COP26 öncesi olumlu sinyaller gelmiyor: Zirvenin hedefleri tehlikede

-
Aa
+
a
a
a

İklim Haber’den Barış Doğru ve Bulut Bagatır’ın hazırlayıp sunduğu İklim Habercileri'nin beşinci programında Paris Anlaşması'nın yürürlüğe girmesi ve iklim kriziyle ilgili son gelişmeler aktarılıyor.

COP26 öncesi olumlu sinyaller gelmiyor: Zirvenin hedefleri tehlikede
 

COP26 öncesi olumlu sinyaller gelmiyor: Zirvenin hedefleri tehlikede

podcast servisi: iTunes / RSS

Paris Anlaşma’sı Türkiye için 10 Kasım itibarıyla yürürlüğe girecek

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekretaryası tarafından yayımlanan depoziter bildirimde, Türkiye’nin Paris Anlaşması’na ilişkin onayı 11 Ekim’de bildirdiği ifade edilerek “Anlaşma, Türkiye için 10 Kasım 2021 tarihiyle yürürlüğe girecektir” denildi. Türkiye’nin uzun süredir anlaşmayı onaylamak için statüsünün “gelişmekte olan ülke” şeklinde yeniden sınıflandırılması şartı koyulmuştu. Bu şekilde sınıflandırılan ülkelere finansal ve teknolojik yardımlardan yararlanma hakkı veriliyor. Ancak Ankara, talep ettiği statü değişimi gerçekleşmese bile oldukça büyük miktarda uluslararası maddi yardım alabilecek. Reuters’ın aktardığına göre Dünya Bankası, Fransa ve Almanya, Paris Anlaşması’nda yer alan hükümleri uygulayabilmesi için Türkiye’ye 3,1 milyar euro (33 milyar TL) kredi sağlamayı planlıyor.

CHP’de Paris Anlaşması’na ilişkin bir rapor hazırladı. Raporda, “Kısa vadede yapılacak bir diğer adım enerji verimliliğini tüm sektörlerde artırmak” denildi. Türkiye’nin yeşil kalkınma ve iklim değişikliği konusunda icraatlarının “yetersiz” olduğu iddia edilen raporda, şu değerlendirmeler yer aldı: “Türkiye’nin 'Yeşil Mutabakat Eylem Planı' çok yetersiz. Hükümet konuyu sadece AB ile ticaret olarak görüyor olmalı ki Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nın hazırlanması ve uygulanması konusundaki koordinasyon rolü de Ticaret Bakanlığı’na verilmiş. Bu eylem planında gerçek anlamda Türkiye’nin nasıl karbon net sıfır olacağına dair yol haritası yoktur, konu söylemden ibarettir. Önümüzdeki bir kaç yıl çok kritik. 2030’a kadar emisyonları %55 azaltmak istiyorsak bugünden harekete geçmemiz, iş dünyasının ve enerji sektörü için öngörülebilir bir sistem kurulması gerekiyor. Dünyada bir karbon salımı ticareti kuruluyor. Avrupa’ya ihracat yapan sanayici karbon vergisi ile karşı karşıya kalacak 1-2 yıl içinde. Şu anda bile Türk Malı ürünlerin karbon ayak izi isteniyor. Karbon fiyatlamasının yapılacağı pazarlar oluşacak. Dolayısıyla hızla harekete geçilmesi gerekiyor.”

TÜSİAD: "Karbon nötr bir ekonomi modelini benimsemeliyiz"

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan Konsey Başkanı Tuncay Özilhan Paris İklim Anlaşması’nın meclisten geçmesi ile Türkiye’nin anlaşmayı onaylamayan altı ülkeden biri olmaktan çıktığını hatırlatarak şöyle konuştu: “Ancak karşı karşıya olduğumuz sorunun önemi ve aciliyeti daha fazlasını gerektiriyor. Önlem almakta gecikmek bugün doğal kaynakları özensiz tüketmenin maliyetini gelecek kuşaklara ödetmek anlamına geliyor. Bu yanlış olduğu gibi artık devam ettirilebilir bir yaklaşım da değil. Şu andaki ekonomi modelini baştan aşağı değiştirmemiz, karbon nötr ekonomi yaklaşımını benimsememiz, üretim ve tüketim kalıplarımızı bu duruma ayarlamamız gerekiyor.” 

