Salgında bir arada: Türkiye Sahaflar Kolektifi

-
Aa
+
a
a
a

Türkiye’nin dört bir yanında sahaflar COVID-19 günlerinde bir kolektif kurdu: Türkiye Sahaf Kolektifi. "Sahafını Koru Kitap Aşkına" sloganıyla başlayan kampanyayı Turkuaz Sahaf'tan Nedret İşli anlatıyor. 

Açık Dergi
 

Açık Dergi

podcast servisi: iTunes / RSS

Ağırlıklı İstanbul ve Ankara’dan olsa da Türkiye’nin dört bir yanında sahaflar ve kitap işiyle iştigal edenler işte geçtiğimiz ay bir kolektif kurdu: Türkiye Sahaf Kolektifi

Açık Dergi yayınına katılan Turkuaz Sahaf'tan Nedret İşli, “Salgın öncesi, halihazırda yaşanan ekonomik dar boğazın ardından şimdi bugün pek çok meslek erbabının kapılarını da kapadığını” belirtiyor. Uzunca bir süredir internetin aracılığıyla müşterilerine ulaşan sahaflar, bugün bu ilişkiyi biraz daha sıkılaştırmak gerektiğini düşünüyor. “Sürekli vergi ve kira borcu devam eden sahaflarının gündelik gelirlerinin, ticari cirolarının artık olmayışı onları geri dönülmez bir yıkıma ve borç içine sokmakta. Bu sürecin sonunu pek çokları göremeyebilir”.

Bununla birlikte konu, bir dizi işletmenin hayatta kalmasından ziyade bir kültürün hayatta kalımıyla ilgili. Sözlerine “Sahaflar ticaret erbabıdır kabul ama sahaflığın aynı zamanda sohbet, konuşma, karşılıklı dertleşme ve dostluk demektir” diye devam eden Nedret Bey ekliyor:  “maddi kaygılarımızın yanında Kolektif olarak ortaya çıkışımızın bir diğer sebebi de dostlarımızın, müşterilikten ahbaplığa ulaştığımız arkadaşlarımızın bizlerle direkt olmasa bile sosyal medya kanallarıyla temasta kalmalarını, bizi takip etmelerini istememiz oldu. Esas amacımız sahaflığın kültürel ortamını da daha yaygınlaştırmak, pekiştirmektir”.

Mart ayından bu yana faaliyette bulunan kolektifin Twitter ve Instagram sayfaları aracılığıyla "kültürü sahaf dostlarının, bu kültüre emek verenlerin birbirlerine destek ve katkı sundukları” yayınları siz de takibe alabilir, Türkiye'de sahaflığın COVID-19 pandemisinden sonra da şehrimizin önemli kültür odaklarından biri olarak kalmasına katkı sunabilirsiniz

 

Türkiye Sahaf Kolektifi'nin geçtiğimiz günlerde yayınlandığı ilk çağrı ise şöyle idi:

Türkiye’de ve dünyada bir hayalet dolaşıyor. Bu hayalet Corona’nın hayaleti. Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’deki sahaflar üzerinde de dolaşmakta. Hepimiz bütün esnaflar gibi dükkânları kapayıp eve çekilmek zorunda kaldık. Dükkânlar boş, raflardaki kitaplar suskun. Halbuki daha birkaç hafta evveline kadar hayat canlıydı, ticaret sürüyordu. Sahaflar, dükkânlarında mütevazı ticaretleriyle yaşamaktaydılar.

Oysa bugün, kepenk kapatmış esnaf, ticari gelirden yoksun sahaflar, raflarda ilgili ve meraklısını özleyen nadir kitaplar, hepsi beklemede... Dükkanlardan el-etek çekilmiş, meraklının, araştırmacının, kitap dostunun yaptığı sohbetler fısıltı halinde geziniyor boş dükkanlarda. “Her lonca kesmiş kendi pirinden ümidi tarumar” bir durumda.

Sahaflar, işte bu durumu sizlere, yani sahaf dostlarına, bütün açıklık ve vehâmetiyle ifşa etmek, vaziyet-i umumiyeyi anlatmak üzere bu yazıyı kaleme aldılar.

