Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
Ayşe Tümerkan, Frankeştayn kitabevini kurduğunda, Tophane’deki bu küçük dükkanın birkaç sene sonra İstanbul’un belki de en bilinen bağımsız kitabevi olacağını bilemezdi. Birçok kitapsever genç, bugünlerde soluğu burada alıyor, çünkü bu mekan kendini yeniden üreterek gerçek bir kamusal alan olmayı başardı. THE SHEER ile beraber genç müzisyenlere ev sahipliği yaptığı konserleriyle, yeni yazarların imza günleri veya azınlık konularla ilgili yaptıkları atölyelerle, bugün birçoklarınca Tophane’nin en güzel gizli bahçesi haline gelmiş durumda. Gençlerin yaşamları sadece konserlerden veya gece eğlencelerinden ibaret değil, genç okuyuculara ulaşmak da kültür sanat sektörünün bir parçası ve bunun nasıl yaşandığını Ayşeyle konuştuk.
When Ayşe Tümerkan founded Frankenstein Bookstore, she couldn't have known that this small shop in Tophane would become perhaps the most well-known independent bookstore in Istanbul a few years later. Many young book lovers flock here today because the space has managed to reinvent itself and become a true public space. With concerts featuring young musicians, in collaboration with THE SHEER, book signings by new authors, and workshops on minority issues, it has become, for many, Tophane's most beautiful hidden garden. Young people's lives aren't just about concerts or nightlife; reaching young readers is also part of the culture and arts sector, and we talked to Ayşe about how this works.

#22 Ayşe Tümerkan’ın Frankeştayn’ı, tabii ki literatüre yeni bir katkı
Marlen Haushofer’in Çatı Katı’sını konuşmaya devam ediyor ve bu bölümde insandan ibaret olmayan bakımı, yazmayı ve insan-hayvan-canavar kesişimindeki yaratıcılığı konuşuyoruz.

Çatı Katı: Doğa, beden, bedensellik, engellilik görüntüleri ve normlar - Bölüm 2

Gezegenin Geleceği: 05 Mart 2026
Konuğumuz Prof. Dr. Umut Beşpınar, Türkiye ve Meksika’daki feminist hareketleri tarihsel ve siyasal bağlamlarıyla karşılaştırmalı olarak değerlendiriyor.
Söyleşide, iki ülkede devlet kurumları ile devlet–sivil toplum ilişkilerinin feminist mücadeleyle kurduğu bağlantı ele alınırken; şiddet, üreme hakları ve emek piyasası eşitsizlikleri gibi öncelikli meselelerin hangi toplumsal ve demografik dönüşümlerle ilişkili olduğu tartışılıyor.
Ayrıca örgütlenme biçimleri ve söylem repertuarlarının zaman içinde nasıl dönüştüğü, iki ülke arasındaki benzerlik ve farklılıklar çerçevesinde ortaya konuluyor. Son olarak ulusötesi feminist ağların ve bölgesel mobilizasyon dalgalarının Türkiye ve Meksika’daki yerel feminist gündemleri nasıl etkilediğine değiniliyor.

Türkiye ve Meksika’daki feminist hareketlerin tarihsel ve siyasal bağlamları
9 Mart'ta başlayacak olan İmamoğlu Davası, laiklik bildirgesi sonrasında MEB'in şikayetiyle beraber başlatılan soruşturmaları, Adalet Bakan'ın yeni açıklamalarını, aynı şehirde aynı gün aynı isimle toprağa verilen iki kadını (öğretmen Fatma Nur ve kızı ile beraber ölü bulunan Fatma Nur) ve devletin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmemesinin bu cinayetlere olan katkılarını, geçtiğimiz hafta düzenlenen yargının araçsallaştırılması sempozyumunu konuşuyoruz.

Yargı, Siyaset ve Kadın Cinayetleri
Konuklarımız Duygu Çayırcıoğlu, Hülya Balcı ve Zarife Biliz ile Çağdaş Edebiyat Editörü Olmak üzerine konuşmaya devam ediyor ve editörlerimizin masalarında neler olduğuna değiniyoruz.

Duygu Çayırcıoğlu, Hülya Balcı ve Zarife Biliz'le 'Çağdaş Edebiyat Editörü Olmak' üzerine - Bölüm 3
Denizi seven ve birlikte öğrenmeye inanan Didem Tekeli ve Betül Tekeli'yle, derin sulara dalıyor; balinaları konuşuyoruz.
Dedikodu değil, deniz.
Hafif değil, derin.
Düşüncelerinizi 📩 [email protected] adresine yazabilirsiniz.

Mavi Magazin
Kenneth Frampton'ın kült metni "Modern Mimarlık: Eleştirel Bir Tarih" Türkçe'ye çevrilerek Arketon Yayınları'ndan yayımlandı. Kitabın çevirmeni Haluk Uluşan, editörleri Amber Eroyan ve Pınar Gökbayrak ile bu programda kitabın özenli çeviri ve hazırlık serüvenini, niçin çok önemli bir metin olduğunu, Frampton'un 1980 yılında yazdığı bu metinle mimarlık tarihine nasıl yeni kavrayışlar getirdiğini, Türkçe'ye de çevrilen 2007 baskısındaki katkıları konuşuyoruz.

Kenneth Frampton Türkçe'de
Turgay Tuna, 1950–60’lı yılların İstanbul’una uzanan bir nostalji yolculuğunda dönemin popüler şarkılarını, sinema ve gündelik yaşam anılarını anlatıyor.

Armonika İle Eski İstanbulluların Dinledikleri Müziklerden Bir Demet

Sevgili Günlük, 5 Mart 2026'da neler var?