Emisyon azaltım taahhütleri ve net sıfır hedefleri ardı ardına geliyor

COP26’nın başlamasına kısa bir süre kala ülkeler güçlendirilmiş iklim planlarını ve net sıfır hedef tarihlerini açıklamaya devam ediyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dünyanın dördüncü en büyük sera gazı emisyonu kaynağı olan Rusya’nın 2060’a kadar karbon nötr olmak için çaba göstereceğini söyledi. Putin aynı zamanda Rusya’nın iklim değişikliğiyle mücadele yollarını aramak için diyaloğa hazır olduğunu da belirtti. Putin, hidrojen ve doğalgazın önümüzdeki yıllarda enerji karışımında daha büyük bir rol oynamasını bekliyor.

Güney Kore ise karbon emisyonlarını 2030 itibarıyla 2018 seviyelerine göre %40 azaltmayı resmen taahhüt etti ve bu, başlangıçtaki %26,3 hedefine kıyasla “çok zorlu bir hedef”. Geçtiğimiz yıl, Başkan Moon Jae-in ülkenin 2050 itibarıyla karbon nötr olacağı sözünü verdi ve istihdam yaratmakla birlikte ekonominin koronavirüs pandemisinden kurtulmasına yardımcı olmak için bir Yeşil Mutabakat duyurusunda bulundu.

BM’ye güncellenmiş planını sunan dünyanın üçüncü en büyük ekonomisi Japonya, 2013 ile 2030 yılları arasında emisyonlarını %46 oranında azaltma planının bir parçası olarak uluslararası dengelemeleri kullanacağını bildirdi. Analistler, Japonya’nın planlı enerji geçişinin çok yavaş olması sebebiyle denkleştirmelere dayandığını açıkladı. Japonya, planına göre 2013 ve 2030 yılları arasında metan emisyonlarını %11 azaltacağını söyledi.

İngiltere karbon nötr olma yol haritasını açıkladı

İngiltere hükümeti, ülkede sera gazı emisyonunun 2050 yılına kadar sıfıra indirilmesi hedefine yönelik uzun zamandır beklenen yol haritasını açıkladı. Strateji kapsamında 2030’a kadar İngiltere’de 440 bin yeni iş imkanının oluşması ve özel sektörün 90 milyar sterlinlik yatırım yapması bekleniyor. İngiltere’nin ısı pompaları, elektrikli araçlar, karbon yakalama, depolama ve hidrojen gibi düşük karbonlu teknolojilerde rekabet avantajı kazanmasına yardımcı olmak da yol haritasının hedefleri arasında. Bu stratejiyle birlikte, 2035 yılına kadar İngiltere’de tüm elektriğinin “arzın güvenilirliğine bağlı olarak” temiz enerji kaynaklarından sağlanması hedefleniyor. Ülkede 2030 yılına kadar kurulu deniz üstü rüzgar tesislerinden toplamda 40GW enerji elde edilmesinin hedeflendiği dile getirilen strateji belgesinde, güneş ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılmasına giderek daha fazla ağırlık verileceği vurgulanıyor.

Almanya’da ise Sosyal Demokratlar, Yeşiller ve Liberaller yeni hükümeti kurmak için koalisyon görüşmelerinde ilk anlaşmaya varıldığını açıkladı. Uzlaşma metninde ülkenin kömürden çıkış tarihinin 2038’den 2030’a çekilmesi yer aldı.

Ülkelerin fosil yakıt üretim planları Paris hedefleriyle son derece uyumsuz

Önde gelen araştırma enstitüleri ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından hazırlanan 2021 Üretim Açığı Raporu, artan iklim hedefleri ve verilen net sıfır emisyon taahhütlerine rağmen hükümetlerin, 2030 yılına gelindiğinde küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlandırmak için gereken fosil yakıt üretiminin iki katından fazlasını planladığını ortaya koyuyor. Çalışmaya göre hükümetler, 2030’da küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlandırmaya yönelik sınırdan yaklaşık %110 daha fazla fosil yakıt üretmeyi planlıyor. Bu yüzde, iki derece ısınma hedefindeki sınırın ise %45 üzerinde. Üretim açığının boyutu, önceki değerlendirmelere kıyasla önemli ölçüde değişiklik göstermiyor. Yine hükümetlerin üretim planları ve tahminleri 2030’da küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlandıracak seviyeyle kıyaslandığında yaklaşık %240 daha fazla kömür, %57 daha fazla petrol ve %71 daha fazla doğalgaz üretimi anlamına geliyor.