Sahaf esnafı ve çizgiromancılar, efemeracılar, filatelist ve nümismatikçiler, küçük objeciler, ikinci elciler, seyyar kitapçılar gündelik yaşayan, nakit sermaye ve birikimi olmayan ticaret erbabındadır. İşte bu nedenle dükkânların kapalı, kitap ticaretinin sonlanmış olmasına pek uzun bir zaman dayanamazlar. Kendilerini idare ve idame etmeleri gündelik kazanç kapıları kapatılırsa mümkün olmaz. Uzun süreceği söylenen bu vahim pandeminin öngörülen bitiş tarihine kadar dayanması pek çoğu için gerçekten zor.

Sahafların son yıllarda pek çok kesime ulaşmakta işine yarayan internet üzerindeki satış platformları birçok esnafımızın faydasına olmuş, bazı sahaf arkadaşları ayakta tutmuştur.

Yine sosyal medyada sahaf dostlarının elbirliği ile gerçekleştirdikleri yayın ve haberler sahaflarımızı daha tanınır hale getirmiştir. Çeşitli kurum ve kuruluşların yaptığı “Sahaf Festivalleri” ilgiyi arttırmış, esnaflarımıza maddi ve manevi destek sağlamıştır.

Oysa bugün dükkânlar kapalı, festivaller yok ve ticaret durmuş vaziyettedir.

Elimizde sadece internetin getirebileceği bazı nimetler söz konusu. Canlı müzayede, listeli satış, telekonferans sistemiyle söyleşiler, sahaflık üzerine meraklı soruları cevaplamaya çalışacağımız, antika ve kıymetli kitaplar hakkında bilmek istedikleriniz hakkında konuşacağımız “Ustalara Sorun” programları gibi, teknolojinin nimetlerinden yararlanarak sahaf dostlarının kaynaşmasını ve görüşebilmemizi sağlayacak eylemler planlamaktayız.

Okur sayımızın azlığını düşünürsek yaptığımız iş “Körler ülkesinde ayna satmaya” benziyor. Ama biz biliyoruz ki bizlerin müşterisi olan veya müşterimiz olmasa da kitapsever ve kitapbilir insanlar var. Bir çoğu müşterimiz değil, ahbab, arkadaş ve dostumuz. Ortak paydamız kitap olunca, kaçınılmaz bir dayanışma gelecek diye düşünüyoruz.

Şimdi zor bir dönemden geçiyoruz. İstiyoruz ki SAHAFLAR olarak ayakta kalabilelim ve bu hayaletin yarattığı kaostan çıkıp yine ilişkilerimizi sürdürebilelim.

Türkiye sathında sahaflığa gönül vermiş tüm esnaf ve gönüldaşlarımızın hem derdine deva olacak hem de sahaflık kültürünü bir üst seviyeye çıkaracak bu eylemlerimizi bir bir hayata geçireceğiz. Bize destek olmak için, sahafları yaşatmak, normal günlerde nereye gitti bu sahaflar dememek için bizi telefon, mail, internet, whatsApp, Instagram, Facebook, gibi kanallardan arayın, sorun, hatırlayın. Gelin bu kanallarda sohbet edelim, kitap konuşalım, alış-veriş yapalım, karşılıklı bilgilenelim. Bize isteklerinizi bildirin, biz size yeni güzellikler sunalım.

Türkiye’de ve dünyada bir hayalet dolaşıyor, Corona’nın hayaleti bu hayalet.

Biz Sahaflar olarak bu hayaleti defedeceğiz ve değişen dünya koşullarında gereken yerimizi alacağız.

Kitapseverlere, sahaf dostlarına sesleniyoruz. Bizi bulun, bizi arayın, bizimle konuşun. Gerisi kolay...

Son sözümüz Kanat Atkaya’nın deyimiyle “Sahafını koru kitap aşkına”.

Sevgiler ve saygılar sunuyoruz.

 

Türkiye Sahaf Kolektifi