Fransa'da ülkenin ilk yüzer rüzgar enerjisi santralı için kamuoyu tartışma süreci başladı

-
Aa
+
a
a
a

Fransa Ekolojik Dönüşüm Bakanlığı ülkenin ilk yüzer rüzgâr enerjisi santralı projesi için kamuoyu tartışma sürecini başlatıldığını duyurdu.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Fransa Ekolojik Dönüşüm Bakanlığı ülkenin ilk yüzer rüzgâr enerjisi santralı projesi için kamuoyu tartışma sürecini başlatıldığını duyurdu. Bakanlık tarafından yayınlanan duyuruya göre 250 MW gücünde olacak projenin ülkenin Atlantik Okyanusu kıyılarında yer alması planlanıyor. Kasım ayına kadar sürecek kamuoyu görüşmelerinin ardından proje için gelecek yıl ihale düzenlenmesi hedefleniyor. Bununla birlikte proje için 2024 yılında 500 MW’a kadar genişletme planı da bulunacak. Konu hakkında açıklama yapan Bakan Barbara Pompili hedeflerinin Avrupa’nın ilk ticari yüzer kıyı ötesi rüzgâr enerjisi projesini hayata geçirmek olduğunu kaydetti.

Kanal İstanbul için ormanlar yok ediliyor

Kanal İstanbul güzergahındaki ormanların orman vasfı kaldırılıyor. Ayrıca ihaleyi kazanan şirkete vergi muafiyetleri getirilmesi planlanıyor. Buna göre, yapımında kullanılacak her türlü araç ÖTV, KDV ve gümrük vergisinden muaf olacak. Kanal İstanbul projesinin ve koruma kuşağı sınırlarının içerisinde kalan orman alanlarının orman vasfı kaldırılacak. Habertürk’ün haberine göre mevcut ormanların yerine iki katı büyüklüğündeki başka alan orman olarak tescil edilecek. Proje, yap-işlet-devret modeli ile gerçekleşecek. Suyolu, bütün olarak ihale edilebileceği gibi kısımlara ayrılarak da ihale edilebilecek. Ayrı ihale yapılması durumunda, tamamlanan kısımların kullanım bedelinin ödemeleri başlayacak. Ayrıca haberde, yapımının 7 yıl sürmesi beklenen ve 10 yılda 181.5 milyar gelir getireceği hesaplanan projede kamunun elde edeceği tüm gelirlerin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından oluşturulacak “proje” hesabında toplanacağı belirtildi.  Bu gelirlerin kamunun üstlendiği ödemeler tamamlanıncaya kadar, Kanal İstanbul geri ödemesinde kullanılacağı da paylaşılan bilgiler arasında.

Ankarktika'da metan sızıntısı keşfedildi

Yeni yapılan bir araştırma ile ilk kez Antarktika deniz tabanında metan sızıntısı keşfedildi. Araştırmacılar buna ek olarak bölgede sera gazını atmosfere karışmadan kullanan mikropların bulunduğunu ancak sayılarının oldukça az olduğunu tespit etti. Yani, buradan çıkan metan gazı doğrudan atmosfere karışıyor ve atmosferde sıcaklığı hapsederek iklim krizinin daha da derinleşmesine neden oluyor. Antarktika çevresindeki deniz tabanının altında büyük miktarda metan depolandığı düşünülüyor. İklim krizi okyanuslar ısınırken buradaki metan gazı da sızmaya başlıyor. Bilim insanları bu durumun çok endişe verici olduğunu söylüyor. Guardian’da yer alan habere göre araştırmacılar hala bu yeni keşfedilen sızıntının kaynağını öğrenemedi. Çünkü bulunduğu Ross Denizi henüz önemli ölçüde ısınmadı. Çalışmanın, mikrobik tüketimi henüz dikkate almayan iklim modellerinin geliştirilmesi için de önem taşıdığı belirtiliyor. Oregon Devlet Üniversitesi’nden ve aynı zamanda araştırmanın öncüsü Andrew Thurber “Çalışmamızın en önemli bulgusu metan tüketimindeki gecikme. Ve iyi haberler yok. Deniz tabanından şiddetli bir biçimde metan gazı sızarken mikropların bölgeye gelmesi beş yıldan daha uzun süre sürdü” dedi. Thurber yaptığı açıklamada “Metan döngüsü toplumun tümünün ilgilenmesi gereken bir durum. Ben bunu oldukça endişe verici olarak görüyorum” ifadelerini kullandı. 

2040'a kadar doğada 1.3 milyar ton plastik olacak

Dünyanın acil olarak harekete geçmemesi halinde 2040 yılına kadar  doğadaki plastiklerin sayısı 1.3 milyar tona ulaşacak. Leeds Üniversitesi‘nden Dr Costas Velis’e göre sayılar her ne kadar şok edici olsa da bu gidişi durdurmak mümkün. Yapılan çalışmanın önemine değinen Velis “Bu, gelecek 20 yıl içinde olacakları açıka gösteren ilk tablo. Bu kadar büyük bir miktarı anlayabilmek güç ama şöyle düşünelim, plastikleri düz bir zemine yayarsak, boyutu Birleşik Krallığı 1.5 kez kaplamaya yetecek” dedi. Araştırmaya fon sağlayan ABD merkezli Pew Charitable Trusts adlı kuruluştan Winnie Lau da BBC‘ye konuşarak, tüm olası çözümlerin seferber edilmesinin hayati önemde olduğunu söyledi ve “Eğer böyle yaparsak, 2040’a kadar okyanusa giden plastiklerin sayısını yüzde 80 oranında düşürebiliriz” dedi. Bu çalışma, çoğunlukla gözardı edilen bir gerçeği ortaya koyuyor: 2 milyar insanın yaşadığı Güney Yarımküre’de yeterli geri dönüşüm olanaklarının bulunmuyor. Bu nedenle pek çok insan, atıklarından kurtulmak için onları çöpe atmak ya da yakmak zorunda. Velis ayrıca 11 milyon atık toplayıcının, plastik atıkların azaltılmasındaki küresel rollerine rağmen temel haklarından ve güvenlikten yoksun biçimde çalıştığına da dikkat çekiyor.

Deniz canlılarının nüfusu azalıyor

Yeni yapılan bir araştırma deniz canlılarının satıldığı marketlerde büyük rağbet gören turuncu imparator balığı, ahtapot, pembe kulak gibi türlerin nüfuslarında büyük bir azalış yaşandığını ortaya koydu. Physc’ta yer alan makaleye göre türünün ilk örneği olan bu çalışmada araştırmacılar dünya çapında 1.300’den fazla balık ve omurgasızın popülasyonlarını değerlendirdi. Çalışmanın baş yazarı olan Maria Palomares “Bu, sömürülen deniz balıklarının ve omurgasızların dünyadaki tüm kıyı alanlarındaki popülasyon biokütlesindeki uzun vadeli trendlerini takip eden ilk küresel çalışma” dedi. Palomares, bu türlerin çoğunun biokütlelerinin avlanmada süreklilik sağlayacak seviyenin oldukça altında olduğunu belirtti. Çünkü sürekli avlandıkları için nüfus sayılarını artıracak zamana sahip olamıyorlar. 

Sürdürülebilirlik Adımları Derneği’nin gerçekleştirdiği Sorunlara Çözümler Buluşmaları’nın bu ayki odağı Amaç 8: İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme ile farklı paydaşların katılımıyla gerçekleştirilecek. 6 Ağustos 2020, Perşembe günü saat 18.00’de Sorunlara Çözümler Buluşmaları’nı Youtube kanalından izleyebilirsiniz.