Ukrayna Savaşı: "Tarihin bir fantazya şeklinde geri dönüşü"

Ufuk Turu
-
Aa
+
a
a
a

Ufuk Turu'nda Ahmet İnsel'in gündemini Ukrayna-Rusya savaşı, İstanbul Görüşmeleri, Putin'in Yeni Rusya söylemi ve Macaristan ile Sırbistan'daki seçimler oluşturdu.

Jozef Brandt (1890) tarafından Kırım Hanlığı'ndan Tatarlarla savaşan Kazakları tasvir eden bir tablo (Wikicommons)
Jozef Brandt (1890) tarafından Kırım Hanlığı'ndan Tatarlarla savaşan Kazakları tasvir eden bir tablo (Wikicommons)

Ahmet İnsel, bu hafta Ufuk Turu’na 29 Mart tarihinde İstanbul’da başlayacak olan Ukrayna-Rusya görüşmeleri ile başladı. Görüşmelerde bazı konularda ilerlendiğinin iddia edildiğini belirten İnsel, bu tarz görüşmelerde doğru olmayan ama ilerleyişi yönlendirmek için ortaya bazı iddiaların atılabileceğinin altını çizdi, bu nedenle de temkinli olmanın önemli olduğunu belirtti. Financial Times tarafından ileri sürülen iddialara değinen İnsel, Rusya tarafının Ukrayna’ya saldırı için ileri sürdüğü birkaç gerekçeyi geri çekebileceğinin konuşulduğunu belirtti. İnsel, Rusya tarafından geri çekilebileceği öne sürülen iddialardan birisinin, Ukrayna’nın Nazilerden arınması gerekçesi olduğuna değinerek, “Gerçekle hemen hemen uyuşmayan bir gerekçe. Eğer bir ülkeye bu nedenle saldırı ana gerekçe haline gelecekse Rusya başta olmak üzere bir sürü ülke var.” şeklinde konunun altını çizdi. Ukrayna’nın tamamen silahsızlandırılması gerekçesinin de çekileceğinin iddia edildiğini belirten İnsel, bir diğer iddianın ise daha temkinli yaklaşılması gereken, Ukrayna’nın NATO’ya üye olmamasının ilke olarak belirlenmesi karşısında Ukrayna’nın AB’ye bir üyelik veya ortaklık şeklinde bir şekilde daha yakınlaşmasının da Rusya tarafından kabul edileceği olduğunu aktardı. Putin’in bütün bu yaşanılan süreçten “kazandık” diye çıkabilmesi için bir şeyler elde etmesi gerektiğinin altına çizen İnsel, Ukrayna’nın Kırım’ın Rusya tarafından ilhakının kabul edilmesinin Putin için bir zafer değil bir hezimet olacağını belirterek bu durumu “Büyük ölçüde elde ettiği bir şeyi teyit etmiş olacak.” şeklinde değerlendirdi. İnsel, Donetsk ve Luhansk bölgelerinin özerkliğinin tanınması durumunun ise Minsk anlaşmasından fazlasını göstermeyeceğini belirtti. 

Putin'in "Yeni Rusya" söylemi

İnsel, yaşanan bu süreç ile ilgili “tarihin bir fantazya şeklinde geri dönüşü ortaya çıkıyor.” değerlendirmesinde bulundu. Bu durumu, “Türkiye’de Osmanlı hayali ile yapılmış bir yığın macera vardır, Putin’in bu girişimi de biraz buna benzemekte.” şeklinde değerlendirmesini sürdüren İnsel, Kırım’ın ilhakının olduğu dönemde, 2014 yılında ilk defa Putin’in ağzından çıkan “novorossiya” söylemine değindi. 2014 Nisan ayından söylenen “novorossiya” yani “Yeni Rusya” söylemini Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yeni Türkiye” söylemine benzeten İnsel, Rusya uzmanlarının bu söylemi, Putin’in 2,5 yüzyıl geriye dönerek çarlık Rusya’sının en şanlı dönemlerine, II. Katerina dönemindeki Rusya’nın müthiş yayılma dönemine dönme isteği ve Ukrayna’nın bugünkü topraklarının Rus toprağı, “yeni Rusya bölgesi” haline getirme “küçük Rusya”, Rusya’nın bir uzantısı haline getirme olarak dile gelmesi ve eyleme geçmesi olarak değerlendirdiğini aktardı.  

