HES'e karşı direnen köylüler: "Davayı kazanıyoruz, bürokrasiyi kullanıyorlar"

-
Aa
+
a
a
a

Artvin’in Şavşat ilçesinde yapılması planlanan ve 28 köyü ilgilendiren Hanlı HES projesi için verilen ÇED gerekli değil kararı üzerine şirket bölgeye gelerek çalışmalara başladı.

Fotoğraf: Birgün
Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Birgün’den Buse İlkin Yerli’nin haberine göre,  Artvin’in Şavşat ilçesinde yapılması planlanan ve 28 köyü ilgilendiren Hanlı HES projesi için verilen ÇED gerekli değil kararı üzerine şirket bölgeye gelerek çalışmalara başladı. Karara itiraz ettiklerini belirten bölge halkı, hukuki sürecin beklenmesini istedi. BirGün’e konuşan bölge halkından Metin Şahin, “İş makinelerinin geldiğini görünce 40’a yakın kişi toplandık. Çalışmayı önce durdurduk ancak sonra jandarma eşliğinde devam ettiler. Durdurduk daha sonra çalışmalarına başlandı. Mahkemeleri kazanıyoruz ancak onlar bürokrasiyi kullanıyorlar” dedi. HES yapılacak deredeki suyun azaldığına dikkat çeken Şahin şöyle konuştu: “O suda zaten HES yapılmaz, bu seneki kuraklık her sene olursa 28 köye bir damla su vermeyecek. Kaymakamlığa ve ilgili yerlere şikayetçi olacağız. En azından dava sürecini beklesinler. Yarın mahkeme sonucu bizi haklı bulursa, tahrip ettiğiniz doğayı nasıl düzelteceksiniz?”

"Çocuklara iklim değişikliğini öğretmeliyiz"

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, SÜT-D Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu’nun Dünya Çocuk Hakları Günü için açıklama yaptı. Açıklamada, ‘’20 Kasım, Dünya Çocuk Hakları Günü, lider çocuk hakları savunucusu Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, UNICEF’in yıllık eylem günü. UNICEF “Çocuk Haklarına Dair Sözleşme” uyarınca çocuklara tam potansiyeline erişmeleri için ortaklıklar da yaparak çalışmakta. Hem çocuklara hem de çocukların geleceğini, gezegenlerini korumalıyız. UNICEF ve ortaklarının hükümetlere yaptığı altı başlıktaki eylem çağrısında “Temiz su, sağlık ve hijyene erişimi artırma ile çevre ve iklim değişiminin ele alınması” var. En mühim husus çocukların, ebeveynlerin, öğretmenlerin, iş dünyasının, sivil toplumun, medyanın ve hükümetlerin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini bilmesi ve uygulaması. Bu konuda kar amacı gütmeyen, yaratıcı bir iletişim ajansı olan Project Everyone ve UNICEF ortaklığında “Dünyanın En Büyük Dersi” girişiminde Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri öğretiliyor. Çocuklara, gençlere iklim değişimi mücadelesinde fark yaratmaları için ilham verme çağrısı yapılıyor. Çocuklara iklim değişimini öğretmeliyiz. Öğretmek için bizler de öğrenmeliyiz.’’ dedi Prof. Karaosmanoğlu.

Quebec'te fosil yakıtla çalışan araçlar yasaklanacak

Kanada'nın Quebec eyaleti, fosil yakıtla çalışan araçların satışını 2035 yılından itibaren yasaklayacağını açıkladı. Sera gazı salımı ile mücadele ve elektrikli araç kullanımını artırmayı hedefleyen Kanada'nın ikinci büyük eyaleti, 5 milyar dolarlık bir geçiş planı ile 2030'da salınım seviyesini 1990'daki haline çekmeyi hedefliyor. Kanada Başbakanı Justin Trudeau da iklim değişikliği ile mücadelede ekonomik büyümeyi sağlamak için radikal tedbirlerin uygulanmaya sokulacağını açıklamıştı. Bu çerçevede, hükümetin elektrikli araçların fiyatlarını daha cazip kılacağı ve ülke genelinde araç şarj istasyonlarına yatırım yapacağı belirtiliyor. 

"Torba yasa geri çekilsin"

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi planlanlanan maden ve enerji şirketlerine bir takım ayrıcalıklar veren torba yasaya dair bir açıklama yayınladı. Açıklamada Maden ve Elektrik Enerjisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin geri çekilmesi çağrısında bulunuldu. Ekoloji Birliği’nin yer verdiği ülkedeki ekolojik yıkımın her geçen gün arttığı belirtilen açıklamada “Yaşam alanlarımıza yapılan bu saldırılar, bu talan yetmezmiş gibi şimdi de bir torba yasa ile deyim yerinde ise bu talancıların ‘köpeksiz köyde değneksiz gezmeleri’ sağlanmak isteniyor” denildi. Açıklamada “Birçok kanunda değişiklik öngören bu Torba Kanun Teklifi, havayı, suyu, toprağı, ormanları, gıdayı, yaban hayatını, tarım ve yaşam alanlarını sömürerek yok eden bir avuç maden ve enerji şirketine yeni imtiyazlar ve teşvikler sağlıyor” denildi. Açıklamanın devamında ise “İşte bu nedenlerle, doğamızı, tüm canlıların yaşam hakkını savunuyoruz. Doğa katliamının, ekolojik felaketlerin, biyoçeşitlilik kaybının, iklim krizinin ve sömürünün önüne geçmek için Torba Yasanın geri çekilmesini istiyoruz!” denilerek yasa teklifinin geri çekilmesi çağrısı yapıldı.

Akkuyu'nun üçüncü ünitesi için lisans verildi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) üçüncü ünitesi için inşaat lisansı verildiğine dair yazılı bir açıklama yayınladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada “Akkuyu NGS’nin 3. ünitesi için inşaat lisansı verildi. 2023’te ilk reaktör devreye alınacak ve enerji portföyümüz yeni bir enerji kaynağıyla daha çeşitlendirilecek, Akkuyu’dan yükselecek enerji tüm Türkiye’yi aydınlatacak” ifadeleri yer aldı. Akkuyu Nükleer Santrali’nin bilimsel ve hukuki olarak geçerli bir Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu ve üretim lisansı alana kadar inşaatının tamamen durdurulması talebiyle Danıştay’a yapılan başvuru, gene Haziran ayında kabul edilmişti.  Danıştay İdare Mahkemesi’ne sunulmak üzere Adana Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne yapılan başvuruda ayrıca ÇED raporunun santralin Türkiye’nin milli güvenliği, ekonomik geleceği ve halk sağlığı üzerindeki olası yıkıcı etkilerinin gözetilerek hazırlanması talebi yer alıyordu.