Rapor: Bugünün küresel enerjisinin yarısından azı 2050’deki küresel nüfusun tamamına yeter

-
Aa
+
a
a
a

Leeds Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen araştırma, 2050 yılında yeterli yaşam standartlarının -yani barınma, hareketlilik, gıda ve hijyen gibi tüm temel insan ihtiyaçlarının karşılanması ve aynı zamanda modern, yüksek kaliteli sağlık, eğitim, bilgi teknolojisine erişimlerin - sağlanması için gereken enerji kaynağını tahmin ediyor.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Leeds Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen araştırma, 2050 yılında yeterli yaşam standartlarının -yani barınma, hareketlilik, gıda ve hijyen gibi tüm temel insan ihtiyaçlarının karşılanması ve aynı zamanda modern, yüksek kaliteli sağlık, eğitim, bilgi teknolojisine erişimlerin - sağlanması için gereken enerji kaynağını tahmin ediyor. Global Environmental Change dergisinde yayımlanan bulgular, bugünün küresel enerjisinin %40’ından daha azı karşılığında 2050 itibarıyla ulaşılması beklenen 10 milyarlık küresel nüfusun tamamına yeterli yaşam standartlarının sağlanabileceğini ortaya koyuyor. Bu küresel enerji tüketimi seviyesi, nüfusun sadece üç milyar olduğu 1960’lardaki ile aşağı yukarı aynı. Bulgular sadece yeterli bir yaşam sağlamak için gerekli enerjinin tamamen temiz kaynaklarla karşılanabileceğini göstermekle kalmıyor, aynı zamanda küresel tüketimi sürdürülebilir seviyelere indirmenin modern konforun sonlanacağı ve “karanlık çağlara dönüş” olacağı iddialarını da çürütüyor.

Avrupa sivrisineklerin taşıdığı hastalıklara karşı kırılgan

İklim krizi nedeniyle, günümüzde tropikal enlemlerle sınırlı olan birçok sivrisinek türünün özellikle Avrupa'daki yeni ılıman bölgelere yayılması bekleniyor. Bu hastalıklar arasında dang humması, Chikungunya ateşi ve Zika virüsü yer alıyor ve bu hastalıklara karşı Avrupa özellikle kırılgan olarak değerlendiriliyor. Yeni bir araştırmaya göre, sera gazı emisyonları artmaya devam ederse, 2080 yılı itibarıyla 400 milyonu Avrupa’da bulunan yaklaşık bir milyar insanın bu türler yoluyla bulaşan viral hastalıklara maruz kalacağı belirtiliyor. Avrupalı kurumlardan oluşan bir konsorsiyum, Mosquito Alert isimli akıllı telefon uygulamasını kamuoyuna tanıttı. Uygulama vatandaşların, bölgelerindeki sivrisineklerin fotoğraflarını çekmesine ve böylece bilim insanları ile kamu yetkililerinin tehlike arz edebilecek türlerin varlığını izlemelerine imkân sağlıyor. Uygulama son beş yıldır İspanya'da başarıyla kullanılıyor ve şimdi aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 17 Avrupa ülkesinde kullanıma sunuluyor. Türkiye'den projeye emek veren Hacettepe Üniversitesi'nden Filiz Günay, "İstilacı sivrisinek türlerinden kaplan sivrisineği Aedes albopictus, son 50 yıldır Avrupa’ya insan eliyle taşınmış, yıllar içinde ılıman Akdeniz ülkelerinde yayılmayı sürdürdü. Türkiye’de ilk kez 2011 tespit edilen tür, benzer yollarla ülkemize taşınan sarı humma sivrisineği Aedes aegypti ile birlikte 2015 yılında Doğu Karadeniz Bölgesi’nden başlayarak kıyı boyunca yayıldı. Söz konusu türlerin iklim değişikliği nedeniyle daha geniş alanlara yayılması riski bulunsa da, bu türlerin bir ülkeden diğerine geçişi için en önemli parametre ithalat/ihracat yoluyla malzeme transferi sırasında yumurtalarının taşınması. Böylelikle küreselleşmenin ve seyahatin artışı ile bağlantılı olarak çağımızın sorunu olan istilacı türlere birkaçı daha eklendi. Mosquito Alert'in yardımıyla bu sivrisineklerin çevremizde nerelerde ürediğini öğrenmek, bu alanları yok etmek, bu konuda farkındalık yaratmak, en önemli adımlardan biri olacak" dedi.  

