
Kumi Naidoo ile söyleşi: “Şu! … tarihsel dönemde, karamsarlık bizim kesinlikle göze alamayacağımız bir ayrıcalık”
Geçen hafta Kumi Naidoo ile röportaj yapma fırsatı buldum. Sohbetimiz sırasında çok önemli bazı konulara değindi. Yaşadığımız dönemi iki kelimeyle tanımlıyor: Kesişimsellik ve kapsayıcılık.
Kumi’ye, karmaşık bir dönemde yaşadığımızı söyledim. Buna karşılık, dünya çapında olağanüstü olaylar yaşanırken, “insan hakları seçici olmamalıdır,” diyor. Kimsenin mücadelesi bir başkasınınkinden daha önemli değildir. Bu mücadeleleri eşit olarak görmeliyiz. Ancak o zaman aramızda ulusötesi bir ittifak kurabiliriz.
Gazze, Lübnan, İran, Filistin ve Sudan'da yaşanan insanlık dışı muameleyi görmezden gelemeyiz, diyor. Ana akım haber ajansları bunu görmezden geliyor. Roportaj sırasında, Sudan’daki insani krizin dış müdahaleler nedeniyle daha da şiddetlendiğini belirtiyor. Ve Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği’ni acil önlem almaya çağırdı. Sıradan insanlar, adalet mücadelesinde sadece seyirci kalmayı bırakmalı ve bu mücadelenin merkezinde aktif bir rol üstlenmelidir.
Kumi ayrıca, fosil yakıtların on yıllardır COP sonuçlarında büyük ölçüde yer almadığını vurguladı. Yakın zamanda yaklaşık 60 ülkeyi bir araya getiren ve fosil yakıtlara odaklanan Santa Marta konferansından bahseden Kumi, konferansın sonuçlarının Türkiye'deki COP'a ve Tuvalu ile İrlanda'nın koordinasyonunda planlanan Pasifik konferansına katkı sağlayacağını belirtti. Adaleti sağlamak ve gelecek nesilleri korumak için sivil toplumun iklim değişikliğini kesişimsel bir ekonomik ve siyasi mücadele olarak ele alması çağrısında bulundu.
Son olarak, şunu belirtmek isterim ki, Kumi olağanüstü bir umut, alçakgönüllü ve bilgelik sahibi bir kişi. Kumi'yi dinlerken, sanki onu uzun zamandır tanışıyormuşuz gibi hissettim.
