Küresel iklim krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri olan Pasifikler’de küçük bir ada devleti olan Tuvalu, bu yılki COP31 zirvesi öncesinde dünya liderlerinin katılacağı özel bir toplantıya ev sahipliği yapacak. Türkiye Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kasım ayında düzenlenecek COP31 zirvesinin de başkanı. Zirvede dünya liderlerinin, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik yeni hedefleri belirlemek üzere Antalya’da bir araya gelmesi bekleniyor. Ev sahipliği hakları konusunda Avustralya ile yaşanan uzun süren çekişmenin ardından Kurum, küresel ortaklara gönderdiği ilk mektubunda, zirve öncesi toplantının Ekim ayında Fiji’de yapılacağını duyurdu. Kurum ve Avustralya İklim Değişikliği Bakanı Chris Bowen ayrıca hazırlık sürecinin bir parçası olarak Tuvalu’da özel bir liderler etkinliği düzenleyecek. Ana liderler zirvesi ise 11-12 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek.
İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü tarafından, iklim değişikliğinin İstanbul üzerindeki etkileri hakkında yapılan yeni araştırmaya göre, yükselen deniz suyu mega kentin limanları ile birçok yapıyı tehdit edecek. Uluslararası iklim projeksiyonlarına dayanarak yapılan çalışma, kentin hem Karadeniz hem de Marmara Denizi’ne kıyısı olması nedeniyle iklim değişikliğine karşı en kırılgan liman şehirlerinden biri olduğunu ortaya koydu. İstanbul’un stratejik konumu, iklim değişikliğinin etkilerini liman altyapısı, ticaret yolları ve kıyı yerleşimleri açısından kritik bir risk alanına dönüştürüyor. Enstitü bünyesinde, başta Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) projeksiyonları olmak üzere uluslararası iklim senaryolarına dayalı yürütülen Coğrafi Bilgi Sistemleri (GIS) tabanlı analizler, 2050, 2100 ve 2300 yılları için dikkati çeken sonuçlara işaret etti. İstanbul limanlarına yönelik iklim senaryolarına göre, 2050’de deniz seviyesinin yaklaşık 1,5 metre yükselmesiyle limanların yaklaşık %70’inin risk altına gireceği öngörülürken, 2100’de beş metre seviyesine ulaşabilecek artış durumunda limanların tamamının, demiryolu hatlarının %60’tan ve karayollarının %40’tan fazlasının etkilenmesi bekleniyor. En kötü senaryoyu temsil eden 2300 projeksiyonunda ise deniz seviyesindeki artışın 15 metreye kadar ulaşabileceği, bu durumda limanların büyük ölçüde işlevsiz hale geleceği ve çok geniş kıyı alanlarının sular altında kalacağı değerlendiriliyor. İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu, İstanbul gibi megakentlerde bütüncül ve acil planlamanın hayati önem taşıdığını vurguladı.
2019’dan bu yana Akbelen Ormanlarını, yaşam alanlarını savunması nedeniyle tutuklanan Esra Işık, 27 Nisan’da hakim karşısına çıkacak. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protesto sonrasında 30 Mart gecesi gözaltına alınan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık, “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla 31 Mart’ta tutuklanmış, daha sonra Muğla Cezaevi’nden Şakran’daki İzmir 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilmişti. Işık hakkında Milas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Işık’ın avukatları Esra Işık’ın tutukluluk halinin devamına karar verildiğini ve ilk duruşmanın 27 Nisan 2026 tarihinde saat 10.00’da yapılacağını duyurdu.
Hatay’ın Kumlu ilçesine bağlı Yukarı Ayrancı Mahallesi sakinleri, Reyhanlı Barajı’ndan tarlalara sızan sular nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi. Mahalle sakinleri, sızıntıların durdurulmaması halinde tarımsal üretimin bitme noktasına geleceğini ve yerleşim yerlerinin güvenliğinin kalmayacağını vurgulayarak kalıcı çözüm talep ediyor.
Evrensel’den Özer Akdemir’in haberine göre, Ayvalık ilçesi 150 Evler Mahallesi'nde Ayvalık Belediyesi tarafından hayata geçirilmek istenen "Yat Limanı, Dip Tarama Faaliyeti, Çekek Yeri Revizyonu ve Dolgu Alanı İlavesi" projesi, kentte deniz ekosistemini tehdit edeceği ve yeni bir ticari rant alanı yaratacağı gerekçesiyle tepki çekiyor. Ayvalık Tabiat Platformu, yaklaşık 10 bin metrekarelik deniz dolgusu ve devasa dip taraması içeren projenin kente faydadan çok zarar getireceğini savunuyor. Ayvalık Tabiat Platformu Sözcüsü Nebahat Dinler, projenin deniz ekosistemine ve kentin altyapısına yönelik ciddi riskler yaratacağını, yeni bir dalgakıran projesinin mevcut su akışını daha da olumsuz etkileyeceğini söyledi.
T24’ten Namık Durukan’ın haberine göre, Almanya Federal Cumhuriyeti’nin dünya çapında faaliyet gösteren Goethe kültür enstitüsü, tüketim alışkanlığını değiştirecek ilginç projeyi uygulamaya geçirdi. Almanya-Türkiye eğitim ve kültür alanının merkezi aktörlerinden olan enstitüde, birçok ihtiyaç malzemesi “Satın Alma Ödünç Al!” kampanyası kapsamında halka ödünç verilmeye başlandı. Enstitü, toplumun tüm kesimlerinde tüketim alışkanlığını değiştirecek çevreci ve ekonomik bir projeyi hayata geçirdi. “Satın alma, ödünç al!” sloganı ile Nesneler Kütüphanesi yani “Library of Things” kurdu. Kurumun Nesneler Kütüphanesi’nde fotoğraf makinesinden matkaba, masaj aletinden kamp çadırına hatta dikiş makinesine kadar pek çok alet ve malzeme yer alıyor. İhtiyacı olanlar, kısa süreli işleri için bazı malzemeleri satın almak yerine kütüphaneden bir süreliğine ödünç alıyor. İhtiyaç sahipleri aldıkları malzemeleri bir-iki hafta içinde kullanabiliyor. İhtiyaçlarını gideren vatandaşlar, aldıkları malzemeleri enstitü merkezine iade ediyor.


