ABD Seçimleri ve Medya

-
Aa
+
a
a
a

Bugün Pennsylvania’da yapılan ön seçim oylaması Obama-Clinton yarışının dönüm noktası. Pennsylvania’nın bu denli önem kazanmasının pek çok nedeni var. Önce Clinton açısından. Clinton ekibi Pennsylvania’da gövde gösterisi yapıp, diğer eyaletleri ve son sözü söyleyecek olan süper delegeleri etkileme peşinde. Amerika’nın çökmekte olan imalat sanayinin kalelerinden biri olan Pennsylvania’da çalışan kesim Hillary Clinton’u destekliyor. Pennsylvania’daki eski  paranın, yani 20. Yüzyılda büyük servet yapmış ailelerin teveccühü de Clinton’a. Kısaca eğer Clinton ihtiyaç duyduğu hamleyi kendi kalesi sayılan Pennsylvania’da gerçekleştirirse hız kazanacak.  Yoksa delege sayısında önde olan Obama’nın şansı artacak. 

 

Obama’nın ‘Washington kültürü’ diye adlandırdığı kudret simsarlarının seçimleri etkileme ve  yönlerdirme mekanizması bütün gücüyle Pennsylvania’da çalışıyor. Bu mekanizmanın başını medya çekiyor. Geçtiğimiz hafta Pennsylvania’nın en önemli  kenti olan Philadelphia’da basın tarihine geçecek bir olay yaşandı.  ABC televizyonunun Philadelphia’da  düzenlediği Obama-Clinton arasındaki tartışma programı, Obama’ya siyasi linç operasyonuna dönüştü. Amerikalıları ekran başına toplayan programın sunucusu Charles Gibson ve Bill Clinton’un danışmanı George Stephanopoulos’tu. Zaten Stephanopoulos’un varlığı programın amacını ortaya koydu. Program yöneticileri ilk 45 dakikayı kişisel sorularla Obama’yı sıkıştırmak, yıpratmak için harcadılar. Bu tartışma programından sonra medyanın kendisi haber oldu. Amerikalılar son günlerde Obama-Clinton yarışını değil, medyanın ‘bayağılığını’ konuşuyor. Olayları izlemek yerine yönlendirmek isteyen bir medya var ortada…Bu refleksin en kötü örneği Irak Savaşı sırasında sergilenmişti. Amerikan medyası Irak’taki kitle imha silahları konusunda hükümetin söylediği yalanlara alet olmuştu. Demokratların aday belirleme mücadelesinde bu refleksin hala devam ettiği görülüyor.  

 

Pennsylvania ön seçimlerin yapılacağı büyük eyaletlerden birisi. Hâlâ başkan adaylarını belirleyememiş olan Demokratlar Pennsylvania seçimlerine gerektiğinden fazla anlam yüklemelerinin bir nedeni de süreci hızlandırmak.  Başkan adaylarını belirleyememiş olmaktan sıkıntı duyanlar dışarıya renk vermemek için ‘biz tartışarak, mücadele vererek adayımızı belirleyeceğiz’ şeklinde ucuz  formüllere sığınıyorlar. Oysa gerçek bu iyimser yorumu doğrulamıyor. Bu didişme yüzünden Demokratların kampanyasına Amerika’nın önemli siyasi, ekonomik ve sosyal  konuları yansımış değil. Yani ekonomik kriz ne olacak, konut krizine nasıl bir çözüm gelecek, globalleşmenin ortaya çıkarttığı yeni gerçeklerle nasıl baş edilecek, tekleyen eğitim sistemi nasıl modernleşecek... Kampanya sırasında bu hayati sorular sorulmuyor. Konuşulmuyor. Özellikle  Clinton kanadı, Obama’ya kişisel saldırıların dozunu artırarak yarıştan avantajlı çıkacağını sanıyor. Konuştuğum bazı Philadelphialılar, “Clinton’un kampanyası Cumhuriyetçiler’i örnek alıyor. Amerikan siyasi kültüründe Cumhuriyetçiler karalama kampanyalarının ustasıdırlar. Hillary Clinton bu yöntemle bir yere varamaz. Eğer Hillary Clinton Cumhuriyetçilerin taktiğini uygulayarak aday olursa, Kasım ayında başkanlık seçimini kaybeder. Çünkü Cumhuriyetçiler aynı taktiği Hillary Clinton’a uygular ve mahvederler “ diyorlar.

 

Bu arada ABC televizyonunun “Obama’ya yönelik siyasi linç operasyonu” ters tepmiş durumda. Obama-Clinton arasında kararsız kalan bazı Demokratlar dün bana medyanın kurduğu tuzağa düşmediklerini söylediler. Yani Obama’ya haksızlık edildiği görüşündeler ve bunun oylamada etkili olacağı kanaatindeler.

 

Pennsylvania seçimlerinin sonucu Demokratlar’ın kampanya dinamiklerini büyük çapta etkileyecek. Bu nedenle sinirler gergin. Hillary Clinton patlama yaparsa Philadelphia’dan başkanlık yürüyüşü başlatacak. Böylece Parti’ye ‘adaylık benim hakkım’ mesajını verecek. Barak Obama için ise Clinton’un kalesinde hatırı sayılır oranda oy almak yeterli olacak.