Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
Yeme-içme ve sofra kültürü yazarı Mehmet Yalçın, kişisel tarihini hafızasındaki tatlarla tamamlayarak gustosunu kuran biri. Yiyecek ve içeceklerin duyularla eşleştiği yüksek zevkli sofraların eşlikçisiyiz. Aklımızın kaldığı filmlere, romanlara ve hikâyelere sızan o tanıdık sofralardan hayatın dönüm noktalarına, eşik anlarına uzanıyoruz.

Mehmet Yalçın’la Hayatın Eşik Sofraları
Sanayi Devrimi’nden bu yana doğanın milyonlarca yılda biriktirdiği enerjiyi kısa süre içinde atmosfere saldık. Bedelini gezegenendeki pek çok ekosistem ödüyor. Marmara’daki müsilaj ani bir felaket değil; yılların birikmiş yükünün görünür hâli.
Bu noktada bir canlı hâlâ önemli bir şey söylüyor: Pinna nobilis (Pina).
Pina var ise deniz hâlâ kendini düzenleyebiliyor demektir.

Marmara’nın Eşik Canlısı: Pina

Akşam Eki: 24 Şubat 2024

Gezegenin Geleceği: 24 Şubat 2026
İçinde yaşadığımız büyük siyasi ve toplumsal değişimlerin önemli kavram ve aktörlerinden olan milyarderlik üzerine konuşmaya devam ediyoruz.

Milyarderin Suçu Ne?
Konuğumuz Galeri Merkür koordinatörü Cansel Mesken ile sanat tarihi mezunları olarak sektörde nasıl var olmaya çalıştığımızı konuşuyor; çağdaş sanata yönelik ön yargıları, sanatın ekonomik boyutunu ve sanat tarihçilerinin iş bulma ya da bulamama meselesini ele alıyoruz.
- Sanat tarihi eğitimi bize gerçekten ne öğretiyor?
- Akademi ile sanat piyasası arasındaki kopukluk nerede başlıyor?
- Galericilik neden hala ”gerçek”bir uzmanlık alanı olarak görülmüyor ve Sanat Tarihi derslerinde yer almıyor?
- Sanat sadece estetik bir alan mı, yoksa aynı zamanda strateji, network ve kurum okuma becerisi mi?

Çağdaş Sanat: Önyargı, Piyasa, İşsizlik
Konuğumuz Mehmet Birkiye ile İKSV Tiyatro Festivali açılışında tiyatro seyircisine seslendiği konuşması üzerine konuşuyoruz.

Mehmet Birkiye: "Tiyatro hiçbir şeyi unutmaz"
Konuklarımız yazar Hüseyin Irmak ile Tatavla’dan Heybeliada Çam Limanı’na, İstanbul’un Karnaval Kültürü: Baklahorani’yi konuşuyoruz.
Kökenleri Antik Yunan şenliklerine uzanan, Kurtuluş’un (Tatavla) çok kültürlü kamusal eğlence geleneği Baklahoran’ı maskara alayları, müzikli yürüyüşleri ve gazinoları ile hatırlıyor; hafızasını tazeliyoruz.
1940’larda sona eren bu karnaval, Hüseyin Irmak’ın 2009’dan itibaren başlattığı çalışmalarla yeniden görünür oldu.

Tatavla’dan Heybeliada Çam Limanı’na, İstanbul’un Karnaval Kültürü: Baklahoran
Yassıada’nın sürgün ve yargı geçmişinden bugünkü “Demokrasi ve Özgürlükler Adası”na dönüşümünü; betonlaşmanın deniz yaşamına verdiği zararı ve kolektif hafızanın nasıl silindiğini konuşuyoruz.

Yassıada: Hafızanın Üzerine Dökülen Beton
Osmanlı devrinde lonca alayları, geçitlerde yer alan bazı esnaf grupları ve başka şeyler...

Osmanlı’da Lonca Alayları ve Esnaf Geçitleri
