İsviçre'deki FFF aktivistlerinden parlamento önünde ayakkabılı eylem

-
Aa
+
a
a
a

Fridays for Future (Gelecek için Cumalar) aktivistleri koronavirüs önlemleri kapsamında uygulanan karantina nedeniyle İsviçre Parlamento binası önündeki eylemlerine ayakkabılarıyla katıldı.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Koronavirüs nedeniyle pek çok ülkede karantina uygulanırken ve toplu etkinlikler yasaklanırken her iklim için cuma okul grevine çıkan öğrenciler eylemlerini farklı taktiklerle sürdürüyor. İsviçre Zürih‘te her cuma iklim için okul grevlerine çıkan Fridays for Future (Gelecek için Cumalar) aktivistleri koronavirüs önlemleri kapsamında uygulanan karantina nedeniyle Parlamento binası önündeki eylemlerine ayakkabılarıyla katıldı. Bilimin uyarılarını dikkate alarak toplu etkinlikler düzenlemediklerini belirten eylemin organizatörlerinden Fiona Chiappori “Her krizin böyle görülmesini ve uygun şekilde ele alınmasını talep ediyoruz” dedi. Meydanda yüzlerce aktivistin yerini çöl botları, çok renkli parmak arası terlikler ve bağcıklı botlar aldı. Az sayıda insanın şahsen çok sayıda insanın ayakkabıları ile katıldığı eylem polis tarafından dağıtılmadan önce aktivistler “Uyan: İklim Hareketi Şimdi!” yazılı pankart açtı. 

Ekosfer Derneği: Nükleer santral inşası durdurulmalı

Ekosfer Derneği Çernobil nükleer faciasının 34. yıldönümünde bir açıklama yaptı: “26 Nisan 1986 yılında Çernobil Nükleer Santralı’nda meydana gelen kaza nükleer enerjinin gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Kontrolden çıkan 4 numaralı nükleer reaktörden etrafa yayılan radyasyon, başta Ukrayna, Belarus ve Rusya toprakları olmak üzere tüm dünyayı kirletti. Radyasyon bulutları 2 Mayıs’tan itibaren Türkiye’yi de etkisi altına aldı, başta Karadeniz bölgesi olmak üzere ciddi sağlık sonuçlarına yol açtı. 34 yıl önce gerçekleşen Çernobil nükleer felaketi milyonlarca kilometre kare toprağı kirletirken, binlerce insanın da hayatına mal oldu. Bu kazayla nükleer santrallerin çevreye verdiği zarar ilk kez bu ölçüde gözler önüne serildi ve nükleer enerjiye ilgi azaldı. Geçtiğimiz hafta meydana gelen yangınlar da böyle bir kazanın etkisinin yıllarca sürdüğünü bir kez daha hatırlattı. Nükleer  santral yatırımları kazayı takip eden yıllarda yavaşladı. 1986 yılında küresel elektrik üretiminin yüzde 14,5’i nükleer enerjiden sağlanıyordu. Kazadan sonra yeni siparişlerin sayısı azalsa da yapımı devam eden reaktörlerin devreye girmesiyle bu oran 1996 yılında yüzde 17,5 ile nükleer enerjinin gördüğü en yüksek seviyeye ulaştı. Bu tarihten sonra ise düşüş başladı. 2018 sonunda nükleer enerjinin küresel elektrik üretimindeki payı yüzde 10,1’e geriledi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı bile, 2050 yılında bu payın yüzde 5, hatta yüzde 3’e bile düşebileceğini belirtiyor. Şubat 2020 itibarıyla dünyada 414 nükleer reaktör çalışıyor. Bu rakam çok gibi görünse de mevcut filonun ortalama yaşı 30,5ve filodaki birçok nükleer reaktörün tasarım ömrü 40 yıl. Önümüzdeki yıllarda çok sayıda reaktör emekliye ayrılacak. Yeni yapılan reaktör sayısının azlığı nedeniyle de nükleer santrallerin elektrik üretimindeki rolü azalmaya devam edecek”. Uluslararası Atom Nükleer enerjinin yerini güneş, rüzgar ve biyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının aldığını belirten Ekosfer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Gürbüz, “2018 yılında dünyada yeni elektrik üretimi kapasitesine yapılan yatırımlarda yenilenebilir enerji kaynaklarına (büyük hidroelektrik santrallar hariç) 272 milyar dolar harcandı. Nükleer enerjiye yapılan yatırımlar ise 33 milyar dolarda kaldı. Nükleer santrallar 70 yıla yakın geçmişine rağmen küresel elektrik üretiminin yüzde 10’unu karşılarken hidroelektrik hariç, rüzgar, güneş, biyokütle, jeotermal ve deniz enerjisi toplamda yüzde 10,5’ini karşılayarak kısa tarihlerine rağmen şimdiden nükleer enerjiyi geride bıraktı. Sadece bu rakamlar bile Türkiye’nin nükleer enerjiye bel bağlayarak nasıl yanlış bir yola girdiğini göstermeye yetiyor. Çernobil ve Fukuşima’dan ders alıp Rusya’nın Mersin’de nükleer santral inşa etmesi durdurulmalı” dedi.

Hava kirliliği ve koronavirüs ölümleri bağlantılı

Tüm dünyada etkisini gösteren koronavirüs pandemisinin insan sağlığını nasıl etkilediğini araştıran bilim insanları hava kirliliği ile koronavirüs ölümleri arasındaki bağlantıyı keşfetti. Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, hava kirliliğine neden olan yani parçacık madde yani PM yoğunluğunun artışı koronavirüs ölümlerini tetikliyor. ABD genelinde 3 bin farklı lokasyondan alınan örneklerde PM oranı yüksek bölgelerdeki koronavirüs ölümlerinin, PM oranı düşük bölgelere göre yüzde 15 artış kaydettiği gözlemlendi. 

The Economist'ten iklim serisi

The Economist gazetesi, öğrenciler için altı hafta sürecek ve haftalık olarak yayımlanacak “Climate Briefs” (İklim Özeti) adlı eğitici serisini tanıttı. İlk başta yılın ilerleyen zamanlarında çıkması planlanan Climate Briefs serisi, The Economist’in COVID-19 salgını esnasında daha aktif çalışmasıyla birlikte öne çekildi. Climate Briefs, The Economist’in en güncel beş iklim haberini de içeren iklim değişikliği merkezinin bir parçası olacak. Climate Briefs, yazılı diziler sona erdiğinde haftalık olarak yayımlanacak ve iklim değişikliğini en ayrıntılı şekilde ortaya koyacak olan Economist Films’in üç açıklayıcı videosuyla devam edecek. 

Greenpeace ve Youth for Climate'tan ortak eylem

Uluslararası çevre örgütleri Greenpeace ve Youth for Climate, iklim krizinin aciliyetine dikkat çekmek için Brüksel’de hologramlı eylem yaptı. COVID-19 nedeniyle toplantılarını internet üzerinden sürdürmeye devam eden söz konusu çevre örgütleri Avrupa kurumları ve Belçika Parlamentosu önünde toplanarak siyasi yetkililere seslerini duyurmaya çalıştı. “Hologram yürüyüşü” yapılarak siyasi yetkililerden koronavirüs krizi sonrasında çevre konularına odaklanmaları talep edildi. Youth for Climate sözcüsü Toon Lambrecht, “Evimizde kalırız ancak sessiz kalamayız. COVID-19 veya iklim krizi için siyasi yetkililerin bilim insanlarını dinlemelerini istiyoruz” dedi. Eylemde daha önce yapılan protesto yürüyüşlerinden videolar da gösterildi.