“Oruç Reis’in limana dönmesi Yunanistan için müzakereye başlamak adına yeterli bir adım”

Ufuk Turu
-
Aa
+
a
a
a

Açık Gazete’nin köşelerinden Ufuk Turu’nda Ahmet İnsel, Doğu Akdeniz’in son durumunun yanı sıra Belarus ve Karadağ’daki gelişmeleri de yorumladı.

Ufuk Turu
 

Ufuk Turu

podcast servisi: iTunes / RSS

Ahmet İnsel’in bu haftaki ilk gündem maddesi Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’in mevcut durumuydu. Lübnan’da gerçekleşen patlamanın ardından halkın gelecekten ümidi kestiğini belirten İnsel, aynı zamanda 1 milyondan fazla mültecinin yaşadığı Lübnan’da mültecilere karşı tutumun da değiştiğini ifade etti. 

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Fransa ile yaşadığı sorunların ‘yarıştığını’ söyleyen İnsel, Oruç Reis gemisinin çalışmalarına bir süre ara vermesinin iki şekilde yorumlanabileceğini dile getirdi. Bunlardan ilki müzakerelere kapı açmak, bir diğeri ise verilen aranın programlanmış bir bakım çalışması olduğu. 

Söz konusu duraklamanın Yunanistan ve Türkiye arasında bir anlaşma için masaya oturulmasına fırsat vermesinin umulduğunu söyleyen İnsel, Oruç Reis gemisinin limana dönmesinin Yunanistan için müzakereye başlamak adına yeterli bir adım olduğunu söyledi.  Türkiye kanadına bakıldığında ise Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın tarafından yapılan açıklamanın umut verici olduğunu ancak yapılan diğer açıklamaların dehşet verci olduğunu belirten İnsel, emekli büyükelçi Ünal Çeliköz’ün Oruç Reis gemisinin limana demirlemesinin bir taviz olduğunu söylediğini ve devleti haklı davalarında taviz vermemeye davet ettiğini belirtti. CHP’nin hükümetin ülke dışında uyguladığı politikalarda Lübnan hariç her bölgede desteğini gösterdiğini belirten İnsel, doğalgaz çıkarmak konusunda da hükümete destek verdiğini ifade etti. 

Belarus’ta son durum

İnsel’in bir diğer gündem maddesi Belarus’tu. Minsk’te gerçekleşen yürüyüşlerin hala devam ettiğini belirten İnsel, gösterilerin ardından yine üç yüzden fazla vatandaşın gözaltına alındığını ifade etti. Gösteri amaçlı yürüyüşlerin yasak olmadığını, hükümetin vatandaşları gözaltına alma sebebinin yasaklı semboller ve bayraklar kullanmak, hükümeti rencide edici sloganlar ve pankartlar kullanmak olduğunu söyleyen İnsel; ağustosta gerçekleşen seçimlerden galip çıktığını iddia eden ve Litvanya’ya kaçmak zorunda kalan Svyatlana Tsihanouskaya’nın Lukaşenko‘nun Putin‘le görüşmesinin ardından Rusya’yı aradan çekilmeye davet eden ve adalet istediklerini belirten söylemlerde bulunduğunu ifade etti.  Putin ve Lukaşenko arasında da sarsılmaz bir güven olmadığını belirten İnsel, Lukaşenko‘nun Rusya’dan ne kadar destek göreceğini bilmediğini ve Putin’in ise Lukaşenko‘nun ne kadar ayakta kalacağını bilmediğinden tam anlamıyla bir destek göstermediğini ifade etti. Belarus’ta Ukrayna’da olduğu gibi Rusya karşıtı herhangi bir tutum olmadığını belirten İnsel, Belarus’ta gerçekleşen tüm eylemlerin yalnızca adalet ve hak talebi kökenli olduğunu, bu sebeple de Putin’in daha ılımlı bir tutum izlediğini ifade etti. Maria Kalesnikava’nın ise ihraç edilmeye zorlandığını ancak pasaportunu yırtarak bunun önüne geçtiğini dile getiren İnsel, seçimlerde Lukaşenko‘nun karşısında yer alan isimlerden neredeyse hiçbirinin tam anlamıyla özgürlüğüne sahip olmadığını ifade etti. Belarus’un Rusya’nın desteği olmadan ekonomik anlamda çok kuvvetli olmadığını dile getiren İnsel, gerçekleşen bu eylemlerin ekonomiyi olumsuz etkilediğini ve şirketlerin çoğunun Belarus’u terk ettiğini ifade etti.

Karadağ’da muhalefet anlaştı

İnsel’in son gündemi ise Karadağ idi. Gerçekleşen son seçimlerde 1946 yılından beri ismi değişecek de olsa Karadağ’ı yöneten partinin, ilk defa mecliste çoğunluğu kaybettiğini söyleyen İnsel; Cumhurbaşkanı Milo Đukanović‘e karşı tepkinin, birleşmesi zor gözüken muhalefetin bir arada hareket etmesine sebep olduğunu ifade etti. Milo Đukanović’in yıllardır süren iktidarına ve ailesiyle birlikte adeta bir mafya şebekesi haline gelmesine karşı çıkan Karadağ halkın da desteğiyle birleşen muhalefet partilerinin 9 Eylül’de aralarında bir anlaşma imzaladığını söyleyen İnsel; bu anlaşmanın gündeminin bağımsızlık, NATO üyeliği ile Avrupa Birliği adaylığınının devamı, geçmiş yönetimlerden öç almamak ve Kosova’nın tanınması olduğunu belirtti. Son uzlaşma maddelerinin ise hükümetin bağımsızlığı ve Sırp Ortodoks Kiliseleri’nin bir kısmının mülklerine devletin el koyması ile ilgili çıkarılan maddenin iptali olduğunu belirten İnsel, önümüzdeki günlerde Karadağ’da hükümetin kurulacağını belirtti.