Agora Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
Sanat ile propaganda arasındaki karmaşık ilişkiyi ele alıyor; sanatın yalnızca estetik bir ifade biçimi değil, aynı zamanda düşünceleri, duyguları ve toplumsal eğilimleri şekillendiren güçlü bir araç hâline geldiği örnekleriyle tartışıyoruz.

Sanat ve Propaganda: İktidar, Temsil ve Etki
Konuğumuz oyuncu ve yönetmen Uğur Uzunel ile tiyatronun bir sahne sanatı olmanın ötesinde insanın kendini, yaşadığı toplumu ve dünyayı anlamlandırma biçimlerinden biri olarak nasıl işlediğine değiniyoruz.
Tiyatronun ritüellerden günümüze uzanan ifade tarihini; sanatın bir şey anlatma, dönüştürme ve toplumsal meselelerle ilişki kurma kapasitesini tartışmaya açıyor; bir oyunun sahnedeki gerçeklikle kurduğu ilişki, oyuncunun anlatıdaki rolü, politik metinlerin sahneye taşınması ve sanatın günümüzde hâlâ bir söz söyleme gücüne sahip olup olmadığı gibi sorular etrafında şekillendirerek, tiyatroyu hem estetik bir deneyim, hem de düşünsel ve toplumsal bir karşılaşma alanı olarak ele alıyoruz.

Tiyatro: Anlatmak, Dönüştürmek, Karşılaşmak
Sanatın güçlü bir ifade ve iletişim biçimi olduğu fikri üzerinden hareket ettiğimiz ilk bölümde, Picasso’nun Guernica’sından Nazi Almanyası’nın propaganda estetiğine, William Randolph Hearst’ün medya gücünden John Berger ve Umberto Eco’nun yorum kavramı üstüne düşüncelerine uzanıyor; sanatın toplumu nasıl etkilediğini, iktidarla nasıl ilişki kurduğunu ve bireylerin dünyayı anlamlandırma biçimlerinde nasıl rol oynadığını tartışıyoruz. Ayrıca sokak sanatı, direniş kültürü, kamusal alan ve kolektif hafıza gibi başlıklara da değinirken; sanatı gündelik yaşamı, politikayı ve toplumsal ilişkileri şekillendiren canlı bir alan olarak ele alıyoruz.

Sanatın Gücü: İmge, İktidar ve Toplum
