Ölümcül nem ve sıcaklık olayları son 40 yılda iki katına çıktı

-
Aa
+
a
a
a

Bilim insanları; Asya, Afrika, Avustralya, Güney Amerika ve Kuzey Amerika bölgelerinde daha önceden saptanmamış ölümcül hava durumu olaylarını tanımladı.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

İklim Haber’den Çisil Sevinç’in çevirisinde, yeni yayımlanan bir araştırmanın sonuçlarına göre bilim insanları; Asya, Afrika, Avustralya, Güney Amerika ve Kuzey Amerika bölgelerinde daha önceden saptanmamış ölümcül hava durumu olaylarını tanımladı. Yüksek nem oranı, kuru sıcaklardan çok daha tehlikeli çünkü vücutta hayati önem taşıyan ve serin kalmayı sağlayan terleme sistemini bozuyor. Science Advances adlı dergide paylaşılan çalışmaya göre, 1979 – 2017 yılları arasında yaşanan ölümcül nem ve sıcaklık olayları iki katına çıktı ve artık daha sık ve yoğun yaşanıyor. ABD’nin Güney Doğu kıyılarında Teksas’tan Florida’ya kadar olan kesim aşırı hava olaylarından pek çok kez etkilendi ve en derin darbeleri New Orleans, Biloxi ve Mississippi aldı. En aşırı olaylar, sıcaklık ve nem kombinasyonunun teorik açıdan insanlığın hayatta kalma seviyesini 14 kez aşmasıyla Basra Körfezi’nde yaşandı. Önceki tahminler, bu tür aşırı hava olaylarının yüzyılın sonlarında ve çoğunlukla nemin zaten sorun olduğu dönence ve dönence altı bölgelerinde gerçekleşeceğini gösterdiği için, olumsuz yeni bulgular bilim insanlarını hazırlıksız yakaladı. Columbia Üniversitesi’nden başyazar Colin Raymond, “Önceki araştırmalar bu olayların onlarca yıl sonra gerçekleşeceğini tahmin ediyordu ancak yeni çalışma bu olayların günümüzde yaşandığını ortaya koyuyor. Aşırı olayların süreleri uzayacak ve küresel ısınmaya bağlı olarak etki ettikleri alanlar da genişleyecek” dedi. Araştırma yazarlarından Radley Horton, “Gerçek bir taşma noktasına düşündüğümüzden de yakın olabiliriz” dedi.

İklim krizine yönelik plan güçlendiriliyor

Avrupa Parlamenterleri, Avrupa Komisyonu tarafından daha önce önerilen iklim krizine yönelik planı güçlendirmeye hazırlanıyor. Parlamentoya sunulması planlanan taslak metinde, üye ülkelere yönelik kısa vadede karbon emisyon salım hedeflerinin güçlendirilmesi ve 30 yıl içerisinde tüm üye ülkelerin karbon nötr hale gelmesi amacıyla bağlayıcı taahhütler talep ediliyor. Euronews’in haberine göre, Reuters’in ulaştığı metni kaleme alan İsveçli Avrupa Parlamenteri Jytte Guteland, küresel ısınmadan dolayı yıkıcı sonuçlarla karşılaşmamak için bilim insanlarının araştırmaları doğrultusunda hedeflerin tutturulması gerektiğini söyledi. AB’nin yürütme organı Avrupa Komisyonu, COVID-19 salgını başlamadan önce Mart ayında iklim krizini önlemek amacıyla konuyla ilgili önerilerde bulunmuştu. Avrupa Komisyonu, 2050 yılında karbon nötr hedefini tutturamayan bazı ülkelere kolaylıklar sağlanabileceğini duyurmuştu. Avrupa Parlamentosu ise üye ülkelere yeşil ekonomiye geçiş konusunda bağlayıcı taahhütler talep etmeye hazırlanıyor. Tüm üye ülkeleri bağlayıcı bir şekilde karbon nötr hale getirmeyi amaçlayan yasa tasarısının yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamenterlerinin ve 27 AB devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getiren Avrupa Birliği Konseyi’nin onayı gerekiyor.

