Daha temiz enerji kaynaklarına geçiş konusunda iyi haberler var. Rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynakları artık dünyanın en büyük enerji kaynağı. Dünyanın en büyük karbon salıcısı olan Çin'in karbon emisyonları yakında düşüşe geçebilir. Ancak, tehlikeli iklim değişikliğini önlemek için değişim yeterince hızlı gerçekleşmiyor. Dünya liderlerinin 2015 yılında taahhüt ettikleri endüstri öncesi seviyelere göre 1,5-2 ºC'lik ısınma sınırının aksine, bilim insanları artık gezegenin 2100 yılına kadar yaklaşık 3 ºC'lik bir ısınma yolunda olduğunu ve bunun gelecek nesiller için sayısız tehlike oluşturduğunu öngörüyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) tahminlerine göre, rüzgar, güneş ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik miktarı son on yılda iki katına çıktı ve 2025 yılında kömürü en büyük enerji kaynağı olarak geride bıraktı. Ajans, geçen yılın gerçek rakamlarını henüz açıklamadı.
Pasifik'teki küçük bir ada ülkesi, emisyonlar konusunda harekete geçmeyen ülkelerden iklim tazminatı alınmasını sağlamak için Birleşmiş Milletler'i zorluyor. Vanuatu'nun, Mart sonuna kadar oylamaya sunulması beklenen girişimi, Trump yönetimini bunu durdurmak için harekete geçirdi. Bu hafta tüm ABD büyükelçilikleri ve dış temsilciliklerine gönderilen talimatta, Dışişleri Bakanlığı, BM Genel Kurulu'nda tartışılan öneriye "şiddetle karşı çıktığını" belirtti ve bunun kabul edilmesinin "ABD sanayisi için büyük bir tehdit oluşturabileceği" uyarısında bulundu. ABD, 193 üyeli Genel Kurul'da dolaşıma sokulan taslak kararın geri çekilmesi için diğer ülkelere baskı yapıyor. Taslak, Uluslararası Adalet Divanı'nın (ICJ) geçen Temmuz ayında yayımladığı tarihi danışma görüşüne dayanıyor.
İklim Haber ve KONDA Araştırma, Türkiye’de kamuoyunun iklim değişikliği algısını ölçmek ve iklim krizi hakkındaki görüşlerini öğrenmek için 2018’den bu yana gerçekleştirdiği araştırmanın bu yıl sekizincisini yayımladı. Rapor, her yıl giderek derinleşen iklim krizinin Türkiye’deki etkilerine, iklim inkarcılığına, 2025’te TBMM’de kabul edilen İklim Kanunu’na, enerji tercihlerine ve orman yangınlarına odaklanıyor. Türkiye çapında 1.980 kişiyle hanelerinde görüşme yapılarak gerçekleştirilen yeni araştırmanın sonuçları, İklim Haber’in yeni yayına aldığı internet sayfasından duyuruldu. Çalışma sonuçlarına göre, Türkiye’de iklim değişikliğinin varlığı toplum genelinde çok güçlü bir kabule sahip. Türkiye’de her 10 kişiden 9’u iklim değişikliğinin var olduğunu belirtirken, bu kanaatin özellikle gençlerde, öğrencilerde, üniversite mezunlarında, modern yaşam tarzını benimseyenlerde daha da yaygın olduğu görülüyor. İklim değişikliği yoktur diyenlerin oranı ise %9 civarında. İklim değişikliği konusundaki endişenin yıllar içindeki değişimi incelendiğinde 2018’den bu yana dalgalı bir trend görülüyor. 2018 sonrasında genel olarak düşüş gösteren endişe oranları 2022 yılına gelindiğinde en yüksek seviyesine ulaşıyor. Yeni çalışmada ise Türkiye’de her 100 kişiden 64’ü iklim değişikliği konusunda endişeli olduğunu belirtiyor.
Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Erzincan İliç’te meydana gelen maden faciasının ikinci yıldönümü vesilesiyle bir açıklama yaptı. Evrim Rızvanoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bu acı yıldönümü, bize acı bir gerçeği tekrar hatırlatmakta: İliç’te yaşananlar, öngörülemez bir kaza değil; bilimin ve hukukun arkasından dolanılan bir sürecin sonucu. Davanın seyrine ve bilirkişi raporlarına baktığımızda bu tablo netleşmekte: Madenin tasarımında, aşırı yağış, yoğun sulama veya yığın kayması gibi en temel güvenlik senaryolarının dahi hesaba katılmadığı, risklerin test edilmediği ortaya çıktı. Şirket yöneticilerinin 'ağır derecede özene aykırı' davrandığı raporlarla sabit. Burada asıl sorulması gereken bir diğer soru şudur: Bu maden kim tarafından, nasıl denetlendi? Bu ihmaller zincirine kim, neden göz yummuştur?"
Birgün’de yer alan habere göre, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın satışa çıkardığı Manisa’nın Soma ilçesinde yer alan Soma A Termik Santrali’nin bir bütün halinde satış ihalesine iki firma teklif verdi. Özelleştirme kapsam ve programında bulunan toplam 91 bin 399 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar ve üzerindeki yapıların (Soma A Termik Santrali) bir bütün halinde özelleştirmeye tabii.
Cumhuriyet’ten Şeyda Öztürk’ün haberine göre, özel bir şirket, Şile’de işlettiği kalker ocağı ve kırma eleme tesisini büyütmek için gerekli adımlarını tamamladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı proje için nihai kararı verdiklerini duyurdu. Bununla birlikte askıya çıkan proje, yakın zamanda onaylanacak. Şirket ilk olarak 2021’de onayını aldığı kalker ocağını 20.31 hektar olarak işletmeye başladı. Yıllar içerisinde bu alan 44.31 hektara genişletildi. Alanda 80 hektarlık ruhsatı bulunan şirket, tamamladığı bu aşamalarla birlikte ocak alanını 58.53 hektara çıkaracak. Şirketin hazırladığı çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporunda yer alan bilgiye göre, bölgeki 3 bin 273 fıstıkçamı ve meşe ağacı, genişletme çalışmaları sırasında kesilecek. Ayrıca şirketin ruhsat sahası içerisinde bulunan 19 memeli türü ve 5 fauna türü de korunması gereken türler listesinde yer alıyor.


