Küresel ısınmanın maliyeti trilyonlarca dolara ulaşacak

-
Aa
+
a
a
a

Dünyanın dört bir yanından iklim değişikliği konusunda uzman ekonomistin katılımıyla gerçekleştirilen uluslararası anket çalışması, küresel ısınmanın maliyetinin trilyonlarca dolara ulaşacağını ve harekete geçilmediği durumdaki maliyetlerin, emisyonları hızla azaltmanın maliyetinden daha yüksek olacağını ortaya koyuyor.

Gezegenin Geleceği: 31 Mart 2021
 

Gezegenin Geleceği: 31 Mart 2021

podcast servisi: iTunes / RSS

New York Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yer alan Politika Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen anket, ekonomistlerin iklim değişikliği nedeniyle ülkeler arasında ve içindeki eşitsizliklerin artacağına dair endişelerini de dile getiriyor. Enstitünün iklim değişikliği ekonomisi kapsamında yürüttüğü araştırmaya katılım daveti, en üst düzey akademik dergilerde iklim değişikliğiyle ilgili yayın yapmış tüm ekonomistlere gönderildi. 738 ekonomistin katıldığı anketin, bu alanda çalışan ekonomistlerin iklim değişikliği konusundaki görüşlerine yer verdiği bugüne kadarki en kapsamlı anket olduğu belirtiliyor.  Enstitü’nün strateji direktörlüğünü yapan ve araştırmanın yazarları arasında yer alan Derek Sylvan, "Ekonomistlerin büyük çoğunluğu hızlı emisyon azaltımını destekliyor ve temel teknolojilerin maliyetlerindeki süregelen düşüş konusunda iyimserler. Bu uzmanlar arasında, mevcut durumu korumanın büyük ölçekli enerji dönüşümünden çok daha maliyetli olacağı konusunda net bir fikir birliği bulunuyor" diyor. Ekonomistlerin iklim değişikliğinin maliyetlerine ilişkin endişeleri, Enstitünün 2015 yılında gerçekleştirdiği son anketten bu yana artış gösteriyor. Bu ekonomistlerin yaklaşık dörtte üçü (%74), emisyonları azaltmak için "acil ve etkili" şekilde harekete geçmenin gerekli olduğunu öne sürüyor. Araştırmada yer alan ekonomistlerin %98’i etkili şekilde veya “birtakım eylemlerle” harekete geçilmesi gerektiğine inanıyor. Enstitü'nün ekonomi direktörü olan ve raporun yazarları arasında yer alan Peter Howard, “Kariyerlerini ekonomilerimizi incelemeye adamış insanlar, iklim değişikliğinin maliyeti ve potansiyel yıkıcı etkileri konusunda fikir birliğinde. Bu bulgular, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında acilen harekete geçmenin ekonomik getirilerini net olarak gözler önüne seriyor" diyor.  

Biden'dan iklim planı

NY Times’dan Coral Davenport’un haberine göre, Eylül 2009'da, o zamanki Başkan Yardımcısı Joseph R. Biden Jr., hibrit ve elektrikli araçlar yapmak için özel bir otomotiv firmasına 528,7 milyon dolarlık hükümet kredisi duyurmuştu. Küçük bir otomobil üreticisi olan firmanın finansmanı, Başkan Barack Obama tarafından ülkeyi “Büyük Durgunluktan” çıkarmak için "yeşil işler" yaratmaktı. Bu finansman 787 milyar dolarlık bir ekonomik teşvik planı olan “Amerikan Kurtarma ve Yeniden Yatırım Yasası” ndan gelmişti. 12 yıl sonra, Başkan Biden, iklim değişikliğiyle mücadele ve ekonomiyi eski haline getirme hedeflerini birleştirmek için yine hükümet harcamalarını kullanacak yeni, çok daha büyük, ekonomik canlandırma planının ayrıntılarını hazırlıyor. Temiz enerji harcaması, Obama'nın teşvikinin sadece bir parçası olsa da, yeni başkan Biden, yenilenebilir gücü, enerji verimliliğini ve elektrikli otomobil üretimini odağa koyuyor. Ancak Obama teşviğinin başarısızlıkları ve Bay Biden’ın bunlardaki rolü ki kendisi iyileştirme eylemi harcamalarını denetliyordu. Vergi mükellefleri için risk bu sefer daha büyük olabilir. Günümüzde elektrikli araçlara olan pazar talebi çok daha yüksek ve arabaların maliyeti, ilk elektrikli araçların piyasaya sürüldüğü 2009'a göre çok daha düşük. Güneş enerjisi ekonomik olarak diğer enerji kaynaklarına göre fiyat avantajı var. Rüzgar enerjisi artık yerleşti ve hızla genişliyor. Enerji sekreteri Jennifer Granholm, temiz enerji kredisi programının ikinci turu için "yeniden düzenleneceğini" ve üstelik "canlandırılacağını" söyledi.

Konak'tan örnek proje

Birgün Ege’de yayımlanan habere göre, Konak Belediyesi ve Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, sürdürülebilir bir çevre ve sürdürülebilir kentler amaçlayan projeler üretmek ve bu çalışmaları Konak’ta kent yaşamına dahil edebilmek için işbirliğine gitti. Konak’ı daha yaşanabilir bir kent haline getirecek protokolü, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur ve TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Emine Helil İnay Kınay birlikte imzaladı. Çevrenin ve çevre değerlerinin öneminin, İzmir’de peş peşe yaşanan afetler ile çok daha iyi anlaşıldığının altını çizen Başkan Batur, “Çevre ve çevre değerlerinin ne kadar önemli olduğunu bu pandemi döneminde yaşıyoruz. Sel, hortum, tsunami gibi afetleri peş peşe yaşamaya başladık. Çevresel değerler bizim için önemli. Konak’ımızın daha sağlıklı, daha yaşanabilir bir kent olması ve bunun sürdürülebilir olması tüm iş birliklerine hazırız” dedi.

Hava kirliliği tehlike saçıyor

Türkiye’de artan hava kirliliği tarihi yapılar için büyük bir tehlike teşkil ediyor. Hava kirliliği, eserlerin yüzeyinde kabuklanma ve tuzlanma yaratıyor. Bu duruma dikkat çeken İstanbul Aydın Üniversitesi Mimari Restorasyon Program Başkanı Öğretim Üyesi Dr. Fatma Sedes, “Haliç kıyısı, Fener ve Balat civarındaki yapılar, Karaköy Bankalar Caddesi‘ndeki bazı iş hanları tehdit altında” dedi. İsviçre merkezli hava kalitesini ölçen bir teknoloji şirketi ‘2020 Dünya Hava Kirliliği Raporu’nu yayınladı. Buna göre, 106 ülkeyi kapsayan raporda Türkiye, 46’ncı sırada yer aldı. Dr. Sinan Genim DHA’ya yaptığı açıklamada: ‘’Geçmişe göre yüksek boyutlara ulaşan hava kirliliği, yapılara zarar veriyor. Eser hangi malzemeden yapılırsa yapılsın bu kirlenme zamana karşı mukavemetini giderek azaltıyor” dedi.