Dört ay önce Diyarbakır'da yaralı bulunan kızıl akbaba tedavi edildi, doğal yaşam alanına bırakıldı

-
Aa
+
a
a
a

Yaklaşık 4 ay önce Diyarbakır kırsalında yaralı olarak bulunan kızıl akbaba, tedavi edilip tekrar doğal yaşam alanına bırakıldı.

Fotoğraf: TRT
Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Yaklaşık 4 ay önce Diyarbakır kırsalında yaralı olarak bulunan kızıl akbaba, Şanlıurfa'daki Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'ne getirildi. Merkezdeki 4 aylık tedavi ve rehabilitasyon sürecinin ardından sağlığına kavuşan kızıl akbaba, yeniden doğal yaşam alanına bırakıldı. 

'Ormanlar iklim krizi mücadelesi için vazgeçilmez'

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu Birleşmiş Milletler 21 Mart 2020 Dünya Orman Günü’nde açıklama yaptı. “Biyoçeşitlilik, gezegenimizin yaşam çeşitliliği. Dünyadaki bitki, hayvan, mikroorganizma olarak tanımlanan çeşitlilik yaklaşık 1,75 milyon. Ancak bilim insanlarının tahmini tanımlanan çok üstünde, 100 milyona kadar çıkıyor rakam. Ormanlar yerkürenin biyoçeşitlilik cenneti. Karasal biyoçeşitliliğin yüzde seksenini barındırıyor, 60 binden fazla ağaç türü orman ve ormanlık alanlarda yaşıyor, 1 milyardan fazla insan doğrudan gıda, barınma, enerji ve gelir için ormanlara bağımlı" açıklamasını yaparak "Ormansızlaşmanın endişe verici hızının durdurulması şart. Ormanlarımız iklim krizi ile mücadelemizin vazgeçilmezi. Orman Haftamız kutlu, günlerimiz yeşil olsun.’’ dedi.

'Salgın doğaya yapılan müdahalenin sonucu'

Ekoloji Birliği dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgınıyla ilgili bir açıklama yayınladı. Salgının doğaya yapılan müdahalelerin bir sonucu olduğunun vurgulandığı açıklamada doğa tahribatının sonlandırılması, koronavirüse karşı alınan tedbirler kapsamında sermayedarların değil işçilerin haklarının korunması talep edildi. Bazı iddialara göre yarasaların yaşam alanlarının yok edilmesinin sonucunu yaşadığımızın belirtildiği açıklamada “Yarın diğer yaban yaşamının altüst edilmesinden dolayı nelerle karşılaşacağımızı bilmiyoruz” denildi. Açıklamada ayrıca şu ifadeler kullanıldı: ‘’Ekoloji Birliği olarak, halkın sağlığının her şeyden önemli olduğunu ve korona virüsüne karşı mücadelenin yetkililerin birincil ve en temel görevi olduğunu hatırlatırız. Bizler için çözüm, bir araya gelmek, yaşam alanlarımızı savunmak, ekolojik yaşam pratiklerimizi geliştirmek ve aracısız gıda dağıtım ağları dahil kendi dayanışma ekonomilerimizi kurmak’’ dendi. 

'Virüs eylemleri engelleyemeyecek'

Paris Anlaşmasının mimarlarından Fransız diplomat Laurence Tubiana, koronavirüsün iklim eylemini engellemesine izin verilemeyeceğini ve pandemi nedeniyle ortaya çıkan güvenlik açıklarının iklim eylemiyle daha uyumlu bir eylem planı kapsamında değerlendirilebileceğini söyledi. Tubiana, koronavirüsün yarattığı krizin bir uyanma çağrısı olduğunu vurguladı. “Bu bir yandan bir ders niteliğinde çünkü virüs sınırları tanımıyor, tıpkı iklim krizi gibi” diyen Tubiana sözlerine “İklim krizini de iyi yönetemezsek aynısını yaşayacağız” diye devam etti. Tubiana, koronavirüs pandemisinin yarattığı ekonomik yavaşlamanın, hükümetlerin iklim eylemine yönelik karbon emisyonlarını azaltmalarında geri adım atmasına neden olacağına yönelik endişelerini de dile getirdi. Birlemiş Milletler yetkilileri, Kasım ayında Glasgow’da yapılacak, Paris Anlaşması’ndan bu yana en önemli iklim zirvesi olan COP26 planının, ön toplantılar Nisan ayına ertelenmiş olsa da, hâlâ geçerli olduğunu söylüyor. BM İklim Değişikliği BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi  sözcülerinden biri COP26’yı “erteleme kararından bahsetmek için henüz çok erken”dedi. Avrupa İklim Fonu yöneticisi olan Tubiana,“İklim krizi yok olmadı. Koronavirüs bize uluslararası sistemin savunmasızlığını çok şiddetli bir şekilde gösterdi” dedi. Yeni bir türetim ekonomisi kurmadığımız takdirde mevcut tüketim ekonomisi ile iklim krizinin önüne geçemeyeceğimizi anlamış olmamız gerekiyor. Çözüm yolu gösteren bu yeni ekonomik model için turetimekonomisi.org’a bakabilirsiniz.

'Su Kanunu yürürlüğe girmeli'

CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Dünya Su Günü vesilesiyle bir rapor yayınladı. Su politikasının şeffaf ve güncel verilere dayanılarak hazırlanması gerektiğini söyleyen Karaca  “Su havzalarını, sulak alanları koruyan ve varlığını sürdürmesini sağlayan bir yaklaşımla düzenlenecek Su Kanunu acilen yürürlüğe konulmalı.” dedi. Yayımlanan Dünya Su Günü’nde Yaşam ve Su Stresindeyiz: Su Kanunu Çıkarılmalı isimli raporda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 22 Mart tarihinin Dünya Su Günü ilan edilmesinden bu yana somut bir adım atılmadığı, aksine su kaynaklarının azaldığı, iklim krizi ve kuraklığın önemli bir sorun olarak insanlığın karşısında durduğu belirtildi. Demografik istatistik ve öngörülere göre Türkiye nüfusunun 2040 yılında 100 milyonu aşacağı tahmin edildiği belirtilen raporda “Sanıldığının aksine, su azlığı yaşayan ülkemiz, su yönetimi etkin ve doğru şekilde sağlanmazsa önümüzdeki 10 yılda ‘su fakiri‘ ülke konumuna düşecek” denildi.  Dünya Su Günü’nde Ekoloji Birliği de bir açıklama yayınlayarak suyun temiz, ücretsiz ve kolay ulaşılabilir olması gerektiğine vurgu yaptı. İçme sularının parayla satıldığı, maden ve JES’ler ile suların kirletildiğinin belirtildiği açıklamada baraj yapımlarının da ekosisteme etkisi gözetilerek yapılmadığı söylendi. 

Bu arada Pestisit Eylem Haftası kapsamında Buğday Derneği’nin yürüttüğü Zehirsiz Sofralar Ağı etkinlikleri Korona virüsü nedeniyle iptal edildi. İptal olan fiziksel etkinlikler yerine 28-31 Mart tarihleri arasında sosyal medya araçlarıyla ulaşılabilir etkinlikler düzenleyen Zehirsiz Sofralar Ağı’nın etkinlik detaylarına ağın tüm sosyal mecralarından ulaşılabiiyor.