Gezegenin Geleceği: 16 Aralık 2019

-
Aa
+
a
a
a

Dünyanın tamamen elektrikli ilk ticari uçağının deneme uçuşu Kanada’nın Vancouver kentinde yapıldı. 

Fotoğraf: Yeşil Gazete
Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Dünyanın tamamen elektrikli ilk ticari uçağının deneme uçuşu Kanada’nın Vancouver kentinde yapıldı. DHC-2 Beaver isimli uçak 750 beygir gücünde bir elektrik motor ile çalışıyor. Yaklaşık 15 dakika süren deneme uçuşu sonrasında yapılan açıklamada motoru tamamen elektrikten güç alan 6 yolcu kapasiteli ticari deniz uçağının deneme sürüşünün başarılı geçtiği aktarıldı. Guardian’da yer alan habere göre şirketin yöneticisi Roei Ganzarski “Bu tarihi uçuş, havacılıkta üçüncü bir devrin, elektrik devrinin başlangıcını simgeliyor” dedi. 

 

İspanya’nın Madrid kentinde sona eren BM İklim Zirvesi, Avustralya, Japonya, Brezilya, Şili ve Rusya gibi kirletici ülkeler karbon kredileri, Paris Anlaşması’nın 6. maddesi gibi konularda direndi. Özellikle Avustralya ve Brezilya’nın Kyoto Sözleşmesi döneminden kalan kredileri yeni karbon piyasaları rejimine taşımak istemesi görüşmelerin tıkanmasına neden oluyor. Açıklanan yeni taslak metinler, sivil toplum kuruluşları tarafından “çok zayıf ve kabul edilemez” bulundu. Bir basın toplantısını düzenleyen örgütler, söz konusu metinlerin dünyadaki bütün insanlara karşı yapılan ihanet olduğunu belirtti. Greenpeace International Genel Direktörü Jennifer Morgan, “Burada gördüğümüz şey ortaya çıkan metinlerin tamamen kabul edilemez olması. Bu, aynı zamanda, dünyanın dört bir yanındaki iklim krizinin etkilerinden mustarip insanlara ve onların harekete geçmek üzere çağrılarına ihanet anlamına gelir” dedi. Şili başkanlığının tek bir işi olduğunu ve bunun da Paris Anlaşması’nın bütünlüğünü korumak ve onun sinizm ve açgözlülük yüzünden parçalanmasına izin vermemek olduğuna dikkat çeken Morgan şöyle konuştu: ''Ve şimdi başarısız oluyor. Şili başkanlığının Paris metnine yaklaşımı, halkı değil, kirleticileri dinlediğini gösteriyor. Şili’nin kendi halkının sesini duymalı. Japonya ve Brezilya’nın bekleyip izlemesini, ABD ve gezegeni yok eden iki üç ülkenin kirleticileri insanlardan daha çok önemseyen karbon ticareti konusunda anlaşmaya varmasını engellemek için burada hepimiz ayağa kalkmalıyız” dedi.

 

 

Avrupa Birliği devlet başkanları ve hükümetler Avrupa’yı 2050 yılına kadar ilk iklim nötr kıta yapma hedefini benimsedi. Dünyanın en büyük ekonomisinin 30 yılda karbon net sıfır hedefi ve 2020 başlarında buna yasal çerçeve sağlanması kararı umut verici. Karar, diğer önemli ekonomilerin Paris Anlaşması’na uymaları için de önemli bir simge. AB ülkelerinin sadece kendi sosyoekonomik çıkarlarını gözetmediğine dair bu işaretin, küresel ticareti ve sıfır karbon teknolojisiyle ilgili çalışmaları güçlü biçimde etkilemesi bekleniyor. AB’nin yaptığı analize göre, 2050’ye kadar birlik içinde net sıfır emisyona ulaşılması halinde şu sonuçlar ortaya çıkacak: İstihdam %0,9 artacak ve 2,1 milyon ek iş yaratılacak,  Enerji ithalatına bağımlılık bugünkü oran olan %55’ten 2050’ye kadar %20’ye düşecek, Şu anda yılda 266 milyar euro olan fosil yakıt ithalat faturası %70’den fazla düşecek, Atmosferdeki zararlı partiküllerin neden olduğu hava kirliliğinden kaynaklanan sağlık sorunları yüzünden çıkan maliyet yılda yaklaşık 200 milyar euro azalacak. 

 

 

Beyoğlu Odakule’nin arka tarafında bir araya gelen iklim aktivistleri İspanya’nın ev sahipliği yaptığı BM İklim Değişikliği 25. Taraflar Konferansı’nda iklim krizine karşı somut adımlar atılmamasını ve bunu protesto eden eylemcilere yönelik müdahaleyi protesto etti. 11 Aralık Çarşamba günü COP25’te aktivistlerin Konferans Salonu önüne yapmak istedikleri barışçıl protestoya müdahale gerçekleşmişti. Müdahaleye tepki gösteren Gelecek İçin Cumalar 13 Aralık’ta COP25’i protesto etmek için küresel iklim grevi ilan etmişti. Küresel greve İstanbul’dan destek veren Sıfır Gelecek kampanyası adına basın açıklamasını Elif Ünal okudu. Açıklamada eylemcilere yönelik antidemokratik uygulama protesto edildi. “Devletler bir kez daha şirketlerin sponsorluğunda bir araya geldiler ve iklim değişikliğini durdurmak üzere acil önlemler almaları gerekirken zirve boyunca karbon ticaretini konuştular” diyen Ünal, COP25’in iklim krizini durdurmak için gerekli hedeflere ulaşmada yetersiz olduğunu söyledi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Türkiye, dünyada en fazla termik santrali olan 13’üncü ülke ve en fazla yeni termik santral planlayan ülkeler arasında Çin ve Hindistan ardından 3’üncü durumda. Bunun yanında, Kasım ayı sonunda Türkiye, Trans Adriyatik Doğal Gaz Boru Hattı’nın açılışını “gururla” yaptı. 8 Ocak’ta hizmete gireceği duyurulan Türk Akım Rusya-Trakya doğalgaz boru hattı projesinin de hedefi Güney Avrupa yani yine Avrupa pazarı. Bu demek ki ne Türkiye ne de Avrupa fosil yakıtlardan yakın zamanda vazgeçmeyi düşünmüyor. Son olarak Libya ile yapılan Akdeniz petrol ve doğalgaz arama antlaşması da, Türkiye’nin 2023 Hedefleri içerisinde yer alan yerli kömür kaynaklarının %100 kullanımı hedefi de Türkiye’nin yangına körükle gittiğini ve elle tutulur bir iklim politikasının olmadığını gösteriyor.” “Biz iklim aktivistleri olarak kârdan önce yaşam diyoruz. İklim krizinin bir küresel adalet sorunu olduğunu ve çözümünün demokrasiden geçtiğini düşünüyoruz” diyen Elif Ünal, iklim krizine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyleyerek açıklamayı sonlandırdı. Eylem, “iklimi değil sistemi değiştir”, “Zirveye değil harekete güven” sloganları ile sona erdi.