Su: Kaynak, Yönetim, Gelecek

-
Aa
+
a
a
a
Gezegenin Geleceği: 08 Nisan 2026
 

Gezegenin Geleceği: 08 Nisan 2026

podcast servisi: iTunes / RSS

Evrensel’den Ramis Sağlam’ın haberine göre, İzmirTMMOB’a bağlı 9 meslek örgütü tarafından düzenlenen “Su: Kaynak, Yönetim, Gelecek” paneli sonuç bildirgesi yayınlandı. Hızla artan dünya nüfusunun kapitalizmin dayattığı talan sisteminin dünyanın kaynaklarını hızla tükettiği belirtilen sonuç bildirgesinde, küresel yıkımın her geçen gün sermayenin değirmenine su taşıdığı belirtildi. Birleşmiş Milletler (BM) 22 Mart “Su Günü” ana temasını bu yıl, “Su, Kadın ve Cinsiyet Eşitliği” olarak belirledi. BM verilerine göre dünyadaki kadın nüfusun dörtte birinden fazlası güvenli içme suyu erişiminden yoksun olduğu belirtilen verilerde, 1.8 milyar insanın, yani her üç haneden birinin ise hala içme suyu bulunmadığı belirtildi. Yine aynı verilere göre, dünyanın 53 ülkesinde, kadınlar ve kız çocukları 250 milyon saatlerini, su toplama işinde harcarken, ülkelerin yüzde 14’ünde kadınların suyla ilgili karar alma mekanizmalarının tamamen dışında olduğu ifade edildi.

“Gençlik Kömürden Adil Çıkış İstiyor” mesajıyla seslerini yükselten Değişim Elçileri Antalya ekibi, Türkiye’nin bu yıl ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde karar alıcılara çağrıda bulundu. Açıklamada, COP31’in yalnızca taahhütlerin verildiği bir zirve değil, somut uygulamaların hayata geçirildiği bir dönüm noktası olması gerektiği vurgulandı. Gençler, kömür başta olmak üzere tüm fosil yakıtlardan çıkış için net ve takvimlendirilmiş bir ulusal planın açıklanmasını talep etti. Bu sürecin toplumun tüm kesimlerini kapsayan adil geçiş politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini belirtirken, iklim krizinden en fazla etkilenen topluluklar için kayıp ve zarar mekanizmalarının güçlendirilmesini, enerji, su ve gıda politikalarının doğayla uyumlu ve kamusal yararı gözeten bir çerçevede yeniden düzenlenmesini istedi. Değişim Elçileri Antalya ekibi, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan çevresel ve toplumsal etkilerin de altını çizdi: “Biz kömürü terk etmesek de kömür bizi zaten terk ediyor” diyerek, bu dönüşümün planlı ve adil bir şekilde yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Bir sigorta şirketi, her çeyrekte hazırladığı Ekonomik Görünüm raporunu 2026’nın ilk çeyreği için güncelledi. İran savaşını merkeze alan raporda şirketin uzman ekonomistleri, savaşın küresel ölçekteki olası ekonomik yansımalarını değerlendirdi. Raporda Orta Doğu’daki savaşın yarattığı zeminle, ABD ve Avrupa için daha düşük büyüme, daha yüksek enflasyon, artan mali baskı ve merkez bankaları açısından zorlu bir görünüm beklendiği bilgisi verildi. Küresel GSYH’nin yarım puan aşağı yönlü yenilendiğine ve 2026’da %2,6 olacağı tahminine yer verilen raporda; bu yıl enflasyonun 0,7 puan artışla ABD’de %3,2 ve Euro Bölgesi’nde 1,1 puan yükselmeyle %3 olacağı öngörüldü. Zaten ekonominin artık büyümesi değil, küçülmesi gerekiyor. Küçülürken de en alttakilere bu servetin aktarılması gerekiyor, nitekim Oxfam’ın yeni raporuna göre dünyanın en zengin bindebirlik kesimi, yaklaşık 2,84 trilyon dolarlık serveti vergi cennetlerindeki hesaplarda tutuyor ve bu miktar dünya nüfusunun en yoksul %50’sinin (4,1 milyar insan) toplam varlığını aşıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik”, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme, tarım arazilerinin hangi şartlarda kullanılacağını, hangi yapıların yapılabileceğini ve kaçak yapılaşmaya karşı hangi yaptırımların uygulanacağını ayrıntılı biçimde yeniden düzenledi. Yönetmeliğe göre tarım arazileri, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda sayılan istisnalar dışında, arazi kullanım planlarında belirlenen amaçların dışına çıkarılamayacak. Yani tarla, bağ, bahçe ya da diğer tarım arazileri keyfi biçimde konut, ticari tesis ya da farklı bir kullanım için değerlendirilemeyecek. Düzenlemenin en kritik bölümü ise tarımsal amaçlı yapılar ile izinsiz yapılaşmaya ilişkin hükümler oldu. Yönetmelik, “tarımsal amaçlı yapı” kapsamını da ayrıntılı biçimde tanımlıyor. 

Milyonu aşan nüfusuyla İstanbul’un en kalabalık ilçesi Esenyurt’un tek yeşil alanı olan Recep Tayyip Erdoğan Parkı’na yapılmak istenen İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne tepkiler büyüyor. Kayyum tarafından duyurulan kararın ardından imza kampanyası başlatan Esenyurtlular, Esenyurt Kent Konseyi öncülüğünde parkta bir araya gelerek eylem gerçekleştirdi. Hakkında yürütülen soruşturma gerekçesiyle görevinden uzaklaştırılan Esenyurt’un seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer, CHP, SOL Parti, EMEP, TİP ve çeşitli siyasi partiler ile demokratik kitle örgütlerinin de destek verdiği eylemde Recep Tayyip Erdoğan Parkı’nın yapılaşmasına karşı çıkılıyor. Park ilçede olası bir depremde toplanılabilecek nadir alanlardan. 

Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı ve bereketli tarım arazilerini korumak için verdiği mücadele sırasında tutuklanan İkizköy direnişçisi Esra Işık, Muğla Cezaevi'nden İzmir 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi'ne yani Şakran’a sevk edildi. Muğla'nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı ve bereketli tarım arazilerini korumak için verdiği mücadele sırasında tutuklanan İkizköylü Esra Işık, Muğla Cezaevi'nden İzmir'e sevk edildi. Sevk haberi öncesinde Muğla Cezaevi önünde düzenlenen geniş katılımlı destek eyleminde okunan mektubunda Işık, zeytinlikleri ve üretim alanlarını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğini vurguladı.