JES sondajı patlayan şirket çalışmaya devam ediyor: "Bu cesareti nereden buluyorlar"

-
Aa
+
a
a
a

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Aydın’daki JES sondajlarının patlamasıyla şirketin faaliyetleri durdurulmuş olmasına rağmen çalışmaya devam ettiğinin ortaya çıkması üzerinde yazılı bir açıklama yaptı.

Fotoğraf: Ferdi Uzun/AA
Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Aydın’daki JES sondajlarının patlamasıyla şirketin faaliyetleri durdurulmuş olmasına rağmen çalışmaya devam ettiğinin ortaya çıkması üzerinde yazılı bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, yapılan hukuksuz sondaj çalışmaları kastedilerek Aydın Valisi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na “şirketler bu cesareti nereden buluyor?” sorusu yöneltildi. Efeler ilçesine bağlı Yılmazköy’de jeotermal santralde 1 Mayıs tarihinde sıcak su patlaması meydana gelmişti. Köye 100-200 metreye yakın alanda 160 derece sıcaklığında su patlamanın ve tazyikin etkisi ile fışkırmış ve etrafa hidrojen sülfür gazı yayılmıştı. Rüzgarın etkisiyle yayılan sıcak sular çevredeki incir bahçelerine zarar vermişti. Daha sonra santralin devam eden yargı süreci nedeniyle mühürlendiği ve çalışma yapmasının yasak olduğu ortaya çıkmıştı. 

Bakteriler kayaları toprağa dönüştürüyor

Yeni bir deney, bakterilerin kayaları toprağa dönüştürdüğüne dair kanıt buldu. Bilim insanları uzun zamandır mikroorganizmaların kayayı toprağa dönüştürmede yer aldıklarına inanıyorlardı. Ancak süreç bir laboratuarda gözlemlenemeyecek kadar yavaş gerçekleşiyordu. Bunun üzerine araştırmacılar, kuvars diyorit adı verilen hava koşullarına dayanıklı bir kaya ile işe başladılar ve bozunumu daha da hızlandırmak için toprakla iyice sıvadılar. 30 ay sonra, steril tutulan numuneler keskin, pürüzsüz kenarları korurken, bakterilere maruz kalanlar düzensiz ve çukurlaşmış görünüyordu. 

'İklim hedefleri yumuşamamalı'

Avrupa Birliği (AB) milletvekilleri yaptıkları açıklamada koronavirüs salgının blokun uzun dönemli iklim hedeflerini yumuşatmaması gerektiğini söylediler. Avrupa ekonomik bir gerileme ile karşı karşıya ve hükümetler ekonomilerin çökmemesi için nakit para akışını hızlandırıyor. Avrupa Komisyonu ise iklim hedeflerini geri çekmeme taahhüdünde bulundu. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, AB’nin Yeşil Düzeni kullanarak bloğun ekonomik iyileşmesinin sağlayacağını söyledi. AB milletvekilleri, bloktaki yüksek karbonlu bölgelerin fosil yakıtlardan uzaklaşmasına yardımcı olmak için planlanan 7,5 milyar euro değerindeki Adil Geçiş Fonu’na (Just Transition Fund) dair bir tartışma kapsamında geçtiğimiz gün 2050 hedefini ele aldı. Parlamento’nun fona dair tartışmalarında Çek milletvekili Alexandr Vondra, salgın nedeniyle 2050 iklim hedefinin ertelenmesini önerdi. Ancak hedefin ertelenmesi fikri parlamentoda tartışılmasına rağmen destek bulmadı. 705 AB milletvekilinin 432’sini oluşturan, parlamentodaki en büyük üç siyasi gruptan milletvekilleri 2050 hedefinin korunmasını destekledi. Macaristan milletvekili Sandor Ronai, “Kimilerinin, koronavirüsün ekonomi üzerindeki etkilerinden ötürü bu hedefi ertelemek istemesini anlıyorum. Ancak bana göre bu salgın, Avrupa Yeşil Düzeni’ni temel alarak ekonomilerimizi dönüştürmek ve yeniden inşa etmek için bir fırsat” dedi.

150 yıl sonra boz ayı görüldü

İspanya‘nın kuzeybatısının az nüfuslu bir bölgesinde 150 yıl sonra ilk kez bir boz ayı görüldü. Ayı, Galiçya‘nın Ourense bölgesindeki Invernadeiro Ulusal Parkı‘nda Montaña ou Morte (Dağ ya da Ölüm) filminin çekimi için kurulan kamera tuzakları tarafından görüntülendi. Bölgede kurtlar, geyikler ve vahşi domuzlar yaşadığı biliniyordu ancak uzun süredir hiç boz ayı görüntülenmemişti. Park görevlileri ayının Sierra del Caurel dağlarından geldikten sonra kışı parkta geçirdiğine inandıklarını söyledi.  Koronavirüs salgınında, önlemler gereği insanların evlere kapanmasıyla çok sayıda hayvanın sessizlik ve insan etkisinin olmayışı nedeniyle daha rahat hareket ettiği biliniyor. Boz ayının da kış uykusundan uyandıktan sonra insanların ortada görünmemesinden cesaret alarak ormanlık alanda ortaya çıktığı sanılıyor. 

Öte yandan Almanya’daki Ren nehrinde su seviyelerinin son yağmurdan sonra keskin bir şekilde yükseldiği, ancak kargo gemilerinin nehrin bazı kuzey kesimlerinde tam yüklü yol alması için hâlâ daha çok sığ kaldığı belirtildi. Kuraklığın ardından nehir Nisan ayının sonunda normal seviyelerin altına düşmüştü. Geçen haftaki şiddetli yağmur, nehrin büyük bir çoğunluğunun normal su seviyesine gelmesine yardımcı olmuştu. Ancak şirketler, Ren’in Köln çevresindeki alanın hâlâ çok sığ olduğunu söylediler. Sığ su, gemi operatörlerinin navlun oranlarına ek ücret uygulaması ve kargo sahipleri için maliyetlerin artırması anlamına geliyor.