Deniz seviyesi değişiklikleri modelleri

Singapur’daki Nanyang Teknoloji Üniversitesi’nden (NTU) bilim insanları, 100’den fazla uluslararası uzmanın, iki iklim senaryosuna göre küresel ortalama deniz seviyesi değişiklikleri projeksiyonlarını modelledi. Küresel ısınma artışının 2 derece ile sınırlandırıldığı düşük emisyon senaryosunda, uzmanlar 2100’de 0,5 metrelik, 2300’de 0,5 metre ile 2 metrelik bir artış tahmin ediyorlar. Küresel ısınmanın 4.5 derece arttığı yüksek emisyon senaryosunda ise, 2100’de 0.6 metre ile 1.3 metrelik, 2300’de ise 1.7 metre ile 5.6 metrelik bir artış tahmininde bulunuluyor. Nature dergisinde yayımlanan çalışma, Antarktika ve Grönland’daki eriyen buz sahanlığının, dünyadaki en büyük kara bazlı buz rezervuarları olarak küresel ortalama deniz seviyesinin yükselmesine “en büyük potansiyel katkı sağlayanlar” olduğuna dikkat çekiyor. Çalışmaya liderlik eden Profesör Benjamin Horton, “Deniz seviyesi projeksiyonlarının karmaşıklığı ve çok sayıda ilgili bilimsel yayın, politika yapıcıların bilime dair genel bir fikir edinmelerini zorlaştırıyor. Bu genel fikri elde etmek için, gelecekteki senaryoların daha geniş bir resmini sunan ve politika yapıcıları gerekli önlemleri hazırlayabilmeleri için bilgilendiren uzmanlar faydalı olacak” dedi. 

Kanal İstanbul'de 'yerinde inceleme'

İstanbul 10. İdare Mahkemesi, Kanal İstanbul'un ÇED Raporuna karşı açılan ve daha sonra birleştirilen dosya hakkında yerinde inceleme kararı verdi. Mahkeme “Uyuşmazlığın, teknik yönden açıklığa kavuşturulabilmesi için alanında uzman bilirkişilerin görüşüne başvurulması gerekli görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra bir karar verilmesine” hükmetti. İBB, siyasi partiler ve çeşitli sivil toplum örgütleri, ÇED raporunun iptali ve yürütmenin durdurulmasını talep etmişlerdi.

“Nasıl bir Hayvan Hakları Yasası”

Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), Hayvan Hakları Yasası’na dair yasama sürecini takip eden aktivistlerin taleplerini bir video dizisinde topluyor. Hayvanlarla ilgili birçok konuyu ele alan video serisi “Nasıl bir Hayvan Hakları Yasası” sorusuna yanıt arıyor. Hayvan Hakları Aktivistleri bu konuları, mevzuattaki 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu Raporu’ndaki taleplerle önerilerle kıyaslıyor ve kendi taleplerini dile getiriyor. Hayvan Hakları İzleme Komitesi, konuya ilişkin yaptığı yazılı basın açıklamasında, “Virolog ve iklimbilimcilerin pandemiye neden olan virüsün hayvan sömürüsünden kaynaklandığını belirtmesine rağmen gündem Covid-19 pandemisiyken Hayvan Hakları Yasasını gündeme getirmenin zamanı olmadığını düşünenler olabilir” dedi ve ekledi: “Hayvan hakları aktivistleri beklerse, her daim gündemi yoğun olan Türkiye’de konu hiçbir zaman hayvanların haklarına gelmeyebilir. Dahası, evlerde kalmaya ve sosyal izolasyonu sürdürmeye çalıştığımız bugünlerde hayvan hakları ihlali tüm hızıyla sürüyor” dendi.