13. Karaburun Bilim Kongresi'nden Ekoloji Notları II: Kooperatifçilik ve Ormancılık

Yeşil Bülten
-
Aa
+
a
a
a

13. Karaburun Bilim Kongresi'nden Ekoloji Notları II 

Kongrenin ardından Utku Zırığ, Başlangıç Kolektifi Ekoloji'den Zafer Ülger ve Anadolu'da Yaşam Kooperatifi'nden Gökhan Geçgin ile konuşuyor

Yeşil Bülten
 

Yeşil Bülten

podcast servisi: iTunes / RSS

Yeşil Bülten'in Karaburun Bilim Kongresi'nden artakalanları değerlendirdiğimiz bu bölümünde canlı yayından "notlar"

*Başladık! Başlangıç Kolektifi Ekoloji’den ormana bir başka bakışın temellerini öneren Zafer Ülger ile konuşuyoruz

* Son dönemde yükselen ağaç duyarlılığı ile düşünürsek, benim kurduğum düzlemde kesiyoruz ama dikiyoruz da kavramına bakıyor. Bugünkü tanım ağaç, ağaççık tanımını orman sayan bir anlayış var. Bu tanımda orman köylüsü ve orman ekosistemi yok

*1940’larda çıkan ilk orman kanunlarına bakarsak ağacın yetişmesinin zaman aldığı da söyleniyor. Ama ormanın uzun yetişme devirlerinin olması sermayenin işine gelmiyor. Yani orman için zaman gerekiyor. O günden bu güne ormandan meyve ağaçları çıkarılıyor özel mülk oluyor

* Bu hayvanlar İçin bir yıkım. Orman kereste, kütük gibi bir meseleye indirgeniyor. Ormancılık uzun bir süre devlet mülkiyetinde kalıyor. Orman hala tam özelleştirilemedi. 80’den sonra yaşlı ormanın azaldığını görüyoruz. Genç ormanlar kullanılıyor.

* İğne yapraklı çam türler kullanılıyor. Şimdi yeni ağaçlandırma bu. Çamlar sağlıksız ve hastalıklı bir şekilde Zararlı ile mücadele ederken aşağıda orman kendi ekosistemi içinde meşe gibi ağaçları büyütmeye çalışıyor. Bugün 49 yıllığına eski ormanlar ihale ediliyor

* Okaliptüs, Kavak gibi ağaçlar YÖK ediliyor, mantarlar hesaba hiç katılmıyor. Bir ekosistemin tamamen yok edildiğini görüyoruz.
Zamana el koyan sermayenin karşısında çözüm önerileri de konuşuldu. Karaburun’da sabahtan akşamüzerine kadar süren dikkat çekici bir çalışma grubu vardı; Kooperatifler.Anadolu'da Yaşam Kooperatifi'nden Gökhan Geçgin ile konuşuyoruz.

* Kurulduğumuz Okmeydanı Mahmut Şevket Paşa mahallesinde de toplumsal ipler çözülüyordu. Başlangıçta daha kapalı devre insanları aracısız,ucuz gıdaya ulaştırma formülü arıyorduk. Arayışımız emekçilerin yaşadığı mahallelerde.Şimdi Gülensu Mahallesinde de yer açıyoruz

*Ne kadar ekolojik olduğunu henüz bilemiyor ve üreticiyle böyle bir ilişki kuramıyoruz. Ama Karaburun’da ekolojik, organik beslenmeye özen verenle mahallelerde gıdasını edinenlerin ortak noktası olduğu gerçeğini açıkça birleştirmiş olduk.

* Fiilen gıda üretiminde olmayan şehirlileri bir araya getirmek ve ne kadar kalabalık gıda kalitesi ve fiyatı hakkında o kadar söz sahibi olmak anlamına geliyor

* Bugün hastanelerde onkoloji kuyrukları gittikçe uzuyor. Gıda hepimizin meselesi. Nerede hangi aşamada zehirlendiğimiz bilmiyoruz ama zehirleniyoruz. Bu yüzden gerekli

* Zafer Ülger: Gıda dediğimiz şey ekosistemin ürünü. Sağlıklı ekosistemler sağlıklı bireyler de demek. Orman ve tarım aynı şey. Sağlıklı ekosistemler kurmak bütün unsurları bir arada tutmak, bugün kimyasaldan zehirlenmiş insanların kaderine dur demeyi sağlayacaktır.