Kurak geçen sezon ve iklim değişikliği nedeniyle Muğla'da çam balı üretiminde düşüş

-
Aa
+
a
a
a

Dünya çam balı üretiminin merkezi durumundaki Muğla’da bu yıl kurak geçen sezon ve iklim değişikliği nedeniyle çam balı üretiminde %35-40’lık üretim kaybı var.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Dünya çam balı üretiminin merkezi durumundaki Muğla’da bu yıl kurak geçen sezon ve iklim değişikliği nedeniyle çam balı üretiminde %35-40’lık üretim kaybı var. Ağustos ayında yapılması gereken birinci kesim bal hava şartlarının kurak gitmesi nedeniyle yapılamadı. Türkiye Arıcılar Birliği (TAB) Başkanı Ziya Şahin, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım dönemi olmak üzere üç defa çam balı kesimi yapıldığını, Ağustos ayında ise kuraklık nedeniyle bu kesimin yapılamadığını söyledi. 

Yangın sayısı ve süresi artıyor

WWF tarafından hazırlanan yeni rapor “Yangınlar, Ormanlar ve Gelecek: Kontrolden Çıkan Bir Kriz” raporuna göre, dünya genelinde yangın sayısı ve süresi giderek artıyor. BBC Türkçe’nin haberine göre, orman yangını mevsiminin ortalama uzunluğu, artan aşırı sıcaklar ve değişen iklim koşulları nedeniyle son 35 yılda %19 oranında arttı. Rapora göre, yangınların en önemli iki nedeni, insanlar ve iklim değişikliği. Avrupa’daki orman yangınlarının %95’i ihmallerden kaynaklanırken, tropikal bölgeler başta olmak üzere, dünyanın büyük bölümünde kasıtlı olarak çıkarılıyor. Raporda, dünya genelindeki orman yangınlarının %75’inden insanların doğrudan sorumlu olduğu vurgulandı. WWF Orman Uzmanı Merijn van Leuwen’e göre, yangınların bir kısmı, bilinçsizce yapılan insan hataları ya da ihmaller sonucu meydana gelse de, büyük bölümü insanlar tarafından kasıtlı olarak çıkarılıyor. Van Leuwen, orman yangınlarının bazı ülkelerde ekonominin bir parçası haline geldiğini vurguluyor. Tarım, hayvancılık ve diğer ekonomik nedenlerle yangınlar çıkarıldığına işaret eden Hollandalı uzmana göre, Endonezya ve Brezilya’daki orman yangınlarının arkasında genellikle büyük şirketler bulunuyor. 

'Kara Rapor 2020'

Doğa koruma ve sağlık alanında çalışan 16 sivil toplum kuruluşunun temsil edildiği Temiz Hava Hakkı Platformu, ‘Kara Rapor 2020: Hava Kirliliği ve Sağlık Etkisi’ raporunu açıkladı. Raporda, Türkiye’deki hava kirliliği ve sağlık etkisi çalışmaları kapsamında 4 yıllık bir değerlendirme yapıldı. Ayrıca raporda, kirlilik azaltılsaydı önlenebilecek ölümlere ilişkin rakamlar, Covid-19 gibi virüslerle hava kirliliği ilişkisi ve çözüm önerileri de belirtiliyor. Temiz Hava Hakkı Platformu, ‘Kara Rapor 2020: Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri’ çalışmasını yayınladı. Rapor, Türkiye’nin dört yıllık hava kirliliği ve  bu kirlilikten kaynaklanan önlenebilir can kayıpları verilerine odaklanıyor.

Fosile yatırıma devam ediyorlar

Oxford Üniversitesi’nin yeni bir araştırmasına göre dünyadaki 10 elektrik dağıtım şirketlerinden sadece biri, fosil enerji santral kapasitelerini artırmak yerine yenilenebilir enerjiye yatırım yapıyor. 3000’den fazla dağıtım şirketiyle yapılan araştırma, seragazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik uluslararası çabalara rağmen çoğunun fosil yakıtlara yatırım yaptığını ve bazılarının kirletici enerji santrallarının çalışma alanlarını genişlettiğini gösteriyor. Çoğu devletin olan dağıtım şirketleri, son yıllarda portfolyalarında çok az değişiklik yapmış. Nature Energy’de yayımlanan araştırmaya göre şirketlerin sadece %10’u yenilenebilir enerji kapasitesini, doğalgaz ve kömür enerji kapasitelerini artırdıklarından daha hızlı artırıyor. Yenilenebilir enerji büyümesini öncelik haline getiren şirketlerin %60’ı fosil yakıt portfolyalarını da eş zamanlı olarak büyütmekten vazgeçmedi ve bu şirketlerin kalan sadece %15’i kömür ve doğalgaz kapasitelerini aktif olarak küçültüyor. 

115 ülkeden iklim eylem planı sözü

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Üzerine Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) yıllık raporunu yayınlandı. Rapor, UNFCCC altında edinilen kazanımları, ve bu çerçevede yapılan aktivitelerin Çerçeve Sözleşme’nin, Paris İklim Anlaşması‘nın ve Kyoto Protokolü‘nün, uygulanmasına etkilerini inceliyor. BM Genel Sekreteri António Guterres, “COP26’nın ertelenmesi iklim eyleminin ertelenmesi anlamına gelmemeli, ülkeler hala acil bir şekilde azaltım, adaptasyon ve finans konularında hedef yükseltmeliler ve bu da geleceğimizde yeri olmayan endüstrilere desteği sonlandırmak anlamına geliyor” dedi. Hükümetlerin, kuruluşların, işletmelerin ve bireylerin karbondioksit emisyonlarını azaltan projelerden karbon kredisi satın almalarını ve böylece karbon ayak izlerini düşürmelerini sağlayan karbon piyasalarının incelendiği araştırmada bir yıl içerisinde 55 ülkenin bu mekanizmaya dahil olduğu belirtildi. 121 taraf, 14 bölge, 398 şehir, 786 işletme ve 16 yatırımcının 2050 yılına kadar net sıfır karbondioksit emisyonu için çalışmayı taahhüt ettiği belirtildi. Ayrıca 114 ülkenin 2020’de iklim eylem planlarını geliştirme sözü verdiği söylendi.

Çanakkale'de mücadele için yeni platform

Çanakkale’deki termik santrallere karşı mücadele etmek için yeni bir platform kuruldu: Biga Ekoloji ve Yaşam Platformu. Oluşum, bölgedeki mevcut beş santralin kapatılmasını yeni yapılmak istenen termik santrallerin projelerinin ise iptal edilmesini talep ediyor. Platformun kurulum aşamasının tamamlandığını duyuran Hülya Kurt “Termiklerin yıkıcı etkisine karşı Kazdağı Dayanışma Platformu‘ndan bir grup arkadaş ile bir araya gelerek planladığımız çevre ve sivil toplum örgütlerinin destekleriyle ilçemizde Biga Ekoloji ve Yaşam Platformunu, İDA Dayanışma Derneği ve Çan Çevre Derneği katkılarıyla kurmuş bulunmaktayız” bilgisini paylaştı. Biga Ekoloji ve Yaşam Platformu, termik santralleri protesto etmek amacıyla 6 Eylül’de Karabiga’da Antik Kent önünde, 7 Eylül’de Çanakkale Adliyesi önünde basın açıklaması düzenleyecek.