Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
Konuğumuz Ceren Gündoğdu ile müzik endüstrisinde bağımsız müzisyen, eser sahibi, prodüktör ve yapımcı olmayı konuşuyor; endüstrinin dinamiklerinin Gündoğdu’nun müzik kariyerini nasıl şekillendirdiğini ele alıyoruz.

Bağımsız Müzik ve Endüstrinin Dinamikleri
Açık Dergi'de Türkiye Tiyatro Vakfı Başkanı Esen Çamurdan ile Depo'da yer alan 'Tiyatro Hazinemizden' sergisini konuşuyoruz.
Sergi, kurulması için destek beklenen Türkiye Tiyatro Müzesi'nin bir 'provası'.

Bize bir tiyatro müzesi lazım!

Gezegenin Geleceği: 17 Aralık 2025
Konuklarımız Arzu Akıncı, Cansu Düzdaş ve Sonay Bahçekapılı ile “Sahnede de Engel Yok!” diyerek Körler ve Gönüllüler Tiyatro Topluluğu’nun Midas’ın Kör Kulakları oyununu konuşuyoruz.
Cansu Düzdaş ve Sonay Bahçekapılı ile kör bireylerle sahne çalışmasının detaylarını, Arzu Akıncı ile de kör bir birey olarak sahnede olma heyecanını ele alıyor.

Midas’ın ‘Kör’ Kulakları
Bu hafta insani yardımın en bilinen ama en izaha muhtaç kısaltmalardan birini konuşuyoruz: MHPSS yani ruh sağlığı ve psikososyal destek.
Konuğumuz Almanya merkezli GIZ'in MHPSS uzmanlarından Mustafa Korkutata ile insani yardımda psikososyal desteğin önemi ve yerel yönetimlerle birlikte bu desteği sürdürülebilir kılmanın yollarını konuşuyoruz.

İnsani Yardımda Görünmeyen Dayanak: MHPSS
5 Kasım’da New York’ta belediye başkanı seçilen Zohran Mamdani’nin yükselişinin arkasındaki siyasal süreci konuşuyoruz.
Amerikan Demokratik Sosyalistleri (DSA) üyesi Cihan Tekay Liu, 2016’dan bu yana biriken hareket deneyimini ve New York’taki yeni siyasal hattı içeriden anlatıyor.

Zohran Mamdani ve New York’ta Yeni Siyaset
Paris Anlaşması’nın 10. yılına girerken, küresel iklim politikalarının geldiği nokta; verilen taahhütler ile sahadaki gerçekler arasındaki farklar masaya yatırılıyor.

Paris Anlaşması 10 Yaşında: Vaatler, Politikalar ve Gerçekler

Sevgili Günlük, 17 Aralık 2025'te neler var?
18 Nisan 2025 tarihinde, neredeyse dokuz ay önce ABD'de yaşayan ve eğitimine devam eden Zişan Tokaç'ı konuk almıştık. Arada dokuz ay geçmiş ve Zişan bize tekrar katılıyor.
Hatırlarsınız; Zişan ile Mahmoud Khalil’in tutuklanması ve Donald Trump'ın 300'e yakın üniversite öğrencisini hedef alacağını ve hatta Mahmoud Khalil'in yanı sıra Momoduo Taal, Rümeysa Öztürk, Yunseo Chung, Badar Khan Suri, Leqaa Kordia, Ranjani Srinivasan, Alireza Doroudi, Dr. Rasha Alawieh şimdiye kadar bildiğimiz isimlerin tutuklanmasıyla ilgili konuşmuştuk. Bu isimlerin bazıları gözaltında, bazıları ise sınır dışı edildi. Bu öğrencilerin sınır dışı edilmek ve gözaltına alınmak için tek bir suçları vardı: Filistin için seslerini yükseltmekti.
Bu durum beni bir söyleyişe götürdü; Rüşen Çakır ve Hamit Bozarslanın yaptığı bir söyleyi, 07 Ekim Mayıs 2022 tarihinde medyascope’ta yayınlandı.
Hamit Bozarslan, bir siyaset bilimci ve şu anda Fransa'daki EHESS'te dersler veriyor. Yaptığın söyleyişin ana başlığı: “Hamit Bozarslan ile söyleşi: Hamas saldırılarının ikinci yılında Orta Doğu". Kendisi şöyle diyor: “Gazzeli’lerin imhası. Söz konusu olan şu anda çok açık bir şekilde biyolojik bir savaş, sosyal Darwinist bir savaş. Filistinlilerin bir tür olarak görülmesi ve orada imha edilmesi, Gazze’de imha edilmesi. Bunun bitmesi gerekiyor. Fakat diğer yandan Trump’ın dayattığı ve Blair’in de kabul ettiği strateji aslında Gazze’nin sadece bir manda yönetiminde de değil doğrudan kolonyal bir yönetime tabi olmasını beraberinde getirmekte. Bu tabii çok içler acısı bir olgu.”
Hamit Bozarslan'ın kullandığı kavram, Sosyal Darwinizm. Kendi biyolojik türden uymayan bir sınıfın yok edilmesini -imha edilmesini- savunan bir ideolojiyi kastetmekte. Nedense, bu ifadeyle ilgili en çok aklımda kalan şey bu oldu. Belki de bu konu daha ayrıntılı bir tartışmayı hak ediyor.
Yayınımızı dönersek, bugün ABD'ye tekrar dönmemizin sebebi de bu. ABD’de Trump yönetimi; Afganistan, İran, Yemen, Haiti, Somali ve Venezuela’nın da aralarında bulunduğu Asya, Afrika ve Latin Amerika’dan 19 ülkenin vatandaşlarına yönelik tüm sığınma, göçmenlik, vatandaşlık ve Yeşil Kart başvurularını askıya aldı. Daha önce onaylanmış dosyalar ve mevcut Yeşil Kart sahipleri de yeniden incelemeye alındı. Yönetim, bu ülkeleri “yüksek riskli” olarak tanımlarken, kararlar “toplu cezalandırma” ve insan hakları ihlali gerekçesiyle eleştiriliyor. Öte yandan Florida’daki ICE gözaltı merkezlerinde işkenceye varan koşulların belgelenmesi, Minnesota’da ICE operasyonlarında hukuksuz uygulama iddiaları ve İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem’e yönelik istifa çağrıları tartışmaları derinleştiriyor.
Avrupa’da da benzer bir sertleşme dikkat çekiyor: AB, ilticası reddedilenlerin daha hızlı sınır dışı edilmesini, bazı başvuruların sınırlı incelenmesini ve üçüncü ülkelere gönderilmeyi öngören yeni kurallarda uzlaştı; insan hakları örgütleri bu adımların hukuka aykırı olduğunu savunuyor. Göç yollarındaki riskler ise artarak sürüyor; Girit açıklarında bir göçmen teknesinin alabora olması sonucu en az 18 kişi hayatını kaybetti. Bu tabloya karşılık sivil toplum örgütleri, Uluslararası Göçmenler Günü vesilesiyle ayrımcılığa karşı kapsayıcı, hak temelli politikalar ve barış içinde bir arada yaşam çağrısını yineliyor.

ABD ve Avrupa’da Güvenlik ve Sosyal Darwinizm Kıskacı
Suriye’de SDG entegrasyonunu, IŞİD’in yeniden gündeme gelişini ve Türkiye’nin güvenlik politikalarının barış sürecine etkilerini değerlendiriyoruz.

"Barış için yasal zemin artık bir ihtiyaç"
