"Plastik endüstrisi koronavirüsü bahane edip tek kullanımlık plastikleri teşvik etti"

-
Aa
+
a
a
a

Greenpeace’e göre Covid-19 salgını başladığından itibaren plastik endüstrisi gerek Türkiye’de gerekse dünyada tek kullanımlık plastiklerin bizi koronavirüsten koruyacağına dair yanlış bir algı yaratarak plastik kullanımını teşvik etti.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Greenpeace’e göre Covid-19 salgını başladığından itibaren plastik endüstrisi gerek Türkiye’de gerekse dünyada tek kullanımlık plastiklerin bizi koronavirüsten koruyacağına dair yanlış bir algı yaratarak plastik kullanımını teşvik etti. Plastikten Kurtul Hareketi’nin üyeleri Greenpeace ABD ve UPSTREAM’in çağrısına katılan 18 farklı ülkeden 115 sağlık uzmanı, tek kullanımlık ürünlerin yeniden kullanılabilir ürünlerden daha güvenli olmadığını, yeniden kullanılabilir sistemlerin temel hijyen kurallarına uyulduğu sürece güvenle kullanılabileceğine dikkat çekti. “Halk sağlığı, evimiz olan gezegenin de temizliğini dikkate almak zorunda” diyen Fogarty Uluslararası Merkezi, Ulusal Sağlık Enstitüleri’nden Dr. Mark Miller şöyle konuştu: “Covid-19’un etkisini azaltmak için yeniden kullanılabilir çanta, muhafaza kabı ve mutfak eşyalarının güvenli kullanımı yerine gereksiz tek kullanımlık plastiklerin teşvik edilmesi çevreyi, su sistemlerini ve gıda tedariğini olumsuz yönde etkiliyor.” Açıklamada bilim insanları, akademisyenler, doktorlar, halk sağlığı ve gıda ambalajı güvenliği konusunda uzmanlar, evde kullanılan temizlik ürünlerinin yeniden kullanılabilir ürünler gibi sert yüzeylerde etkili olduğunu belirtti. Aynı zamanda açıklamada, Covid-19 sürecinde dünyada bazı dükkanların yeniden kullanılabilir ürünlerin kullanımını yasakladığına ve bazı plastik yasaklarına geçici durdurma getirildiğine dikkat çekildi. Greenpeace ABD’den Graham Forbes şöyle konuştu:  “Devletlerin ve özel sektörün, hem çevreyi hem de çalışanları ve alıcıları koruyarak yeniden kullanılabilir sistemlerin güvenle uygulanabileceğini bilmeleri hayati önem taşıyor. İnsanları güvende tutmak ve gezegeni korumak için plastik endüstrisinin gizli pazarlaması yerine bilime kulak vermeliyiz.”  Greenpeace Akdeniz Plastik Proje Sorumlusu Nihan Temiz Ataş, “İnsan ve çevre sağlığı bir bütün; artık bilimin ışığında adım atmalı ve çevre sağlığını tehdit edecek bilgi kirliliklerinden sıyrılarak, bir dakikalık çözümlere değil büyük resme bakmalıyız. Tek kullanımlık ürünlerin koronavirüs üzerinde bir kalkan etkisi görmediğini bilim insanları açıkça belgeliyor. Bu yüzden kendi hijyenimizle beraber kullandığımız çok kullanımlı ürünlerin hijyenine de özen göstererek bu süreci gezegenimiz için minimum hasarla atlatmalıyız.” dedi.

Thunberg İsveç Radyosu'na konuk oldu

17 yaşındaki iklim aktivisti Greta Thunberg, Covid-19 salgınının dünyanın küresel bir kriz karşısında gerekli güçlerle harekete geçebileceğini ortaya koyduğunu söyledi. İsveç’ten Sweden Radio’ya konuşan genç aktivist, Covid-19 salgınının iklim açısından hiç olumlu bir gelişmeye neden olmadığını söyledi. Thunberg, salgın nedeniyle değişen günlük hayatın iklim kriziyle başa çıkmak için gereken adımlarla yalnızca küçük bir benzerliği olduğunu söyledi. Thunberg, “Covid-19 trajedisi iklim konusunda acil bir durumda ne yapılması ve nasıl hareket edilmesi gerektiğini göstermesi dışında hiç uzun vadeli pozitif etki yaratmadı.” dedi. Thunberg, güçlü konumdaki insanların Covid-19 döneminde “gereken her şeyi yapacaklarını” söylediklerini ve “insan hayatına bedel biçemezsiniz” sözlerini hatırlattı. Thunberg, “Hava kirliliğinden milyonlarca insan öldüğünde buna bedel biçebiliyoruz” dedi.

Ordu BŞB.'ye para cezası

Ordu Çaybaşı ilçesi İlküvez Mahallesi’nde yapılan Katı Atık Çöp Tesisi’ne karşı mücadele edenlerin suç duyurusu nedeniyle Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne 88 bin 499 TL para cezası kesildi. Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çöp tesisinin, sularının ve ormanlarının kirlenmesine yol açtığını belirten İlküvezliler, Ordu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüe dilekçe vermişti. Ekoloji Birliği’nde yer alan habere göre Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne verilen ceza sonrası açıklamalarda bulunan Emrah Duman, “Dilekçeye verilen yanıt, halkın çığlığını duymayanlara, duymak istemeyenlere ders oldu” dedi.

Pülümür Vadisi'nde zafer çevrecilerin

Cumhuriyet’ten Kayhan Ayhan’ın haberine göre, 2010 yılında bir grup çevreci yurttaş ile Tunceli Barosu'na üyesi bazı avukatların Pülümür Vadisi içinde yapılması planlanan Pülümür HES ve Barajı'nın iptali için açtıkları dava 10 yıllık hukuk sürecinden sonra çevrecilerin zaferi ile sonuçlandı.  Ankara 14. İdare Mahkemesi verdiği kararda Pülümür Vadisi üzerinde yapılması planlanan Pülümür HES ve Baraj Projesi'nin tümden iptal edilmesine hükmetti.  Projenin iptalinin ardından dava açan yurttaş ve avukatlar adına yapılan açıklamada konuşan Tunceli Barosu avukatlarından Özgür Ulaş Kaplan, şunları söyledi:  "Pülümür HES'in bölgeye zarar vereceğini bölgenin ekolojik dengesini bozacağını belirterek buradaki birçok kurum ve kuruluşa resmi başvuru yaptık. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne, DSİ Şube Müdürlüğü'ne, Milli Parklar Müdürlüğü gibi birçok kuruma yazılar yazarak. Bu baraj ve HES iptali gerekçelerimizle birlikte istedik. Pülümür HES yapılırsa, onlarca köy su altında kalacak dedik, şehrin ana mezarlığı olan asri mezarlığın sular altında kalacağını, bazı mahalle ve birçok köy sular altında kalacaktı, kutsal mekanlar yok olacak ve ekolojik denge bozulacak ve bölge iklimi farklı bir şekil alacak diye bu talebimizi ilettik. Ancak bu kurumlar bu talepleri resmi olarak ret edince bizde yargı yoluna başvurarak Pülümür HES  projesinin iptalini istedik" dedi.

Normalleşme sürecine geçilmesiyle beraber insanların dışarıdaki etkinliğinin artması İstanbul'da bir dönem azalan hava kirliliğinin yeniden artmasına yol açtı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İBB hava kalitesi ölçüm istasyonları verilerine göre, İstanbul'da 1 Haziran'da normalleşme sürecine geçilmesiyle beraber azotdioksit hava kirliliği oranı, mart, nisan, mayıs ayıyla kıyaslandığında yüzde 38 arttı.