Eskikaraağaç mahallesi bu yıl da yüzlerce leyleğin konaklama merkeziydi

-
Aa
+
a
a
a

Bursa'da, her yıl göç mevsiminde Afrika kıtasından gelen leyleklerin konakladığı, Türkiye'de, Avrupa Leylek Köyü Ağı'na üye tek bölge olan Eskikaraağaç mahallesi, bu yıl da yüzlerce leyleğin konaklama merkezi oldu.

Fotoğraf: Pozy.org
Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Bursa'da, her yıl göç mevsiminde Afrika kıtasından gelen leyleklerin konakladığı, Türkiye'de, Avrupa Leylek Köyü Ağı'na üye tek bölge olan Eskikaraağaç Mahallesi, bu yıl da yüzlerce leyleğin konaklama merkezi oldu. Mahallenin ulusal ve uluslararası alanda tanınırlığı, 9 yıldır göç dönemlerinde gelip ilkbahar ve yaz mevsimlerini burada geçiren 'Yaren' adlı leylek ile balıkçı Adem Yılmaz'ın dostluğunu konu alan haber, belgesel ve diğer yapımlar sayesinde arttı.  Leylek Master Planı'nı hayata geçirdiklerini söyleyen Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, Milli Parklar Bölge Müdürlüğü'nün de desteğiyle, Leylek Köy olarak bilinen Eskikaraağaç Mahallesi'nin 'Kuş Cenneti'ne dönüşeceğini belirtti.

Kanal İstanbul yargıda

Birgün’den Kardelen Tatar’ın haberine göre, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Kanal İstanbul'u yargıya taşıdı. TMMOB, mega projeye dair Çevre Düzeni Planı Değişikliği'nin ekolojik sürdürülebilirliğe ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğunu vurguladı. Kamu yararına aykırı olması, plan değişikliği ile öngörülen işlemlerin hukuka aykırılığı nedeniyle de 'yürütmenin durdurulması ve iptali' istemiyle dava açtı. Açılan davada, değişikliğin dayanağı olarak gösterilen 1 No'lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 6306 sayılı "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüşümü" hakkındaki kanun ve ilgili belediye kanununun anayasa açısından, plan değişikliğinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkisinde olmadığı vurgulandı. Dava konusu plan değişikliğine esas Kanal İstanbul Projesinin ekolojik risk ve etkileri; su havzalarına, denizler ekosistemine, bölge ekosistemine, iklime, tarım orman ve mera alanlarına, doğal ve arkeolojik sitlere etkileri belirtilerek; ilgili Kanun ve Yönetmelikler ile yapılan uluslararası anlaşmalar bakımından hukuka aykırı olduğu belirtildi. Dava başvurusunda söz konusu plan değişikliğinin ve plan değişikliğine konu olan projenin kamu yararı içermediğinin altını çizerek İstanbul Metropoliten Alanının ve Trakya Bölgesinin ekosisteminde yaratacağı hasarlar dile getirildi.

İklim grevi dijitale taşındı

Türkiye dahil dünyanın dört bir yanında Gelecek İçin Cumalar hareketinin başını çektiği iklim grevlerinde 7.6 milyon insan, iklim krizine karşı hükümetlerin somut adımlar atmaları talebiyle sokağa çıkmıştı. Bu büyük eylem ardından Nisan ayı içerisinde yapılması planlanan küresel iklim grevleri COVID 19 salgını nedeniyle dijital dünyaya taşındı. Canlı yayımlanan etkinliğe BM İyi Niyet Elçisi Mert Fırat, radyomuz kurucusu Ömer Madra, Mor ve Ötesi grubu bateristi Kerem Kabadayı ve Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü de konuşmalarıyla destek verdi. Türkiye tarihinde ilk defa küresel bir eylem günü dijital ortama taşınarak geniş kitlelere ulaştı. İklim krizine karşı atılması gereken somut adımların vurgulandığı konuşmalarda bir diğer önemli başlık Koronavirüs pandemisi idi. İlk basın açıklamasını gerçekleştiren genç iklim aktivistleri Atlas Sarrafoğlu ve Selin Gören konuşmalarında halihazırda bir kriz yaşandığını ve bir başka krizi; iklim krizini istemediklerini söylediler. “Bilime ve gençlere kulak verin” denen açıklamada  krizlere karşı ekonomiden önce canlı yaşamını gözeten bir sisteme geçiş yapılması gerektiği belirtildi. Yapılan açıklamada, “Yaşamımızı sığdırmaya çalıştığımız evimiz, yani gezegenimiz yanıyor! Bu yangının nedeninin iklim krizi olduğunu bilim insanları söylüyor” dendi.

Bursa'da maden sahası geliştirmek için ağaç kesimi tepki çekti

Yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle insanlara evde kalma uyarıları verilirken Bursa Yenişehir ilçesindeki Kirazlıyayla Köyü’nde maden şirketinin saha geliştirmek için köydeki ağaçları kesmesi köylüler tarafından tepkiyle karşılandı. 2013’ten itibaren bölgede kurşun, bakır ve çinko ocağı işleten şirketin ağaç kesimlerini durdurmak üzere alana giden köylülere jandarma tarafından uygulanan müdahale kameralara yansıdı. Protestoların artması üzerine polis, köylülere destek için gitmek isteyen eylemcilerin yolunu kesti. Burada polis barikatı önüne açıklama yapan bir eylemci ise tepkilerini şu sözlerle dile getirdi: ‘’Burada bir yasak var, köylere gitme yasağı. Bu yasak koronavirüs hastalığı yüzünden olan bir yasak değil. Bu, madencilere sağlanan olanaklar yüzünden kaynaklanan bir yasak. Bugün burada şirketin orada çinko, bakır çıkaracağım, zengin olacağım diye yağma ve talan ettiği ağaçlarımızın, topraklarımızın ve köylülerimizin koruması için gittiğimiz yerde bizim yolumuz kesiliyor. Halkın yolu kesiliyor. Halka ‘madenciler istediğini yapar’' deniliyor. 

"Zonguldak'ta salgın daha riskli"

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı illere göre koronavirüs vaka dağılımına göre Zonguldak vaka sayısının en yüksek olduğu ilk 10 il arasında yer alıyor. Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş ise başka bir tehlikeye dikkat çekti: Termik santraller. Demirtaş’a göre kentin öznel koşulları salgını daha da riskli hale getiriyor: “Zonguldak termik santraller ve kömür madenleri yüzünden akciğer kanseri, kronik akciğer hastalığı ve astım hastalığının çok yoğun olduğu bir kent. Bu nedeniyle koronavirüsün burada yayılmasının ölümcül sonuçları çok yüksek olacak” dedi. 

Şarkıcı / YorumcuParça AdıAlbüm AdıSüre