Fukuşima eyaletinin bazı noktalarında geçmiş yıllara göre daha yüksek seviyede radyasyon tespit edildi

-
Aa
+
a
a
a

Greenpeace Japonya’nın yaptığı araştırmada, Fukuşima eyaletinin bazı noktalarında geçmiş yıllara göre daha yüksek seviyede radyasyon tespit etti. Radyasyon seviyesindeki artışın nedeninin 2019 yılında meydana gelen iki tayfun olduğu belirtildi. 

Fotoğraf: Greenpeace
Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Greenpeace Japonya’nın yaptığı araştırmada, Fukuşima eyaletinin bazı noktalarında geçmiş yıllara göre daha yüksek seviyede radyasyon tespit etti. Radyasyon seviyesindeki artışın nedeninin 2019 yılında meydana gelen iki tayfun olduğu belirtildi. Tayfunların bölgede bulunan dağlık alandaki radyoaktif sezyumu eyalete sürüklediği kaydedildi. Greenpeace Japonya Enerji Kampanyacısı Kazue Suzuki, Fukuşima bölgesindeki dağlık alanın radyasyon kaynağı olmaya devam edeceğini belirterek, “Araştırmamız, ‘Fukuşima’da normale döndük’ mitinin gerçek olmadığını ortaya koyuyor” dedi.  Fukuşima’ya bağlı Namie’de yaşayan Mizue Kanno ise dünyanın Fukuşima’daki durumdan haberdar olmasını istediğini dile getirerek şunları söyledi: “Radyasyon şiddetli yağmurlarla dağlardan temizlenmiş bölgelere iniyor. Evimin etrafındaki radyasyon bugüne kadarki en yüksek seviyeye ulaştı. Bir kez nükleer kaza gerçekleşti mi sonuçları işte bu yaşadıklarımız oluyor. Yakın zamanda her şey normal denerek olimpiyatlar yapılacak, ancak bu doğru değil” diye konuştu Mizue Kanno.

Seyahat önlemleri artıyor

Covid-19 olarak da bilinen yeni tip korona virüsün dünya çapında hızla yayılmasını önlemek amacıyla, küresel ölçekte sıkı seyahat önlemleri alınıyor. Bu önlemler uluslararası çevre müzakerelerinin de iptal edilmesi ve zaman çizelgelerinin daralmasına neden oluyor. Deniz biyoçeşitliliğini korumak için küresel bir okyanus anlaşmasının uygulanmasını amaçlayan hükümetlerarası bir konferans, virüsten etkilenen toplantılardan. Müzakerenin ertelenmesine yönelik taslak karar metni BM Genel Kurulu’nda değerlendirilecek. 23 Mart – 3 Nisan tarihleri arasında New York’ta BM genel merkezinde deniz biyoçeşitliliğinde hükümet müzakerelerinin dördüncüsü ve sonuncusunun yapılması planlanıyordu. Geçtiğimiz Cuma günü ise, BM İklim Değişikliği 6 Mart’tan Nisan ayının sonuna kadar hiçbir fiziksel buluşmanın olmayacağını söyledi. BM İklim Değişikliği takvimine göre şu andan Nisan ayının sonuna kadar yapılması planlanan 12 buluşmanın bu karardan etkilenmesi olası. Etkilenecek buluşmalar arasında daha önce de ertelenmiş olan Adaptasyon Fonu kurul toplantısı da var. BM İklim Değişikliği Sekretaryası, sanal buluşmalar gibi alternatif buluşmaların önümüzdeki aylarda ayarlanması üzerine çalışıldığını söyledi. Covid-19’un biyolojik çeşitlilik ve iklim değişikliğine dair küresel eylem programı üzerindeki etkilerinin ölçeği ise henüz bilinmiyor.

Elektrik sektörü kaynaklı karbondioksit emisyonları yüzde 2 azaldı

Elektrik sektörü kaynaklı karbondioksit emisyonları 2019 yılında %2 oranında azaldı. Bunun nedeni ise kömür yakıtlı elektrik üretiminde yaşanan %3’lük düşüş. Bu iki oran 1990 yılından bu yana kaydedilen en büyük düşüş oranları. Küresel ölçekte kömürden elektrik üretimi Avrupa Birliği ve ABD’de hızla gerilerken Çin’de yükseldi ve Çin ilk kez küresel kömürden elektrik üretiminin yarısından sorumlu hale geldi. Raporda kömürden elektrik üretiminin azaltılmasında ilerleme kaydedildiği belirtilirken, bu ilerlemenin iklim değişikliğinin sınırlandırılması için gereken hızda olmadığı vurgulanıyor. Rapora göre, küresel ısınmayı 1.5 derece ile sınırlandırmak için küresel kömürden elektrik üretiminin her yıl %11 oranında düşmesi gerekiyor. Rapora göre, rüzgar ve güneş enerjisi üretimi 2019 yılında %15 oranında artarak dünyada tüketilen elektriğin %8’ini karşıladı. Paris İklim Anlaşması’nın gereklerinin yerine getirilebilmesi için her yıl rüzgar ve güneş enerjisi üretiminde %15’lik bir büyüme oranı yakalanması gerekiyor. 2019 yılında bu gerçekleştirilmiş durumda ancak bir yandan hacim artarken bu yüksek büyüme oranını devam ettirmek muazzam bir çaba gerektiriyor. Rapordaki veriler, ABD’de kömür yerine geçiş yakıtı olarak gaza önem verildiğini; AB’de ise kömürden rüzgar ve güneş enerjisine geçiş yapılarak bir sıçrama gerçekleştirildiğini gösteriyor. 2019 yılında kömür üretimi AB’de %24, ABD’de ise %16 oranında düştü ve şu anki durumda hem AB’de hem de ABD’de 2007 yılı seviyesinin yarısına gerilemiş durumda. 2007’den bu yana ABD’deki elektrik sektörü kaynaklı karbondioksit emisyonları %19-32 oranında azalırken, AB’de düşüş oranı %43 oldu. 

Hewsel Bahçeler'nin tehdidi Millet Bahçesi

UNESCO tarafından dünya mirası kabul edilen Hewsel Bahçeleri’nin Millet Bahçesi’ne dönüştürülmesinin alanın ekolojik varlığını tehdit ettiğini söyleyen ekolojistler bölgenin statüsünün verilerek Kıyı Koruma Muhafaza Kanunu içerisine dahil edilmesini talep ediyor. Dicle Nehri kıyısında, Diyarbakır Kalesi ile nehir vadisi arasında yer alan yaklaşık yedi yüz hektarlık verimli arazinin 2015 yılında özel proje alanı ilan edilmesiyle birlikte ekolojik dönüşümü de başlamıştı. Etaplar halinde planlanan projenin 1’inci etabının iptali için İdare Mahkemesi’ne yapılan başvuru ise, proje tamamlandıktan sonra sonuçlanmış böylece mahkemenin verdiği durdurma kararı alanı kurtarmak için yeterli olmamıştı.

Öte yandan iklim değişikliğinin ana nedenlerinden biri olan fosil yakıtlara karşı tüm canlılar için yaşam hakkını savunmayı amaçlayan çalışmalar yürüten Termiksiz Gelecek Kampanyası’nın internet sitesi açıldı. İnternet sitesine termiksizgelecek.org adresinden ulaşılabilir.