Gölbaşı Barajı’nın yüzde 90’ı kurudu

-
Aa
+
a
a
a

1933 yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından, tarım arazilerini sulamak için, Bursa’nın Kestel ilçesine yaptırılan Gölbaşı Barajı’nın yüzde 90’ı kurudu.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Kıyıdan, yer yer 100 metreye kadar çekilen baraj, dronla havadan görüntülendi. DHA’ya konuşan Kestel Ziraat Odası Başkanı Eyüp Kılıç, Bursa Ovası’na kurulan fabrika ve sanayilerin, buradan su kullandığını, suyun bu nedenden çekildiğini, aynı zamanda uzun süredir temizlenmeyen göletin dibinde, kil ve çamur birikintisi olduğunu söyledi. Tarımın değerinin salgın sürecinde daha iyi anlaşıldığını belirten Kestel Ziraat Odası Başkanı Eyüp Kılıç, “Bizim tarım yapmamız için suya ihtiyacımız var. Su olmadan hiçbir şey yapamayız” dedi. 

"Paris Anlaşması onaylansın"

12 Aralık 2015’te kabul edilen Paris iklim Anlaşması’nın 5. yıl dönümünde Türkiye’de iklim alanında çalışan sivil toplum kuruluşları Türkiye'nin Paris Anlaşması'nı onaylamasını ve ulusal katkı hedeflerini iyileştirmesini talep ediyor. Türkiye, Paris İklim Anlaşması'nı 2016 yılında imzalamasına rağmen hala onaylamayan geride kalan 7 ülkeden biri. İklim politikaları açısından dünyada hareketli ve iddialı bir döneme girildi: Avrupa Birliği 2030 için %55’lik bir iklim hedefi belirledi, Çin 2060 için karbon nötr olma hedefini açıkladı. Japonya, Güney Kore, Güney Afrika ve Kanada sıfır emisyon planlarını açıkladı, ABD ise, başkanlık seçimi ardından Paris Anlaşması'na geri dönüyor. Bu gelişmelerle birlikte iklim diplomasisi artık uluslararası ilişkilerin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Türkiye’nin iklimi merkeze alan küresel hareketin bir parçası olmak için bir an önce harekete geçmesi, hem gezegene ve topluma hem de ekonomiye fayda sağlayacak. Türkiye bunu başarmak için gerekli enerji dönüşümünü sağlayacak enerji verimliliği, rüzgar ve güneş enerjisi potansiyeline sahip. Bu sayede, Türkiye 2030 iklim hedefini kolaylıkla iyileştirebilir ve 2050’ye kadar sıfır karbon hedefi açıklayabilir.  Bu gelişmelerden hareketle bir araya gelen sivil toplum kuruluşları Türkiye'nin Paris Anlaşması'nı onaylamasını ve ulusal katkı hedeflerini iyileştirmesini talep ediyor. 

Düşük karbonlu çözümler istihdam yaratacak

Paris Anlaşması'ndan bu yana, Dünya’da düşük karbon emisyonlu çözümlere yatırımlar arttı ve bu çözümlerin dağıtımları hızlandı. Yapılan yeni değerlendirme, düşük karbonlu çözümlerin 2020’li yıllarda hızla büyüyeceğini, net 35 milyon istihdam yaratacağını ve 2030'a kadar küresel emisyonların %70'inden sorumlu sektörlerde artacağını ortaya koyuyor. Küresel danışmanlık şirketi tarafından hazırlanan “Paris Etkisi: İklim Anlaşması Küresel Ekonomiyi Nasıl Yeniden Şekillendiriyor” - (The Paris Effect) isimli rapor, Paris Anlaşması’nın 2015'te kabul edilmesinden bu yana gerçekleşen beş yıllık ekonomik, sosyal ve politik eğilimlerde, ilk kez, değişimin hızını ve ölçeğini değerlendiriyor. Rapor, sera gazı emisyonları ve küresel ısınma artmaya devam ederken, ekonomide etkili tüm sektörlerin daha düşük karbona dayalı süreçlere geçişinin hız kazandığını gösteriyor. Güneş ve rüzgâr enerjilerinin hızla düşen maliyetleri, bu enerji kaynaklarını birçok pazarda fosil yakıtlardan daha iyi seçenekler hâline getirirken, aynı zamanda elektrikli araç teknolojilerinin gelişim hızı her seferinde tahminlerin önüne geçiyor. 2030 yılına kadar, emisyonların %70'inden sorumlu karayolu taşımacılığı, ısıtma ve tarım dahil olmak üzere birçok sektörde rekabetçi ve düşük karbonlu çözümler elde edilecek.

Zeytinde rekolte düşüyor

Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi koordinatörlüğünde Ege, Marmara, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki üreticiler de dahil ilgili tüm taraflarla işbirliği içinde, '2020-2021 Türkiye Rekolte Raporu' hazırlandı. Raporda, Türkiye toplam ağaç varlığının yüzde 97'sine sahip 17 ilin verileri ayrıca incelendi. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, Türkiye genelinde 159 milyon 352 bin 393 meyve veren, 29 milyon 397 bin 654 meyve vermeyen zeytin ağacı bulunuyor. Geçen yıla göre meyve veren ağaç sayısı yüzde 4 arttı. Ancak özellikle de iklim değişikliğinin etkileri dane veriminde ciddi kayba yol açtı. Olumsuz iklim koşulları nedeniyle ağaç başına ortalama üretim düştü ve bu yıl 8.3 kilo olarak hesaplandı. Zeytinyağındaki kayıp miktarı geçen yıla göre 35 bin 562 tonu aşıyor. Sektördeki sorunlara ve çözüm önerilerine de yer verilen raporda, son yıllarda iklim değişikliği etkilerinin kendisini çok daha kuvvetli hissettirmeye başladığı, zamansız ve çok şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketleri, ani sıcaklık değişimlerinin yarattığı şiddetli fırtınaların günlük hayatta endişelere yol açtığı kaydedildi.İklim koşullarındaki bu değişimin, tarım ve bitki örtüsü, temiz su kaynakları, deniz seviyesi, insan sağlığı ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkisinin şimdiden görüldüğü dile getirildi.