Türkiye’nin ve dünyanın siyasi gündemi

Nereye Doğru
-
Aa
+
a
a
a

Cengiz Aktar, Polonya’ya düşen füze, Kuzey Kıbrıs’ın Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılması, Cumhurbaşkanı’nın CHP’li belediyelerin yurt dışından alacağı kredilere yönelik açıklamaları ve İran’da üçüncü ayına giren özgürlük mücadelesi üzerine yorumlarını aktardı.

Ömer Madra: Günaydın Cengiz.

Cengiz Aktar: Günaydın. İster istemez Polonya'ya düşen meçhul füzeden bahsedeceğiz. İki kişi öldü, Twitter yıkılıyor. Bütün Rusya yanlıları bayram ediyor. Çünkü bunu Ukrayna'dan atıldı diye okudular.

Ö.M.: Biden, füzenin Rusya'dan fırlatılması “uzak ihtimal” diye açıklama yaptı.

C.A.: Ama ne oldu? Bütün Rusya taraftarları “bak gördün mü? Ukrayna bombaladı” diye yorumladılar. Öyle değil. Uluslararası camianın ve özellikle Batı dünyasının Ukrayna'ya verdiği destek ve Ukrayna'nın gördüğü muazzam teveccüh bu seviyedeyken Ukrayna böyle bir deliliği nasıl yapar?

Dolayısıyla ibre maalesef Belarus'u gösteriyor. Anlaşılan o ki Polonya Devlet Başkanı'yla Amerika Birleşik Devletleri Başkanı irtibatta. Burada gündemde olan ve çalıştırılıp çalıştırılmayacağı belli olmayan BM 4. maddesi şunu söylüyor: “Müttefiklerden herhangi biri müttefiklerin birinin toprak bütünlüğü siyasi bağımsızlığı ya da güvenliğinin tehdit edildiğini düşündüğü zaman” (yani bu durumda Polonya) “tüm taraflar birlikte danışmalarda bulunacaklar” diyor. Yani geriye kalan, NATO müttefiki 29 üyeyi danışmaya çağırabilir Polonya. Ukrayna’nın daha fazla sempati toplamak için Polonya’yı bombalaması akıl alır gibi değil.

Özdeş Özbay.: Belarus için de benzer bir soru işareti yok mu? Onun da Polonya'ya bilerek füze atıyor olma ihtimali çok düşük.

C.A.: Söylediğinde eksik olan şu: Belarus'taki askerî faaliyetleri Belaruslular kontrol etmiyor. 

Ö.Ö.: Belarus sınırından Rus askerlerinin attığı mı söyleniyor?

C.A.: Tabii ki. Orası tamamen Rusya'nın bir kolonisi. Öyle bir ülke yok.

Ö.Ö.: Vurulanlar sivil hedef, değil mi? Bir askerî hedef değil.

C.A.: Evet, bir elektrik istasyonu.

Türk Devletleri Teşkilatı toplantısına Kuzey Kıbrıs’ın katılımı

C.A.: Geçen hafta Özbekistan’da gerçekleşen Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine dünyada bir tek Türkiye'nin tanıdığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti katıldı ve gözlemci statüsüne kavuştu. Bu teşkilatın 9. toplantısıydı. Buna ilk tepki Avrupa Birliği'nden geldi ve Avrupa çok sert bir açıklama yaptı. “AB,Türkiye'nin uluslararası alanda tanınmayan sözde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adlı ayrılıkçı Kıbrıs Türk oluşumunun Türk devletleri örgütüne gözlemci olarak kabul edilmesine ilişkin açıklamalarını reddeder. Örgüt üyelerinin onayını bekleyen bu karar üzüntü vericidir ve örgütün bazı üyelerinin toprak bütünlüğü ilkesine ve BM şartına verdikleri güçlü destekle çelişmektedir.” İlk defa bu kadar sert bir Avrupa Birliği açıklaması gördüm.

