Uçuşların azalması atmosferdeki CO2 konsantrasyonunun düşmesini sağladı

-
Aa
+
a
a
a

Koronavirüs salgını koşullarında uçuşların azalması, sadece havanın temizlenmesine ve hava trafiğinin rahatlamasına değil, atmosferdeki CO2 konsantrasyonunun da düşmesini sağladı.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi kıdemli uzmanı ve iklim çalışmaları koordinatörü ve radyomuz programcısı Ümit Şahin, uluslararası hava trafiğini gösteren gerçek zamanlı uçuş takip sitesi Flightradar24.com’un verilerini paylaştı. Şahin son üç ay içinde uçuşlardaki azalmaya dikkat çekti. Koronavirüs salgını koşullarında uçuşların azalması, sadece havanın temizlenmesine ve hava trafiğinin rahatlamasına değil, atmosferdeki CO2 konsantrasyonunun da düşmesine neden oluyor. Analistler, küresel havacılık endüstrisi nedeniyle de petrol talebinde benzeri görülmemiş bir düşüşün ortaya çıkacağını kaydediyor. 

Japonya'da hedef 2050

Büyük bir Japon bankası 2050 yılına kadar yeni kömür enerjisi projelerinin finansmanını durduracağını ve tüm kömür kredilerini sona erdireceğini söylendi. Banka bu kararıyla birlikte Japonya’da tüm bankacılık hizmetlerini veren diğer en büyük iki bankayı da baskı altına almış oldu. 2050 hedefi ise, birçok kişi tarafından en kirli fosil yakıttan tamamen çekilmek için çok geç görülüyor. Tüm dünyada kömür santrallarına kredi sağlayan en büyük bankalardan biri, bu yıl Mart ayından itibaren kömür santralı projelerine verilen kredilerdeki 2,8 milyar dolar ödenmemiş bakiyesini 2030 yılına kadar yarıya indireceğini; 2050’ye kadar ise sıfırlayacağını açıkladı. Geçen ay banka yönetimine gönderilen bir hissedar kararı, bankadan faaliyetlerini Paris Anlaşması’yla daha uyumlu hizaya sokacak bir plan çizmesini ve hedefler koymasını talep etmişti. Şirket tarafından yapılan açıklamada, ​“İklim değişikliği finansal piyasa istikrarını etkileyebilecek en önemli küresel meselelerden biri. Çevreye ve iklim değişikliğine tepki vermek iş stratejimizde kilit bir konu” denildi.

Avrupa'da zeytin ağaçları tehdit altında

Avrupa‘da zeytin ağaçları ölümcül bir salgın hastalığın tehdidi altında. Yapılan yeni bir araştırma, “Zeytin Leprası” ya da “Zeytin Cüzamı“ adlı hastalığın salgının İtalya, Yunanistan ve İspanya‘daki tüm üretim alanlarını etkileyebileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar acilen önlem alınmaması halinde, geçen yıl bir milyon zeytin ağacının hastalık nedeniyle öldüğü İtalya‘da, gelecek 50 yıl içinde yaşanacak ekonomik kaybın beş milyar avroyu bulabileceği uyarısında bulundu. Çalışmada yapılması gerekenin salgının yayılmasının durdurmak ve zeytin korularının yeniden ekilmesi olduğu belirtildi. Acilen alınması gereken önlemlerin başında ise sağlıklı görünen zeytin ağaçlarının budanması geliyor. Guardian‘a konuşan Hollanda Wageningen Üniversitesi'nden Kevin Schneider, bu çekinceleri, zararlı bitki hastalıklarına olabildiğince hazır olmak için açık kılavuzlar ve protokoller olduğunu, ancak burada yer alan önlemlerin ekosistemi değiştirebileceği, bazılarının ise ağır ekonomik sonuçları olabileceğini söyleyerek açıklıyor. Schneider‘a göre bu nedenle önlemler doğru biçimde uygulanamıyor ve sonuç vermiyor. Schneider, etkilenen bölgelerdeki hükümetlerin, bilimsel tavsiyelere kulak vermesi gerektiğini, çiftçilerin de bilinçli olması ve alınan önlemlere sadık olması gerektiğini söyledi. 

"İklim zaferi olarak görülmesin"

Koronavirüs nedeniyle seyahat, iş ve sanayi üzerindeki benzeri görülmemiş kısıtlamaların, 2020’de küresel enerji sisteminden milyarlarca varil petrol, trilyonlarca metreküp gaz ve milyonlarca ton kömürü çekmesi bekleniyor. Guardian’dan Jillian Ambrose‘un aktardığına göre bu, fosil yakıt endüstrisinin CO2 emisyonlarında kaydedilen en büyük düşüşe yol açacak. İklim uzmanları, fosil yakıtlardan ve çimento üretiminden kaynaklanan küresel karbon emisyonlarının 2020’de, geçen yıl tahmin edilen 36,8 milyar ton karbondioksitten daha fazla artmasını bekliyordu.  Bunun yerine, emisyonlar yaklaşık on yıl içindeki en düşük seviyelerine, yani yaklaşık yüzde  5 veya 2,5 milyar tona kadar düşebilir. Ancak Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Dr. Fatih Birol, fosil yakıtlardan kaynaklanan emisyonlardaki keskin düşüşün, iklim zaferi olarak görülmemesi konusunda uyarıyor: ‘’Bu düşüş, iklim politikaları açısından doğru hükümet kararları sonucu değil, binlerce insanın geçim kaynaklarını kaybettiği ekonomik çöküş nedeniyle gerçekleşiyor. Emisyonların azalmasını görmek istememizin nedeni, daha yaşanabilir bir gezegen ve daha mutlu, daha sağlıklı insanlar istememiz.” Rystad’ın kıdemli uzmanı Erik Holm Reiso şunları söylüyor: “Koronavirüs pandemisi, enerji piyasaları için dünyanın toplam karbon emisyonları üzerinde önemli bir etkisi olacak, benzeri görülmemiş bir olay. Petrole talep, son olarak 2008’den 2009’a kadar olan mali kriz sırasında günde 1,3 milyon varil düşmüştü. Ancak Covid-19, petrol talebinin beş kattan fazla düşmesine neden olabilir” dedi.

Bu arada Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nin Uluslararası Yarışma ve Gaia Öğrenci Ödülü yarışması için başvurular açıldı. Bu yıl 7-11 Ekim tarihleri arasında yedincisi gerçekleşecek olan festivalin başvuruları 15 Mayıs’a dek sürecek. Ekim’de gerçekleşecek festivalde tüm gösterimler “ücretsiz” olacak. Belgesellerini paylaşmak isteyen yönetmenler, 1 Ocak 2016 tarihinden sonra çekilmiş ekoloji temalı belgeselleriyle 15 Mayıs Cuma gününe kadar festivale başvuruda bulunabilecekler. Festival Katılım Şartnamesi ve başvuru formuna  http://www.bifed.org  adresinden ulaşılabilir.