Elektriğinin yüzde 40'ını kömürden sağlayan Türkiye'nin havası kirleniyor

-
Aa
+
a
a
a

2019 yılında elektrik üretiminin yüzde 40’a yakınını kömürden sağlayan Türkiye’de hava kirleniyor; sel, hortum, kuraklık gibi iklim krizi kaynaklı aşırı hava olaylarının sayısı ve şiddeti artıyor. Hunutlu Termik Santralı faaliyete geçerse, çalıştığı süre boyunca Adana’da 2 bin kişinin daha hava kirliliği nedeniyle erken ölümüne neden olacak.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Adana Hunutlu’da yapılmak istenen termik santral projesinden vazgeçilmesini isteyen Ekosfer Derneği, Türkiye’nin enerjide gereken dönüşümü hayata geçirmesi için artık termik santral yapmaması gerektiğini söyledi. 2019 yılında elektrik üretiminin yüzde 40’a yakınını kömürden sağlayan Türkiye’de hava kirleniyor; sel, hortum, kuraklık gibi iklim krizi kaynaklı aşırı hava olaylarının sayısı ve şiddeti artıyor. Hunutlu Termik Santralı faaliyete geçerse, çalıştığı süre boyunca Adana’da 2 bin kişinin daha hava kirliliği nedeniyle erken ölümüne neden olacak. Ekosfer Derneği, Türkiye’de ekonomik krizler ve koronavirüs salgınıyla birlikte azalan elektrik tüketimi ve elektrik üretme kapasitesindeki fazlalığa dikkat çekiyor. Ekosfer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Gürbüz, kömürden daha ucuza elektrik üreten yenilenebilir enerji kaynaklarına ve enerji verimliliğine önem verilmesi halinde Türkiye’nin enerjide çağın gerisinde kalan üretim biçimlerini terk edebileceğini söylüyor.  Özgür Gürbüz, “Kurulu birçok santralın tam kapasiteyle çalışmadığı hatta teşviklerle ayakta durduğu bir dönemdeyiz. Türkiye yeni santral yapmadan elektrik ihtiyacını rahatlıkla karşılayabilecek bir kapasiteye sahip. Yeni termik santral yapmadan, nükleer gibi bir belaya bulaşmadan, enerji verimliliğini ve yenilenebilir enerji kaynaklarını devreye sokarak bir enerji dönüşümü gerçekleştirebiliriz. Bu da hem Türkiye’nin havasını temizler hem de istihdam yaratarak ekonomiye katkı sağlar. Adana’daki ithal kömürle çalışacak santraldan vazgeçerek ilk adımı atabiliriz” açıklamasını yaptı.  Gürbüz:  “En mütevazi araştırmalara göre Adana’da kömür yerine güneş santralı kurulsa yaklaşık 7 kat daha fazla kişiye iş sağlanabilir. Güneş panellerinin imalatı da Türkiye’de yapılırsa bu 11 kata kadar çıkabilir. Hem işsizlik sorununa çözüm üretir hem de ithal kömüre para vermemiş, sağlığımızı riske atmamış oluruz” dedi. “Hesap ortada'' diyen Gürbüz, “Hunutlu santralı bir an önce iptal edilmeli ve termik santral yapımı tüm Türkiye’de yasaklanmalı. Var olan kömür santrallarının kapatılması için de kademeli bir kömürden çıkış planı acilen hazırlanmalı” talebinde bulundu. 

