Standart altı kirliliğe maruz kalan genç bireylerin akciğerlerinde sorun yaşanıyor

-
Aa
+
a
a
a

Düsseldorf’taki IUF-Leibniz Çevresel Tıp Araştırma Enstitüsü’nün Avrupa Solunum Derneği’nin (ERS) uluslararası kongresinde yayımladıkları çalışma çocukların bir yaşındayken, AB kirlilik standartlarının altındaki hava kirliliğine maruz kalmasının bile, altı ila 15 yaşları arasındayken akciğer gelişimlerinde sorunlara yol açtığını gösteriyor.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Düsseldorf’taki IUF-Leibniz Çevresel Tıp Araştırma Enstitüsü’nün Avrupa Solunum Derneği’nin (ERS) uluslararası kongresinde yayımladıkları çalışma çocukların bir yaşındayken, AB kirlilik standartlarının altındaki hava kirliliğine maruz kalmasının bile, altı ila 15 yaşları arasındayken akciğer gelişimlerinde sorunlara yol açtığını gösteriyor. Araştırmada yer alan Dr Qi Zhao, “Bu çok endişe verici çünkü çalışma, yaşamın ilk yılında akciğerlere verilen hasarın hayat boyunca solunum sağlığını etkileyebileceğini öne sürüyor” dedi. Araştırmacılar, bebeklere etki eden kirlilik seviyesinin yükseldikçe, akciğer fonksiyonlarının da büyüdükçe kötüleştiğini buldu. Üstelik sonuç astım olan çocuklarda daha da kötü. Kongrede sunulan bir ikinci çalışma ise düşük seviyelerde kirliliğe maruz kalan yetişkinlerin astım olma olasılığının da daha yüksek olduğunu gösteriyor. Kopenhag Üniversitesi’nden Shuo Liu konferansta şunları söyledi: “Nispeten düşük maruz kalma seviyelerinde bile astımla bir bağlantı bulmuş olmamız, hava kirliliği için güvenli bir eşik olmadığını gösteriyor. Bu, astım vakalarını önlemek istiyorsak hava kirliliği ile ilgili düzenlemelerimizin daha sıkı olması gerektiğine dair güçlü bir kanıt niteliğinde” Çevre yardım kuruluşu Küresel Eylem Planı’nın (GAP) ortak CEO’su Chris Large ise “Bu araştırma, düşük hava kirliliği seviyelerinin bile insanların yaşamları boyunca korkunç bir etkiye sahip olabileceğini daha da net olarak gösteriyor” dedi.

Bu yıl 1944 orman yangını çıktı

Orman Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, Türkiye’de bu yıl 1944 orman yangını çıktı. Yangınlarda 6492 hektar alan kül oldu. 2019 yılında ise aynı dönemde 1432 yangın çıktı, 8524 alan kül olmuştu. OGM verilerine göre, yangına ilk müdahale süresi ortalama 12 dakika olarak gerçekleşti. Adana’nın Kozan ilçesi Kuyubeli mevkisi ormanlık alanında 23 Ağustos’ta birçok farklı noktada çıkan yangında ise yaklaşık 200 hektar alan yandı. 25 Ağustos’ta kontrol altına alınan ve bu sene çıkan en büyük yangın olan Kozan yangınında tedbir amaçlı 900 hane boşaltıldı. 

Demokratlar'dan iklim değişikliği planı

ABD Senatosu’nda Demokratlar, hükümeti 2050 itibarıyla seragazı emisyonlarını ortadan kaldırmak için yılda 400 milyar dolardan fazla harcamaya çağıran bir iklim değişikliğiyle mücadele planı açıkladı. Plan, Demokratların ABD’nin küresel ısınmayla nasıl mücadele edebileceğini detaylandıran bir dizi planın sonuncusunu oluşturuyor. Demokratların İklim Krizi Özel Komitesi’nin 260 sayfalık raporunda, planın temiz enerji üretimi ve yeni teknolojiler için araştırma ve geliştirme gibi alanlarda en az 10 milyon iş yaratmayı hedefleyeceği yer alıyor. 

6 ceylan için dava

Urfa’da dokuz ceylanın öldürülmesine ilişkin “Şanlıurfa İli Kızılkuyu Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Eyyübiye Altınbaşak Genel Avlağı” ihalesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Şanlıurfa İdare Mahkemesi’ne başvuruldu. Bianet’in aktardığına göre başvuruda nesli tehlike altındaki ceylanların öldürülmesinin paraya çevrilmesi işlemi kamu düzenine aykırı bir işlem olarak nitelendirildi ve “Kamumun zorlayıcı gücü öldürme eylemini kapsamamakta” denildi. Başvuruda ayrıca ihale usulü yönünden de hukuka aykırılık olduğu ifade edildi. İhale kararı ile idari işlemin uygulanmaya konulması halinde önlenemez ve telafi edilemez zararların meydana geleceği belirtilerek, ihalenin iptali ve yürütmenin durdurulması talep edildi. Dava dilekçesinden öne çıkan ifadeler şu şekilde: Anayasa‘nın temel haklarından olan yaşam hakkının her canlı için uygulanabilmesi, özellikle kamu gücünün kullanılarak yapılan idari işlemlerin neticede insanlığa, doğaya, çevreye ve en önemlisi can sahibi olan her varlığın yaşam hakkının ihlaline yönelik işlemin özellikle yasal kılıf bulunarak ihaleye çıkarılması, ekonomik ve turizm kaygısıyla yapılan hukuka aykırı bu işlem için yasal yollara müracaat etme görevi en başta vatandaşlık ve en önemlisi insanlık görevi. Bir canlının, özellikle nesli tükenmekte olan ve uzun süredir koruma altında tutulan ceylanların, “Ceylan Kotasının Avlattırılması” adı altında öldürülmesi eyleminin ihaleye açılması hem insanlık adına utanç verici bir eylem, hem de hukuka aykırı bir işlem. Başvuruda ayrıca kamunun görevinin doğal yaşamı korumak ve yaban hayatını desteklemek olduğu belirtildi ve bozulan ekolojik dengenin korunması için acil olarak önlem ve tedbirler alınması gerektiği ifade edildi: Halen Yaban hayatında, doğal yaşam alanlarında, hayvanların gerçek yuvalarında yaşayan yaban hayvanlarını katletmek için ihaleler açmak kamu hizmeti değil. Hele ki; korunmasız yaban hayata tüfekle son verme kararı bir kamu hizmeti değil. Başvuruda Eskişehir 1. İdare Mahkemesi, Bursa 2. İdare Mahkemesi ve Kastamonu İdare Mahkemesi tarafından av ihaleleri hususunda verilen yürütmeyi durdurma kararlarına da atıf yapıldı.

Öte yandan krizler çağında, başta iklim krizi, ekolojik kriz ve demokrasi krizleri olmak üzere, yüz yüze kaldığımız tüm sorunlara, ütopyalardan beslenen çözüm önerileri bulunuyor. Farklı alanlarda mücadele edilse de, ortak pek çok nokta ve talepler var. Yeşil Düşünce Derneği, bu nedenle herkesi, COVID-19 kriziyle yüz yüze kalınan bu günlerde, hep birlikte tanışmaya, deneyim paylaşmaya, güç vermeye, Yeşil Kamp Dijital’de, “Krizler Çağı: Ütopyalar, Distopyalar ve Kesişimler” teması ile buluşmaya davet ediyor. Kamp boyunca gerçekleşecek etkinliklerin tamamı YouTube kanalında, belirtilen saatlerde yayımlanacak. Ayrıntılı bilgi için Yeşil Düşünce Derneği web sitesi.