Dünya iklim değişikliğinin risklerine karşı hâlâ “hazırlıksız” durumda

-
Aa
+
a
a
a
Gezegenin Geleceği: 04 Mart 2026
 

Gezegenin Geleceği: 04 Mart 2026

podcast servisi: iTunes / RSS

Gezegenin geri dönüşü olmayan geniş çaplı bir hasara doğru ilerlediğine dair güçlü kanıtlara rağmen, Dünya iklim değişikliğinin risklerine karşı hâlâ “hazırlıksız” durumda. Bir grup uzman, Nature adlı bilim dergisinde yayımladıkları bir makalede, hükümetlerin ve vatandaşların sera gazı emisyonlarını azaltmanın aciliyetini anlamalarına yardımcı olacak “yetkili ve güncel bir iklim değişikliği risk değerlendirmesinin” dünyada bulunmadığı konusunda uyarıda bulundu. Küresel ısınmanın “çok büyük sonuçları” olmasına rağmen, uluslararası düzeyde koordine edilmiş ve zorunlu bir küresel risk analizi bugüne kadar hiç yapılmadı. Bu, politika tehdidin tam boyutunu hafife alabileceği, kaynakları etkili bir şekilde önceliklendiremeyeceği ve yanlış türde önleyici tedbirler uygulayabileceği anlamına geliyor. Yükselen sıcaklıkların etkileri şimdiden her bölgede görülmeye başlandı. Imperial College London ve London School of Hygiene & Tropical Medicine’deki araştırmacılar 854 Avrupa şehrini inceleyerek, iklim değişikliğinin geçen yaz tahmini 24.400 sıcak çarpması kaynaklı ölümün %68’inden sorumlu olduğunu tespit etti. 

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı geniş çaplı hava harekâtının ardından İran’ın misillemeleri ve ABD-İsrail’in saldırıları karşılıklı sürüyor. Hürmüz Boğazı, petrol ve doğal gaz ticaretinde kritik önemdeki bir geçiş yolu. Boğaz, ABD-İsrail’in saldırılarının ardından İran Devrim Muhafızları’nca kapatıldı. Dünyadaki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatının yaklaşık %20’sinin yapıldığı bu stratejik geçitteki kapanma, Avrupa başta olmak üzere doğal gaz fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluşturdu. Bu gelişmeler yenilenebilir enerjinin önünü çok daha açabilir mi?

WindEurope’un yeni yayımlanan Yıllık İstatistik Raporu’na göre, Avrupa 2025 yılında 19,1 GW yeni rüzgar enerjisi kapasitesi inşa ederek toplam rüzgar enerjisi kapasitesini 304 GW’a çıkardı. Almanya en fazla yeni kapasite (5,2 GW) inşa eden ülke olurken, onu Türkiye (2,1 GW), İsveç (1,8 GW) ve İspanya (1,6 GW) izledi. Geçtiğimiz yılki genişlemenin itici gücü yine karasal rüzgâr enerjisi oldu ve yeni kapasitenin %90’ı karada kuruldu. 2025 yılı, karasal rüzgâr enerjisi kapasitesine 17 GW’ın üzerinde yeni kapasite eklenmesiyle de rekor bir yıl oldu.

Bağlantılı bir şekilde İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’nin 2026’ya ağır su açığıyla girdiğini, meteorolojik kuraklığın hidrolojik ve tarımsal boyuta taşındığını belirterek, “Derin hidrolojik kuraklıktan çıkmak için en az 6-12 ay boyunca ortalamanın üzerinde yağış gerekir. Bu mümkündür ama mevcut tahminler bunu göstermiyor” dedi. Kadıoğlu, AA muhabirine, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) 2026 Ocak Standart Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendirdi. Kadıoğlu, Kuraklığın boyutunu anlamada SPI verilerinin kritik öneme sahip olduğuna işaret etti. Acil önlem alınmalı.

WWF-Türkiye 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü’nde WWF Akdeniz Deniz İnisiyatifi tarafından hazırlanan “Akdeniz’in Deniz Çayırı Mavi Ormanlarını Demirleme Etkilerinden Korumak” başlıklı raporu kamuoyuna sundu.  WWF Akdeniz Deniz İnisiyatifi  tarafından hazırlanan rapor, Akdeniz’de demirleme faaliyetlerinin deniz çayırları üzerindeki etkisini çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Rapor, 2024 yılına ait Otomatik Tanımlama Sistemi verilerinin analiziyle deniz çayırlarındaki durumu gözler önüne seriyor. Rapora göre 2024 yılı boyunca 179 binin üzerinde gemi, potansiyel olarak deniz çayırlarının bulunduğu alanlarda demirledi. Bu demirlemelerin yaklaşık yarısı 24 metreden büyük gemiler tarafından gerçekleştirildi. Analizler, Akdeniz genelinde 50 bin hektardan fazla Posidonia oceanica çayırı alanının demirleme faaliyetlerinden etkilenmiş olabileceğini gösteriyor. Bunun 30 bin hektardan fazlasının büyük gemilerden kaynaklandığı belirtiliyor. Akdeniz’e özgü bir deniz çayırı türü olan Posidonia oceanica, kıyı ekosistemlerinin en kritik habitatlarından biri olarak kabul ediliyor. 20 bin km²’yi aşan bir alana yayılan bu “mavi ormanlar”, balıklar için üreme ve yavrulama alanı sağlıyor, kıyıları erozyona karşı koruyor ve dalga enerjisini azaltarak doğal bir kıyı savunması oluşturuyor. Ancak bu habitatların en kritik rolü, “mavi karbon” depolama kapasitesi. Rapora göre Akdeniz’deki Posidonia çayırları yaklaşık 540 milyon ton karbon depoluyor. Bu miktar, yaklaşık 430 milyon aracın yıllık CO₂ emisyonuna eşdeğer bir karbon tutma kapasitesi anlamına geliyor. Buna karşın, son 50 yılda Akdeniz’deki deniz çayırlarının yaklaşık %34’ünün yok olduğu tahmin ediliyor. Raporda demirlemenin doğrudan fiziksel tahribat ve habitat parçalanmasına yol açtığı vurgulanıyor. Posidonia oceanica’nın yılda ortalama 1-6 santimetre büyüyebildiği göz önüne alındığında, oluşan hasarın doğal yollarla iyileşmesi 10 ila 15 yılı bulabiliyor.

CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan, Kartepe İlçe Başkanı Cihan Çakır, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve Kartepe Çevre Platformu temsilcileri ile birlikte Kartepe’de planlanan çelikhane ve haddehane projesi sahasında incelemelerde bulundu. Rızvanoğlu “Bugün burada doğa katliamına ‘dur’ demek için bulunuyoruz” dedi.