“Çevresel Ürünlerin Ticareti Raporu" yayımlandı

-
Aa
+
a
a
a

Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) tarafından hazırlanan “Çevresel Ürünlerin Ticareti Raporu: Dünyada ve Türkiye’de Çevresel Ürünler” yayımlandı.

güneş panelleri
Gezegenin Geleceği: 11 Temmuz 2022
 

Gezegenin Geleceği: 11 Temmuz 2022

podcast servisi: iTunes / RSS

Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) tarafından hazırlanan “Çevresel Ürünlerin Ticareti Raporu: Dünyada ve Türkiye’de Çevresel Ürünler” raporu yayımlandı. Rapor, çevre politikalarının küresel ticareti nasıl etkilediğine dair bir ön analiz sunuyor. Çevresel zararı en aza indirmeyi amaçlayan “çevresel ürünler”in dünyada ve Türkiye’deki ticaretini analiz ederken Türkiye özelinde çarpıcı bulgular ortaya koyuyor: Türkiye’nin çevresel ürün ihracatı 2010 yılında 7,4 milyar dolardan 2020’de 16,3 milyar dolara; ithalatı ise 12 milyar dolardan 16,3 milyar dolara yükseldi. Çevresel ürünler ihracatı 2010’da toplam ihracatın %6,1’i iken 2020’de %9,1 seviyesine geldi. Çevresel ürün ithalatı ise, 2016’da Türkiye’nin toplam ithalatından %12 pay alırken 2020’de %9,1 pay aldı. Türkiye’nin çevresel ürün ihracatı, otomotiv sektöründe içten yanmalı motor ve aksamları odağında yoğunlaşıyor. Ancak AB ülkelerinin, 2035’te petrol ve dizelle çalışan yeni araçların satışını sonlandırmayı hedeflemesi ve elektrifikasyonun tüm sektörlerde artacağı yönündeki beklenti Türkiye’nin önümüzdeki dönemde en önemli ihracat pazarında güç kaybedeceğini gösteriyor. Yatırım yelpazesinde güneş enerjisi ürünleri başta olmak üzere yenilenebilir enerji ekipmanları ve elektrifikasyonu destekleyen bileşenler üretimine yönlenmesi, Türkiye için bir fırsat alanı olarak gözükmekte. Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) Direktörü Bengisu Özenç Türkiye’nin, enerji dönüşümünde de dışa bağımlı bir konumda bulunduğunun altını çiziyor: “Özellikle 2016-2020 dönemine baktığımızda Türkiye’nin yeni güneş enerjisi kapasitesi artışının güneş enerjisi ürünleri ithalatındaki artışla paralel seyrettiğini görüyoruz. Türkiye’nin ihracat kaleminde büyük yer tutan ve küresel olarak ivme kaybeden otomotiv sektöründe içten yanmalı motor ve aksamları yatırımlarını hızla güncel eğilimlerle uyumlu, elektrifikasyonu destekleyecek şekilde dönüştürmesi gerekmekte” 

Finlandiyalı araştırmacılar, yeşil ısıl enerjiyi aylarca muhafaza edebilen bir “Kum pilini” geliştirdi. BBC Türkçe’nin haberine uzmanlar, bunun yeşil ısıl enerjinin yıl boyunca kullanılması sorununa çözüm getirebileceğini belirtiyor. Düşük yoğunluklu kum kullanılan cihaz, yazın bol olan güneş ve rüzgardan elde edilen ucuz enerjiyle şarj oluyor. Kum ısıyı yaklaşık 500 derecede muhafaza ediyor ve bunun enerjinin pahalı olduğu kışın evleri ısıtmak için kullanılabileceği söyleniyor. Finlandiya gazının çoğunu Rusya’dan alıyor. Ukrayna’daki savaş nedeniyle ülke yeşil enerjiye daha fazla yoğunlaşmaya başladı. Rusya, Finlandiya’nın NATO’ya katılma kararı sonrasında bu ülkeye gaz ve elektrik satışını durdurdu.

Yeşil Gazete’de yer alan habere göre, Hollanda‘daki Vrije Universiteit Amsterdam Üniversitesi‘nden (VUA) bilim insanları, test edilen et ve süt ürünlerinin dörtte üçünde ve her kan örneğinde plastik parçacıklar buldu. Test edilen her hayvanda ayrıca pelet yemi örneği de bulundu. Bu, potansiyel kontaminasyonun, satın alınan yemlerden geçmiş olabileceğini gösteriyor. VUA araştırmacıları mart ayında ilk kez insan kanında mikroplastik tespit etmişti. Aynı yöntemler hayvansal ürünleri test etmek için de kullanıldı. Kanda bulunan parçacıkların keşfi, mikroplastiklerin vücutta dolaşabildiğini ve organlara yerleşebileceğini gösteriyor. VUA’dan Dr Heather Leslie, “Kan örneklerini analiz ederken, tüm farklı maruz kalma yollarından emilen dozu buluyorsunuz: Hava, su, yiyecek vb. “Size yaşam nehrine neyin sızdığını hemen söylüyor.” Çiftlik hayvanlarının et ve sütleri diğer ülkelerde henüz test edilmese de 2021’de İsviçre‘de market sütünde ve Fransa’da çiftlik sütünde daha önce de mikroplastikler rapor edilmişti. Araştırmayı talep eden PlasticSoup Vakfı‘ndan Maria Westerbos, “Hayvan yemlerinde bulunan mikroplastiklerle, test edilen et ve süt ürünlerinin açık bir çoğunluğunun mikroplastik içermesi şaşırtıcı değil. Hayvanların ve insanların sağlığını korumak için hayvan yemlerindeki plastikten acilen kurtulmamız gerekiyor” dedi. Westerbos, plastiğin yüzde 99’unun petrolden üretildiğine dikkati çekerek, şunları söyledi: “Aslında ‘Kanımda plastik var’ derken, kanınızda petrol olduğunu söylüyorsunuz. Bu, hayvanlar için de geçerli. Birçok bilimsel araştırma, hayvanların plastikten olumsuz etkilendiğini ortaya koyuyor. Plastik yüzünden daha yavaş büyüyor, uyuşuklaşıyor ve hastalanıyorlar. Aynısı insanlar için de geçerli.”

Cumhuriyet’ten Cemil Ciğerim’in haberine göre, Erzincan İliç’te, geçen günlerde siyanür sızıntısıyla gündeme gelen altın madeni bu kez kapasite artışı istemiyle gündemde. Türkiye’nin ikinci en büyük altın madeni sahası olan İliç’teki Çöpler Altın Madeni alanı üç kat daha genişletilmek isteniyor. İliç Doğa ve Çevre Platformu’nun ise doğaya onarılmaz zararlar veren madenin tamamen kapatılması ve kapasite artırım izninin iptal edilmesi için mücadelesi sürüyor. İliç Doğa ve Çevre Platformu’ndan yapılan açıklamada, “66 milyon ton siyanürü buharlaştırarak atmosfere verecek olan kapasite artışını istemiyoruz” denildi.  Açıklamada şöyle denildi: “Doğamızı ve yaşamımızı yok sayan ÇED olumlu kararının iptal edilmesini istiyoruz. Erzincan, birinci dereceden deprem bölgesi iken bu çaplı bir kapasite artışı olası depremi büyük bir felakete dönüştürmek demek.”  Kapasite artışına karşı imza kampanyası da Change.org/ilicmaden adresinde devam ediyor ve 15bin’e yakın kişi imzalamış.