G20 genelinde emisyonlar yeniden artıyor

Net sıfır taahhütleri ve güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanlarına rağmen, G20 ülkelerinin iklim eylemleri küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlandırma hedefine ulaşmaktan çok uzak. Türkiye’nin kömür tüketiminin halen G20 ortalamasından yüksek olması da dikkat çekiyor. COVID-19 salgını nedeniyle, kısa bir düşüş döneminin ardından sera gazı emisyonları G20 genelinde yeniden yükselişe geçti ve Arjantin, Çin, Hindistan ve Endonezya’nın 2019 emisyon seviyelerini aşması öngörülüyor. Bu, dünya çapında en kapsamlı yıllık durum değerlendirmesini sunan ve G20 ülkelerinin iklim eylemlerini karşılaştıran İklim Şeffaflığı Raporu’nun (Climate Transparency Report) önemli bulgularından biri olarak öne çıkıyor. 2020’de enerji sektörünün CO2 emisyonları G20 genelinde %6 oranında azaldı. Ancak 2021’de %4’lük bir artış öngörülüyor.

ABD COP26’ya eli boş gelebilir

Glasgow’daki Birleşmiş Milletler zirvesinden önce ABD’nin emisyonlarını azaltmayı hedefleyen bir yasayı geçirmemesi, küresel ısınmayı engelleme çabaları için felaket olabilir. ABD’de şimdiye kadar öne sürülen en kapsamlı iklim yasası olarak kabul edilen yönetimin multitrilyon dolarlık sosyal harcama paketi, Kongre’deki Demokrat çoğunluktan geçmeli. Temsilciler Meclisi sözcüsü Nancy Pelosi, Glasgow’da iki hafta sonra başlayacak olan kritik BM iklim zirvesi için paketin zamanında geçeceğine söz verdi. Paket, Pelosi’nin “dünya için bir model” olarak hizmet edeceğini söylediği, gezegeni ısıtan ve iklim felaketlerini körükleyen karbon emisyonlarını azaltmayı içeren potansiyel olarak tarihi bir dizi politika içeriyor. Ancak Demokrat liderler ve Senato’daki çift merkezci muhalefet arasında müzakereler uzadıkça harcama paketini ve daha küçük bir tamamlayıcı altyapı tasarısını geçirmek için son tarih olan 31 Ekim Beyaz Saray açısından giderek daha da imkansız görünüyor.

Çin, kömürle çalışan daha fazla elektrik santrali inşa etmeyi planlıyor. Ayrıca emisyonları azaltmak için zaman çizelgesini yeniden gözden geçireceğini ima etti. Bu, İngiltere’nin Glasgow’da gerçekleşecek COP26 iklim zirvesinde kömürün aşamalı olarak kaldırılmasına ilişkin küresel bir anlaşma sağlama hedeflerine önemli bir darbe vurdu. Çin daha önce 2060 itibarıyla karbon nötr olma planlarını ortaya koymuştu. Devlet Başkanı Xi Jinping ayrıca yurtdışında kömür santralları inşa etmeyi durdurma sözü de vermişti.

Süresi geçen 100 milyar Dolarlık iklim finansmanı tekrar ele alınıyor

İngiltere bağışçı ülkelerin iklim finansmanı taahhütlerini artırmaya zorluyor. Toplu olarak yılda 100 milyar dolarlık vadesi geçmiş bir hedefi nasıl ve ne zaman gerçekleştirecekleri ortak endişe konusu. COP26’dan beklentileri içeren Paris’teki bir açıklamada, zirvenin başkanı Alok Sharma, 100 milyar dolarlık taahhüdü yerine getirmenin “mutlak bir öncelik” olduğunu söyledi. Alman üst düzey çevre yetkilisi Jochen Flasbarth ve Kanada Çevre Bakanı Jonathan Wilkinson, 31 Ekim’de başlayacak COP26’dan önce 12 yıllık taahhüdü yerine getirmek için bir yol haritası hazırlamakla görevlendirildi. Almanya Çevre Bakanlığı’ndan bir sözcü, yol haritasının “hâlâ devam eden bir çalışma” olduğunu ve nihai bir yayın tarihi veya yayın planının henüz tanımlanmadığını söyledi. Sürece yakın bir kaynak, yol haritasının önümüzdeki hafta sonunda yayımlanabileceğini söyledi.