Sioux'ların zaferi

Yes Dergisi’nden Breanna Draxler’in haberine göre, Standing Rock Sioux Kabilesinin kutsal topraklarında bir boru hattını önlemek için yıllarca süren direniş başarıya ulaştı. Bir federal yargıç Dakota Erişim Boru Hattı'nın kapatılmasını emretti. Tüm petrol 5 Ağustos'a kadar boru hattından çıkarılacak ve kapsamlı bir çevresel etki değerlendirmesi tamamlanıncaya kadar akışı durdurulacak. Su koruyucular hem mahkemelerde hem de ülkenin dört bir yanından on binlerce protestocuyu getiren şiddetsiz kamplarda mücadele ediyorlar. Standing Rock, izin sürecinin onlara uygun bir şekilde danışmadığını veya birincil içme suyu temini olan Oahe Gölü için gerçek riskleri yeterince dikkate almadığını savunuyor. Devam eden bu çabalara rağmen, 1.172 mil uzunluğundaki boru hattı 2017'den beri Kuzey Dakota'daki Bakken petrol sahalarından petrol taşıyor. Şimdi bu akış, belirsiz bir süre için durduruldu. 

Halk JES'e karşı

İzmir’in Seferihisar ve Menderes ilçesi sınırları içerisinde yer alan Orhanlı ve Yeniköy mevkilerinde yapılması planlanan jeotermal enerji santraline karşı çıkan yöre halkı bir araya geldi. Orhanlı ve Yeniköy halkı JES’lerin özellikle geçim kaynakları olan zeytin ağaçlarını olumsuz etkileyeceğini ve yörenin doğasına zarar vereceğini dile getiriyor. Yörenin doğasını tahrip edecek ve başta burada yaşayan insanlar olmak üzere birçok canlının da hayatını tehlikeye atacak olan projenin, ÇED Raporu süreci başlamış bulunuyor. Köylüler, yetkililere seslenerek: “Bu proje tamamen durduruluncaya kadar takipçisi olacağız. Zeytin ağaçları geleceğimiz, jeotermal istemeyiz” dedi. Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından en değerli 312 Önemli Doğa Alanı’ndan birisi olan Kızıldağ Önemli Doğa Alanı içerisinde yer alıyor. Projenin yörenin doğasını tehlikeye attığını belirten uzmanların görüşlerine dikkat çeken Orhanlı Köyü Kültür, Doğa, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Başkanı Yaşar Buyruk ‘’Hem köyümüz Orhanlı hem de Yeniköy, üreterek yaşayan ve yediden yetmişe kültürünü devam ettiren köyler. Buraya jeotermal enerji santrali yapılması demek, zeytin ağaçlarının hastalanması, veriminin düşmesi, ölmesi demek. Zeytin ağaçları yoksa, biz yokuz. Kurdun, kuşun, bizim hakkımız için jeotermal istemiyoruz’’ dedi.

İBB de hava fişek kullanmayacak

İzmir, Edirne ve Bakırköy belediyelerinin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi de gösteri ve etkinliklerde havai fişek kullanılmaması kararı aldı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu “Bundan sonra havai fişek görünce aklımıza Sakarya gelecek. Öyle bir acı ki bu hiç kimsenin görmek isteyeceğini de sanmıyorum. Bizim için de bitti. Artık İstanbul’da kullanmayacağız” dedi.

Cross River alttürü goriller yavrularıyla görüntülendi

Nesli tükenme tehlikesi altında olan Cross River alttürü goriller yıllar sonra ilk kez, üstelik yavrularıyla görüntülendi. Nijerya’da Mbe Dağında kurulan fotokapanlara takılan görüntülerde, yedi yetişkin gorilin yanında değişik yaşlarda birçok yavru bulunuyor. Nijerya’daki doğa korumacıları, dünyanın en tehlike altındaki goril alt türlerinden birine ait grubun, onlarca yıl süren zulümden sonra sayılarının artabileceğine ilişkin umut beslemeye başladıklarını kaydetti. Doğal Yaşamı Koruma Derneği’nin (WCS) alanda gorillerle ilgili yürüttüğü  projenin direktörü Inaoyom Imong, Guardian‘a yaptığı açıklamada “Bölgedeki avcılar artık gorilleri hedeflemese de avlanma tehdidi devam ediyor ve koruma çabalarımızın etkinliğini artırmayı sürdürmeye ihtiyacımız var” dedi.