Direniş Hattı: Ormanlar, Nehirler, Madenler

-
Aa
+
a
a
a
Gezegenin Geleceği: 23 Nisan 2026
 

Gezegenin Geleceği: 23 Nisan 2026

podcast servisi: iTunes / RSS

WWF Türkiye, sosyal medya platformları üzerinden yaptığı paylaşımda, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifi ile “karbon yutak ormanları” oluşturulmasını ve mevcut ormanların karbon piyasasında değerlendirilmek üzere tahsis edilmesinin planlanmasını ele aldı. Değerlendirmede, doğa temelli çözümlerin ekosistem bütünlüğünü ve biyoçeşitliliği korumakla birlikte iklim adaletini sağlaması gerektiği de vurgulandı. Değerlendirmede, orman ekosistemlerinin iklim değişikliğiyle mücadelede karbon tutma kapasitelerinin yanı sıra biyoçeşitliliğin korunmasından hava, su ve toprak kalitesinin iyileştirilmesine kadar uzanan çok yönlü katkılarıyla kritik bir role sahip olduğu ifade edildi. İklim değişikliğiyle mücadelede doğanın en önemli müttefikimiz olduğunun hatırlatıldığı değerlendirmede, ormanların yalnızca karbon deposu değil, yaşayan ekosistemler olduğuna dikkat çekildi. Bunların yanı sıra deniz ile kıyı ekosistemleri dahil olmak üzere biyolojik çeşitliliği daha yüksek olan peyzajlar veya ekosistemlerin, örneğin yerli olmayan türlerden oluşan tek tip ağaçlandırılmış alanlara kıyasla daha dirençli karbon depoları olduğu bilgisi verildi. Değerlendirmede, iklim politikalarının kısa vadeli karbon kazanımları yerine uzun vadeli ekosistem bütünlüğünü gözetmesi gerektiğinin altı çizildi.

Bursa’nın en önemli su kaynaklarından Nilüfer Çayı’nda kirliliğin ulaştığı boyutlar, hem ekosistemi hem de halk sağlığını tehdit ediyor. CHP Bursa Milletvekili ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, yıllardır süren kirliliğin son dönemde daha da yoğunlaştığını belirterek, yaşananların yalnızca çevresel bir tahribat değil, doğrudan bir halk sağlığı krizi olduğunu vurguladı. Pala, “Nilüfer Çayı, kontrolsüz sanayi faaliyetleri ve çarpık kentleşme sonucunda maalesef tam anlamıyla bir atık su kanalına dönüştürülmüştür” dedi. “Nilüfer Çayı Temiz Aksın” kampanyası kapsamında yürütülen çalışmaların, oluşan çevresel etkiyi ve alınması gereken önlemleri net bir biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Pala, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bu konuda etkili bir eylem yürütmediğini belirtti. 

Eskişehir'e açılmak istenen Alpagut Atalan Altın Madeni'nin bilirkişi keşfi yapıldı. Keşfi, CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü, Utku Çakırözer, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Barosu avukatları ve TEMA Vakfı Kıdemli Savunuculuk Koordinatörü Onur Küçük de takip etti. Maden bölgesinde bilirkişi keşif ve incelemesi sürerken yolun girişinde Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu üyeleri, Eskişehir Çevre Derneği Başkanı Sadık Yurtman, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Canan Adlım, Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer ve köylüler hazırladıkları pankart ve dövizlerle bekledi. Bilirkişinin incelemesini yapmasının ardından arazinin girişinden geçerken, çevreciler ve köylüler ellerindeki pankartlarla maden şirketlerine tepki gösterdi. Vatandaşlar, sloganlarla altın madeni istemediklerini haykırdı. İliç örneğini veren Zafer Partili Hasan Demir, “Burası cennet bir alan. Ama vahşi madencilik Türkiye’nin her noktasına sirayet ettiği gibi Eskişehir’de de var. Buradaki Sakarya Havzası’nın konumu iyi anlaşılmalı. Üç kuruş para için bu memleketin doğası birilerine peşkeş çekiliyor. İliç’te ne yaşandıysa Mihalgazi’de de yaşanabilir. Biz bunlara itiraz ediyoruz. Bu kaynakları kimseye peşkeş çektirmeyeceğiz” dedi.

Medyascope’tan Onur Erdoğan’ın haberine göre, Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Arslanköy Mahallesi’ndeki boksit madeninin 20 kat büyütülmesi girişimi köylülerin direnişiyle karşı karşıya. Çevre örgütleri ve muhalefet temsilcilerini arkasına alan köylü sesini yükseltiyor. Madenden zarar göreceğini düşünen halkın bir bölümü direnme kararı aldı. Geçen yıl sonunda örgütlenmeye başlayan Arslanköylüler seslerini duyurabilmek için basın açıklaması yaptı. Toroslar ilçesindeki Arslanköylüler Kıraathanesi önünde bir araya gelen topluluk, madenin büyütülmesi yönündeki girişime bir kez daha karşı çıktı. Açıklamayı, köylüler adına emekli makine mühendisi Serdar Erkan yaptı. 

Birgün’den Aycan Karadağ’ın haberine göre, İzmir’in Çeşme ilçesinde bulunan Ayayorgi Mevkii’nde, rezerv yapı alanı ilan edilen yaklaşık 36,5 hektarlık bölge için yeni imar planları hazırlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan plan açıklama raporlarına göre alan için hem 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı hem de 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı düzenlendi. Hazırlanan yeni planlarda ağırlıklı olarak konut kullanımına yer verildi. Bunun yanında turizm tesis alanları, ticaret alanları, park ve yeşil alanlar, teknik altyapı bölgeleri ile yeni yol bağlantıları da plana işlendi. 1/1000 ölçekli uygulama planında ise parsel bazlı kullanım kararları, yapı adaları, yol genişlikleri ve donatı alanları ayrıntılı biçimde tanımlandı. Böylece bölgede yapılaşma sürecinin önü yeniden açılmış oldu. Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkenin değerlendirildiği, Dünyada İnsan Haklarının Durumu raporunda güçlü devletlerin ve şirketlerin çok taraflılığa, uluslararası hukuka ve insan haklarına saldırıları nedeniyle dünyanın tehlikeli yeni bir dönemin eşiğinde olduğu uyarısı yaptı.