Atmosferdeki karbondioksit miktarı rekor kırdı: 418.03 ppm

-
Aa
+
a
a
a

Atmosferdeki karbondioksit miktarı rekor kırarak 418.03 ppm oldu.

Fotoğraf: Maouna Loa Rasathanesi
Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Atmosferdeki karbondioksit miktarı rekor kırarak 418.03 ppm oldu. 1 Mayıs tarihine ait değerin ölçümü Hawaii’de bulunan Mauna Loa Rasathanesi’nde yapıldı. Böylece 800 bin yıllık tarih içerisinde bildiğimiz en yüksek karbondioksit seviyesine ulaşmış olduk. 2020 yılı içerisinde ilk rekor ölçüm 21 Ocak tarihinde 415.79 ppm ile  kaydedilmişti. Kısa bir süre sonra 10 Şubat tarihinde  416.08 ppm ile yeni bir rekor kırılmıştı. Normal bir dengede bitkilerin büyümeye başladığı ilkbahar aylarında artan karbondioksit seviyesi yazın azalışa geçiyor. Bu yüzden de endüstri döneminden bu yana yükselmekte olan karbondioksit miktarları genel olarak Mart ve Nisan aylarında rekor değerlere ulaşıyordu. Hükümetler Arası İklim Paneli (IPCC) 1,5 derece Raporu’nda binlerce bilim insanı iklim değişikliği ile havadaki karbondioksit miktarı arasında bağlantı bulunduğunu ve bunun nedeninin insanların faaliyetleri olduğunu belirtiyor. Aynı zamanda bilim insanları 1,5 derece ısınma limiti aşıldığında birçok türün yok olacağı, sel ve kuraklık gibi felaketlerin çok daha fazla görüleceğini söylüyor. Bunun için yapılması gereken ise eşi benzeri görülmemiş önlemler alarak ülkelerin karbon emisyonlarını bir an önce sıfırlamaları!

"36 ülkede kıtlık görülebilir"

“2020 Küresel Gıda Krizi Raporu”na göre dünyada 135 milyon kişi “akut gıda güvensizliği” ile karşı karşıya. Bu 135 milyon kişinin yarısından fazlası Afrika’da, 43 milyonu Orta Doğu ve Asya’da, 18,5 milyonu da Latin Amerika ve Karayipler’de yaşıyor. Raporu açıklayan Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP) Direktörü David Beasley, dünyanın, yeni tip koronavirüs salgını gibi bir tehlikenin yanı sıra “açlık salgınıyla” da karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu. Beasley, en kötü senaryoya göre yaklaşık 36 ülkede kıtlık görülebileceğini kaydetti. Yemen, Suriye ve Güney Sudan’daki savaşlara ve Doğu Afrika’daki çekirge istilası, doğal afetler ile iklim değişikliğinin yarattığı sonuçlara dikkati çeken Beasley, COVID-19 salgını öncesinde de, 2020’de 2. Dünya Savaşından bu yana en kötü insani krizin yaşanacağı konusunda uyarıda bulunmuştu.

Gökpınar Gölü için ihale açıldı

Sivas’ın Gürün ilçesinde yer alan, yaz kış 11 derece sabit su sıcaklığı olan ve 15 metre derinliğinde olmasına karşın dip yapısı görülebilen Gökpınar Gölü’nün doğal sit alanı olması beklenirken, Sivas Valiliği göl alanı için ‘İyileştirme ve Bungalov Evleri Yapım İşi’ ihalesi açtı. Gürünlüler, sit alanı ilan edilmeden önce alelacele ihale açıldığını belirterek, bu doğa harikası gölün ranta açılması yerine korunması gerektiğini belirttiler. Eşine az rastlanır coğrafi ve jeolojik özellikleri olan gölün bütün bunlarla birlikte Gürün için kültürel bir miras olduğunu ifade ettiler.

Karapınar'da obrukların sayısı 350'yi geçti

Konya'nın Karapınar ilçesinde obrukların sayısı 350'yi geçti. Yerleşim yerlerinin yakınında, tarlaların ortasında veya karayollarının yakınlarında olan obruklar, bölge halkını endişelendiriyor. Konya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Fetullah Arık, "Yer altı su kullanımının artması ve su seviyesinin düşmesine bağlı olarak obruk oluşumları arttı. Yer altı suyu kullanımı kontrol edilmeli" dedi. İlçedeki 'Dünyanın nazar boncuğu' olarak bilinen Meke Gölü de geçtiğimiz günlerde kurumuştu. Karapınar'da, yer altı sularının çekilip, toprağın göçmesiyle meydana gelen obruklar, bölge halkı için tehdit oluşturuyor. Arık, obruk sayılarında son yıllarda ciddi artış görüldüğünü vurguladı: "Obruk oluşumunun temel nedeni jeolojik faktörler. Bunun dışında özellikle insan eliyle oluşturduğumuz birtakım riskler söz konusu. Bunlardan en başta geleni de aşırı yer altı suyu kullanımı. Son yıllarda yer altı su seviyesinin düşmesine bağlı olarak obruk oluşumları daha düşük kotlarda yerleşim alanlarının hemen yakınlarında tarımsal alanlarda, önemli karayollarının çevresinde ve yatırım alanlarında meydana gelmeye başladı. Obruk oluşumlarını durdurmamız uzun vadede mümkün olmayacak. Ama en önemli tedbir şu anda yer altı suyu kullanımının kontrol edilmesi olacak, daha etkili önlemler almamızın vakti geldi" dedi.

Eber sarısı

"Baklagillerin kraliçesi" olarak adlandırılan Eber sarısı, dünyada sadece Eber ve Akşehir göllerinin çevresinde yetişiyor. Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve AKÜ Doğa Koruma Biyoizlem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Uğur Cengiz Erişmiş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Akşehir Gölü ile Eber Gölü arasındaki bölgede bulunan Eber sarısı, önemli endemik türlerimizden bir tanesi. Baklagil familyasına ait bir tür." dedi. Erişmiş, "Bölge, Doğa Koruma ve Milli Parklar'ın gözetimi altında, etrafı çitle çevrilmiş durumda. Onun için nesli tehlike altında olan türlerden biri olan Eber sarısının koparılması, tahrip edilmesi veya biyokaçakçılık bazında kullanılması ve ziyan edilmesiyle ilgili ciddi maddi yaptırımlar bulunmakta. Cezanın 73 bin 747 lira olduğunu bildirmek istiyorum. Bu rakam, her yıl belirli bir oranda artırılıyor. Bu özel günlerde doğaya daha hassas davranmak durumundayız."