Dün akşam Amerikan Dışişleri Bakanlığı'ndan da bir açıklama geldi. “Sözde”- “so called” kelimesi kullanılarak AB'nin açıklamasına çok benzeyen bir açıklama yapıldı. Açıklama KKTC’nin gözlemci olarak kabul edilmesinden duyduğu üzüntüyü belirtiyor ve reddediyor. ABD ve BM şartına göre ülkelerin toprak bütünlüğüne aykırı bir karar olduğunu söylüyor.

İlginç bir şekilde Özbekistan Dışişleri Bakanı da benzer bir şey söyledi. “Sözüm ona böyle bir açıklama yapıldı Kuzey Kıbrıs'la ilgili. Güya gözlemci ülke olarak kabul etmişiz. Böyle bir toprağı ülke olarak tanımak söz konusu değil” diyor. Özbekistan'daki “dostlar” bile sırtından vuruyor Türkiye'yi.

Kuzey Kıbrıs'ın tanınması meselesini Türkiye'nin karar vericileri bir türlü anlamıyor. Şu anlamda anlamıyorlar: Dünyanın her yerinde böyle ayrılıkçı talepler var. Yanlış veya doğru ama var. O taleplerin muhatabı olan ülkeler asla böyle bir örnek vermek istemiyorlar. Kendilerinde de böyle bir sorun var.

AB’nin Macaristan sorunu

Macaristan Başbakanı Victor Orban, Ukrayna'yla ilgili Avrupa Birliği içerisinde alınan kararların neredeyse hepsini veto ediyor. En son 18 milyar avroluk Ukrayna desteği paketini veto etti. Avrupa Parlamentosu'nun da içinde bulunduğu Orban ve Macaristan'ı karşıtı bir blok var. Ukrayna'ya verilecek olan 18 milyar avroluk altyapı desteği bu sebeple veto ettiği düşünülüyor.

CHP’li belediyelerin kredi bulma sorunu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'li belediye başkanlarının yurt dışından kendi tasarruf girişimleriyle buldukları kredileri onaylamayacağını söylemiş. “Niye bunlar böyle çıkıp oradan, burada para arıyorlar” diyor. “Bay Kemal mi onlara bu parayı buluyor? Teminatı kim veriyor?” diye soruyor.

Şimdi bu çok temel bir konu: Belediyelerin, yani seçilmiş yerel yönetimlerin Türkiye'de anayasanın 126 ve 127. maddeleri uyarınca idari vesayet altında olduklarını bilmek gerekiyor. Bu da mali açıdan şu kapıya çıkıyor: Kredi ihtiyacı olan bir belediye, krediyi yurtdışından veya yurt içinden bulabilir. Ama hazine garantisi, yani merkezin bir garantisi gerekiyor. Cumhurbaşkanı, onu vermeyeceğini söylüyor.

İran’da özgürlük mücadelesi

İnsan hakları konusunda en kapsamlı sitelerden olan ve başında Mahmud Amiri Mukaddem’in olduğu Iran Human Rights, “BM tarafından uluslararası soruşturma ve hesap verebilirlik mekanizması kurulması istiyoruz” çağrısında bulundu. Verdikleri rakamlar güncel, o yüzden bu site çok değerli. 2022 yılında İran devleti 470 kişiyi idam etmiş. Bunun 2’si çocuk 13’ü ise kadın. 2010 yılından bu yana 6881 idam var. Muazzam bir rakam.

Ö.M.: Yani günde birden fazla. Her iki günde üç kişi…

C.A.: İran meclisinin 15 bin tutuklu için verdiği idamı kararı iddiasının doğru olmadığı ortaya çıktı. Bu protestolar nedeniyle idam cezası verilenlerin sayısı giderek artıyor.

Ö.M.: 2019’daki katliamın yıl dönümünde onlarca kentte grev ve hükümet karşıtı eylemler gerçekleşti. Devrimci ayaklanma da devam ediyor.