2014'de kısa bir dönem Rusya'nın talep ettiği Novorossiya haritası...1796'da Osmanlı-Rus savaşı sonrası  Novorossiya Guverniyası sınırlarıyla hemen hemen aynı. Haritada ikisi de var.  [kaynak : Gerard Toal, Near Abroad, Oxford U.P. 2017, s. 200]

2014'de kısa bir dönem Rusya'nın talep ettiği Novorossiya haritası.1796'da Osmanlı-Rus savaşı sonrası  Novorossiya Guverniyası sınırlarıyla hemen hemen aynı. [Kaynak : Gerard Toal, Near Abroad, Oxford U.P. 2017, s. 200]

İnsel daha sonra Putin’in akıl hocalarından bir tanesi olan Aleksandr Dugin’in Al Jazeera televizyonunda yayınlanan röportajından “Bu askeri operasyon bizim için varlık yokluk meselesidir ya var olacağız ya da yok olacağız. Şu anda her şey sallantıda duruyor, yenilgi ihtimali düşünmüyorum çünkü bu olamaz, olursa Putin, Rusya ve bildiğim kadarıyla dünya da olmayacaktır çünkü biz her şeyi riske attık. Sayın Putin’in söylediklerini dinlemek gerekir. NATO tarafından nükleer bir saldırıya uğrarsak veya savaşa NATO müdahale ederse, nükleer seçeneğine ilişkin sayın Putin’in söylediklerini dinlemek gerekir. Bu operasyonun son nefesimize kadar devam etmesi kararı çoktan alındı ve kazanmaktan başka çaremiz yok.” kısmına yer verdi. Dugin’in söylediklerini, Putin’in çevresindeki Rus emperyalist milliyetçi kesimin dünyasını yansıttığı şeklinde değerlendiren İnsel, “Dugin, Putin’i biraz etkiliyorsa, burada gerçekten insan dehşet içinde kalıyor.” şeklinde değerlendirmede bulundu. Dugin’e gazeteci tarafından “ya biz kazanacağız ya da dünya yok olacak mı diyorsunuz” şeklinde bir soru sorulduğunu belirten İnsel, Dugin’in bu soruya “Evet, aynen. Rusya olmadan insanlık olmaz, bu dünyada yaşamak istiyorsanız büyük ve bağımsız Rusya’yı kabul etmelisiniz. Bağımsız ve egemen Rusya olmadan insanoğlunun varlığının imkansız olduğunu söyleyen başkanımızın sözlerini hatırlatıyorum.” şeklinde cevap verdiğini aktardı.

Bundan sekiz sene önce Ukrayna’da Rusya’ya yakınlığın ölçüldüğü bir kamuoyu yoklaması yapılsaydı, Ukrayna halkının büyük bir çoğunluğunun Rusya’ya kendisini bir Slav kimliği çerçevesinde yakın hissettiğini söyleyeceğini belirten İnsel, şimdi istisnasız bütün gözlemcilerin -Rusya’nın papağanı olanlar dışında- bundan sonra Rusya’nın Ukrayna’da kendine destek olacak yeterli bir halk kitlesi oluşturabilmesi için, Ukrayna’ya Rus taşımasının şart olduğunu söylediğini aktardı. Ukraynalılar üzerinden bir Rus yanlısı oluşum yapılıp bunun yürütülmesinin artık mümkün olmadığını belirten İnsel, Putin’in Ukrayna’yı tam anlamı ile bu savaş ile Ukraynalı yaptığını aktardı. 

Muhalefet Orban'a karşı bütün gücüyle birleşti

İnsel, önümüzdeki günlerde gerçekleşecek seçimlere değindi. Önümüzdeki hafta pazar günü iki önemli seçim olduğunu belirten İnsel, Macaristan’da gerçekleşen olan seçimlerde Viktor Orban’ın karşısında bütün muhalefet partilerinin birleşip muhafazakâr-demokrat diyebileceğimiz bir aday gösterildiğini belirtti. İnsel, kamuoyu yoklamalarında Orban’ın çoğunluğu koruyacağının görüldüğünü aktardı. Gelecek hafta gerçekleşecek olan Sırbistan’daki seçimlere de değinen İnsel, bu seçimlerde Aleksandar Vucic için kazanma ihtimalinin çok yüksek olduğu belirtti. 

İnsel son olarak, İngiliz ve Amerika Birleşik Devletleri istihbarat kaynaklarından gelen bilgiye göre Rusya’nın Ukrayna’ya bin civarında paralı asker yolladığını aktardı. Bu durumun nedenini ise Rus ordusunun beklenenin çok üzerinde kayıp verdiği iddiası olduğunu belirten İnsel, Ufuk Turu’nu “Umarız Ukrayna ve Rusya arasında gerçekleşecek görüşmelerde her şeyden önce ateşkes sağlanır ve orada yaşayanların geçirdiği dehşet dolu saatlere son verilir, en önemlisi bu.” şeklinde bitirdi.

(Program özetini hazırlayan gönüllümüz Eda Kılıç’a teşekkür ederiz.)