Seferihisar'da jeotermal enerji santralına karşı halk şantiye alanını kapattı

-
Aa
+
a
a
a

İzmir Seferihisar’da yapılması planlanan jeotermal enerji santralına karşı bir araya gelen yöre halkı, şantiye alanını kapatarak protesto gösterisi yaptı.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Yeşil Gazete’de yer alan habere göre, İzmir Seferihisar’da yapılması planlanan jeotermal enerji santraline karşı bir araya gelen yöre halkı, şantiye alanını kapatarak protesto gösterisi yaptı. Santralin zeytin ormanlarına ve bölge doğasına zarar vereceğini söyleyen köylüler, şantiye ve arama kuyuları hakkında suç duyurusunda bulunarak her türlü hukuki yola başvuracaklarını belirtti.  Köylüler, yapılması planlanan santralin erkence türü zeytin ormanları başta olmak üzere bölgenin doğasını ve buradan geçimini sağlayan insanları tehdit ettiğini belirtiyor. Uzmanlar projeyle ilgili iki riskin altını çiziyor: Havada oluşacak yüksek ısıdaki nem ile hava ve su kaynaklarına karışacak olan zehirli maddeler. 14 jeotermal arama kuyusu açılması planlanan bölgede, yasal izin süreçlerinin de tamamlanmadığı belirtiliyor. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED)  sürecinin henüz tamamlanmadığını anlatan köylüler, buna karşın bir şantiyenin Orhanlı köyünün içine şimdiden kurulmuş durumda olduğuna ve jeotermal arama kuyularının inşa süreçlerinin izinsiz bir şekilde devam ettiğine dikkat çekiyor. Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin de protesto eylemine katılarak köylülere destek verdi. Yetişkin, yasadışı yollarla kurulan şantiye alanının bir an önce kaldırılacağını söyledi. Orhanlı Köyü Kültür, Doğa, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Başkanı Yaşar Buyruk ise şöyle konuştu:  “Köyümüz yüzlerce yıldır burada üreterek yaşamını sürdürüyor. Burada jeotermal santralinin üreteceği elektrikten daha kıymetli bir şey olan gıda üretiyoruz. Çünkü sadece bizim değil kurdun, kuşun tüm varlıkların yaşam hakkı buna bağlı. Bu yüzden köyümüze jeotermal istemiyoruz” dedi. 

Karadeniz Bölgesi'nde kuraklık tehlikesi

Karadeniz Bölgesi’nde son aylarda azalan yağışlar, kuraklık tehlikesini de beraberinde getirdi. Bölgedeki baraj ve göllerde su seviyeleri düştü, içme suyu kaynakları azaldı. İlginçtir küresel iklim krizine bağlı yağış rejimi de değişen bölgede kuraklığa rağmen ani sel ve heyelan riski arttı. Tarım arazilerine köklü ağaçlar dikilmesini isteyen uzmanlar, çay ve fındık bahçelerinde bu uygulamanın yapılmasının riskleri önleyeceğini belirtiyor. Uzmanlar yine çay ekiminde teras uygulamasından kaçınılmasını önerirken, dere yatakları kıvrımlarının istinat duvarlarıyla kapatılmaması ve yapı inşa edilmemesi uyarılarında bulunuyor. Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu, “Buna göre bölgede 200 ile 400 milimetre arasında yağış artışı öngörülüyor. Bölgemizdeki meteoroloji istasyonlarının yağış verilerine göre, son yıllarda yağışta artış eğilimi var. Tespitlerimizde hafif bir yükseliş eğilimi gözüküyor. Çoğu zaman şiddetli yağışlarda ve yağış anomalilerinde artış oluyor. Bu da beraberinde sel ve heyelanları getiriyor. Bölgemizde iklim değişikliğiyle beraber daha fazla sel ve heyelan bekliyoruz. Bunun ciddi şekilde ele alınarak tedbir getirilmesi gerekiyor” dedi.

Brezilya'da emisyonlar arttı

Yeni bir rapor, Brezilya’nın karbon emisyonlarının, Devlet Başkanı Jair Bolsonaro hükümetinin ilk yılı olan 2019’da Amazon’da daha yüksek ormansızlaşma nedeniyle %9,6 oranında arttı. Veriler, Brezilya’nın bu yılki karbon emisyonu hedeflerini karşılayamayacağını ve 2025 hedefinden uzaklaştığını gösteriyor. Ülkedeki, konuyla ilgili en kapsamlı çalışma olan SEEG’e göre Brezilya, 2019’da 2.175 milyar ton karbondioksit eşdeğeri saldı. Brezilya, 2004’ten 2012’ye kadar olan emisyonları azaltmayı başardı, ancak yeni veriler, 2009 Kopenhag İklim Zirvesi öncesinde kabul edilen gönüllü hedeflere rağmen bu eğilimin tersine döndüğünü gösteriyor. Tarıma yönelik arazi kullanımındaki değişiklikler ve artan büyükbaş hayvan çiftlikleri, emisyonların artışındaki ikinci faktör. 

"Rekor kırmak için fidan dikmek hatalı"

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın geçtiğimiz yıl Milli Ağaçlandırma Günü ilan edilen 11 Kasım’da bu yıl ‘Geleceğe Nefes’ etkinliğinin düzenleneceğini duyurması üzerine Türkiye Ormancılar Derneği açıklama yaptı. Yapılan açıklamada “2019 yılında olduğu gibi 2020 yılı da oldukça kurak ve sıcak geçmiş olup ülkenin önemli bir bölümünde fidanlar kış uykusu olarak adlandırılan döneme henüz girmedi. 11 Kasım tarihinde farklı coğrafi bölge ve yüksekliklerdeki toprakların dikim için uygun olup olmayacağı henüz belli değil” denildi. Aynı günde rekor kırmak hedefiyle aceleyle fidan dikilmesinin hatalı uygulamalara yol açabileceği belirtilen açıklamada “Bu durum fidanların yaşama şansını düşürecek. Sonrasında gerçekleştirilecek tamamlama dikimleri ise dikim maliyetlerini artıracak, bu durum belki de binlerce insanın emeklerinin boşa gitmesiyle sonuçlanacak” ifadeleri yer aldı. TOD tarafından yapılan açıklamada aynı günde milyonlarca fidan dikilmesi yerine her il için uygun dikim zamanlarının belirlenmesi, planlamanın buna göre yapılmasının daha iyi olacağı belirtildi.

Bu arada Keşan, Sazlıdere – Gökçetepe köyleri arasında özel bir şirket tarafından yapılmak istenen limanı ve kara boru hattı ÇED Raporunun iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davada bilirkişi heyetinin incelemesi gerçekleşti. Heyet Edirne İdare Mahkemesi tarafından atanmıştı.