke Türkiye.” Bu sebeple Türkiye şu anda saldırgan ülke konumunda ve ne yazık ki Rusya’nın konumuna geldiğini iletti. 

'Gözaltılar Erdoğanizmin yönetim tarzı'

İkinci olarak HDP ile ilgili görüşlerini iletti. “Gündem değiştirmek için Kürt politikasını, güvenlik politikasını ağırlaştırdı, HDP’ye yönelik tutuklama furyası başlattı iddiasına son vermek lazım. Bu gündem falan değiştirmek için yapılan bir şey değil. Bu hükümetin, Erdoğanizmin yönetim tarzı” olduğunu belirtti İnsel. İktidarın Kürt politikasını, sistemli bir milliyetçilik ile körüklemenin bir parçası olarak kullandığını ve aynı zamanda CHP ile yakınlaşmasını engellemeye çalıştığını belirterek “HDP’yi tutuklanan yöneticililerini, eski milletvekillerini, şu andaki dokunulmazlıklarının kalkması için fezleke verilen milletvekillerini, aktif siyaset yapmasını engellemek amacını da taşıyor. Ayhan Bilgen konusu ise bunun en zirve yapan, gözaltına alınan, davası açılmış, en sonunda serbest bırakılmış ve haksız tutuklama nedeniyle devlete karşı dava açmış ve tazminat kazanmış birisi” diye konuştu. 

Hukuk yollarına her seferinde başvurup, hukuk yollarını zorlayacağımızı ancak İktidarın yönetim tarzına şaşırmak yerine iktidarın hukuki davrandığı zaman şaşırmaya başlayacağımızı iletmiştir. CHP ve İYİ Parti muhalefeti ile ilgili İnsel, “Azerbaycan konusunda ortak bildiri yayımladılar dört parti. Azerbaycan’ın haklı davasındayız diyen bir ortak bildiri yayımladılar” dedi.

Muhalefetin milliyetçi tutumu ve iktidarın bu durum ile ilgili yaklaşımı hakkında ise İnsel, “Muhalefetin en zayıf noktası olan milliyetçilik üzerinden hareket ederek, devletçi milliyetçilik üzerinden hareket ederek, sonuçta muhalefeti muhalefetsiz bırakıyor, muhalefeti etkisiz bırakıyor. Erdoğan’ın ve iktidarın kuyrukçusu haline getiriyor. Şimdi kendisi açısından bunun başarısız olduğunu söyleyemeyiz. Hakkını yememek lazım” ifadelerini kullandı. 

Gelecek hafta bu konuları takip ederek ayrıca Trump ile ilgili konuşacaklarını belirttiler. Ahmet İnsel “Sizin Açık Radyo’nun internet sayfasına koyduğunuz Monbiot’un dokuz dakikalık videosunu herkesin dinlemesini öneririm” diyerek konuşmasını sonlandırdı.