Covid-19 etkisi: 2022 sonuna kadar 150 milyon kişi aşırı yoksul olabilir

-
Aa
+
a
a
a

2022 sonuna kadar 150 milyon kişi aşırı yoksul olabilir.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Dünya Bankası yeni  veriler açıkladı. Çatışma, iklim değişikliği ve COVID-19, en düşük gelire sahip olanların yaşam standartlarını yükseltmede yirmi yıllık ilerlemenin önüne geçecek. 2022 sonuna kadar 150 milyon kişiyi aşırı yoksul olabilir. Günde 1,90 doların altında yaşayan dünya nüfusunun oranının bu yıl % 9,1’den %9,4’e çıkmasının beklendiğini ve bu artışın halihazırda yüksek yoksulluk oranlarına sahip ülkelerde yoğunlaştığını söyledi. Koronavirüs salgınının olmaması durumunda Dünya Bankası, bu yıl yoksulluk oranı %8’in altına düşebilirdi. Küresel aşırı yoksulluk, 1990’dan 2015’e kadar yılda yaklaşık %1 oranında düştü, ancak COVID-19 süreci tersine çevirmeden önce, 2015 ile 2017 yılları arasında da ilerleme hızı yılda %0.5’e düşmüştü. Dünya Bankası başkanı David Malpass, “Ülkelerin COVID-19 sonrası farklı bir ekonomiye hazırlanmaları gerekecek” dedi. 

Denetimlerde 181 milyon TL ceza kesildi

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ocak-Eylül dönemi denetlemelerine dair bilgi verdi. 25 bin 367 çevre denetiminde, tesis ve faaliyetlerin çevre mevzuatında belirtilen usul ve esaslara, sınırlama ve yasaklamalara, ÇED ve çevresel izin süreçlerinde belirtilen taahhüt ve izin koşullarına uygun işletilip işletilmediği kontrol edildi. Denetimlerde, Çevre Kanunu‘na muhalefet eden kuruluşlara toplam 181 milyon 655 bin 782 lira ceza kesildi. 

Muğla'yı JES'e boğacaklar

Muğla‘da 32 saha, Jeotermal Enerji Santrali yani JES için ilana çıktı. 30 yıl boyunca JES faaliyetlerinin yürütülmesi için izin verilen yerler arasında doğa ve turizm harikası Bodrum Mazı, tarihi Bafa, Türkbükü, Dalyan, Datça ve Marmaris’ten bölgeler bulunuyor. Cumhuriyet’ten Mutafa Çakır’ın haberine göre, Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından yayımlanan ilanda 32 adet jeotermal sahanın ihale edileceği bildirildi.

Zorava Çayı'na ikinci HES planlanıyor

Ilısu Barajı‘nın yapılmasıyla birlikte akarsu niteliğini kaybeden Botan Çayı’nın kollarından biri olan Zorava Çayı‘nda beş yıl aradan sonra ikinci HES projesi yapılmak isteniyor. Kuşdalı köy halkı ise buna karşı çıkıyor. Siirt’in Eruh ilçesine bağlı Kuşdalı (Şavura) köyünden geçen Zorava Çayı’nda, 2015 yılında köylülerin tepkilerine rağmen HES projesi yapıldı. Aradan geçen beş yılın ardından tamamlanan projeye yaklaşık 7-8 kilometre yakınında yeni bir HES projesi yapılmak isteniyor. Mezopotamya Ajansı’ndan Metin Yoksu’nun haberine göre firma ile yapılan anlaşma sonrası hazırlanan ÇED Raporunun usule uygun yapılmadığı için köylüler, yürütmeyi durdurmak amacıyla Siirt İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Siirt İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararı verdi. Kararın ardından projenin sürdürülme girişimleri nedeniyle köylüler ikinci defa ÇED raporunun usule uygun yapılmadığı gerekçesiyle mahkemeye başvuruda bulundu. Mahkeme, ikinci kez yürütmeyi durdurma kararı verdi. İdare Mahkemesi’nde ÇED Raporunun iptaline ilişkin davanın son duruşması, 23 Eylül 2020 tarihinde görüldü. Duruşmanın ardından davanın karara bağlanacağı ve 15 gün içinde kararın avukatlara tebliğ edileceği belirtildi. Karara ilişkin henüz bir tebliğ yapılmazken, köylüler her koşulda mücadele edeceklerini ve HES’in doğalarına zarar vermesini engelleyeceklerini vurguladı.

Aydın'da halk zaferi

Birgün’den Aycan Karağ’ın haberine göre, Aydın’ın Söke ilçesi Karacahayıt Mahallesi’nde, 8 bin yıllık tarihi geçmişi olan Latmos Dağı’nda maden şirketleri tarafından yapılacak olan “feldspat, kuvars, kuvarsit ocağı kapasite artışı ve kırma tesisi” projesine karşı bölge halkın açtığı dava sonuçlandı. Aydın 2. İdare Mahkemesi proje için yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkeme proje için; Karacahayıt ve Sayrakçı mahallelerini de kapsayan bölgeleri etkileyecek olan 8 ÇED, proje sahası içerisinde ve gerekse bu sahayı çevreleyen 3 kilometre mesafe sınırları dahilinde kalan alanda yabani ve aşılı zeytin ağaçlarının bulunduğu, buradaki zeytinliklere zarar vermeden, toz ve duman çıkarmayacak şekilde patlatmalı açık işletme yöntemi uygulanan madencilik faaliyetinde bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, proje konusu maden ocağının zeytinlik sahalara 3 kilometreden daha kısa mesafede kurulması mümkün olmayan tesislerden olduğu anlaşılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığını belirtti.

Petrol şirketleri BM hedefleriyle henüz uyumlu değil

Büyük yatırımcıların yayımladığı bir rapora göre, Avrupa’nın en büyük petrol şirketleri, karbon emisyonlarında azaltım ve yenilenebilir enerjiye dönme planlarına rağmen, iklim değişikliğiyle mücadelede BM destekli hedeflerle henüz uyumlu değil. 59 büyük petrol, doğalgaz ve kömür şirketini kapsayan ve Transition Pathway Initiative tarafından yapılan çalışma yedi Avrupalı şirketin, bazı hükümetlerin seragazı emisyonlarını azaltmaya yönelik yaptığı uzun vadeli taahhütlerine uyum sağlamak için planlar yaptığını söyledi. Ancak yeni yayımlanan raporda, bu planların ısınmayı 3,2 derecede sınırlandırabileceği ve “tehlikeli iklim değişikliğini önlemek için genel olarak yetersiz olduğu” belirtildi.