Gölet turizm nedeniyle kurudu

Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği ekibi, kendilerine gelen bir ihbar sonucunda cuma günü Uludağ Baraklı ve Kocayayla‘da incelemelerde bulundu. Doğader Genel Sekreteri Sedat Güler göletin turizm nedeniyle kuruduğunu söyledi. 2017 yılında Kocayayla’da, Baraklı göletinin 5 km. mesafedeki 10 bin ağacın kesilmesine yol açan gölet inşaatına; Doğader ve Bursa Barosu olarak dava açtıklarını hatırlatan Güler, projeyi planlayanların mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararını hiçe saydıklarını ve imar planında değişiklik yaparak açılan davayı geçersiz kıldıklarını söyledi.

Bazı tarım zehirlileri Türkiye'de yasaklanıyor

Yeşil Gazete’den Elif Ünal’ın haberine göre, bir tarım zehri şirketine ait özellikle yabani otların öldürülmesi için kullanılan bazı tarım zehirlerinin kullanımı Türkiye’de de yasaklanıyor. Türkiye’de de özellikle internet üzerinden çokça satılan bu maddelerin yasaklanması için Avukat Senih Özay, Tarım ve Orman Bakanlığı’na çevreye ve insan sağlığına zararlı olan kanserojen glifosat maddesini içeren bu ürünlerin toplatılması, kullanımının yasaklanması ve ruhsatının iptal edilmesi için başvurmuştu. Bakanlığın talebi kabul etmemesi üzerine dava açıldı. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi, Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve Türk Onkoloji Derneği’nden alınan görüş yazıları neticesinde mahkeme; “ilacın toplatılmasına, kullanımının yasaklanmasına ve ruhsatının iptaline” hükmetti. Müthiş bir haber.

Bursa Büyükşehir Belediyesi yenilenebilir enerjiye geçiyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi, yenilenebilir enerji kaynakları alanındaki çalışmalarına güneş enerjisini de ekliyor. Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği kapsamında enerji tüketiminin %100’ünün yenilenebilir kaynaklardan sağlanması hedefi doğrultusunda, Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşlarının öz tüketiminin GES’lerden karşılanmasına yönelik faaliyetlere başlandı. Bu anlamda Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu - Türkiye Bölümü (GÜNDER) arasında işbirliği protokolü imzalandı. Bu kapsamda; öncelikli olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi yeni binası çatısı ile açık otoparkına, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi çatısı ile açık otoparkına ve Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi çatısına GES yatırımları yapılacak. İlerleyen zamanlarda ise Büyükşehir ile bağlı iştiraklere yönelik yenilenebilir enerji yatırım kapasiteleri genişletilecek.

Avustralya'dan tarihi adım

Avustralyalı Nuh'un Gemisi çevre koruma örgütününde içinde bulunduğu bir koalisyon, etobur keseli sansargiller familyasından gelen Tazmanya canavarlarından bir grubu, Sidney kentinin kuzeyindeki Barrington Tops Ulusal Parkı yakınında 400 hektarlık bir alana saldığını duyurdu. Avustralyalı Nuh'un Gemisi Başkanı Tim Faulkner, Temmuz’da ve Eylül’de 26 Tazmanya canavarını Avustralya anakarasında doğaya salmalarının, 1990'larda ABD'de kurtların Yellowstone Ulusal Parkına geri dönüşünün sağlanmasıyla kıyaslanabilecek tarihi bir adım olduğunu söyledi.