Buzul seviyesi ortalamanın çok altında

-
Aa
+
a
a
a

Antarktika'dan alınan uydu verileri, deniz buzul seviyesinin mevsim ortalamasının çok altında olduğunu ortaya çıkardı.

Gezegenin Geleceği: 27 Eylül 2023
 

Gezegenin Geleceği: 27 Eylül 2023

podcast servisi: iTunes / RSS

BBC’nin haberine göre, Antarktika'dan alınan uydu verileri, kışın bölgedeki deniz buz seviyesinin küresel ısınma nedeniyle mevsim ortalamasının çok altında olduğunu ortaya çıkardı. Uzmanlara göre bu, bir zamanlar küresel ısınmaya dirençli görünen bölge için endişe verici. Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi'nde (NSIDC) buzulları izleyen Walter Meier, "Bu şimdiye kadar gördüklerimizden çok farklı, neredeyse akıllara durgunluk verici seviyede," diyor. Uzmanlar, Antarktika'nın buzul düzeninin bozulmasının geniş kapsamlı sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Antarktika'nın devasa beyaz buz örtüsü, Güneş'in enerjisini atmosfere geri yansıtarak ve aynı zamanda altındaki ve yakınındaki suyu soğutarak gezegenin sıcaklığını düzenliyor. Uzmanlar, bu buzullar olmasa Antarktika'nın buzdolabı etkisinden ziyade radyatör etkisi yaratacağını söylüyor. Antarktika Okyanusu'nun yüzeyindeki deniz buzunun büyüklüğü şu anda 17 milyon kilometrekareden az. Bu, Eylül ayı ortalamasından 1,5 milyon kilometrekare daha az ve önceki kış seviyelerinin çok altında. Dr. Meier, deniz buzullarının önemli ölçüde yeniden oluşacağı konusunda iyimser değil. Bilim insanları hala bu yılki deniz buzulu seviyesinin azalmasına neden olan tüm faktörleri belirlemeye çalışıyor ancak Antarktika'daki zorlu koşullar araştırma yapmayı da zorlaştırıyor. Çok sayıda küresel sıcaklık ve okyanus sıcaklığı rekorunun kırıldığı 2023’de bazı bilim insanları özellikle deniz buzulu seviyesindeki düşüşe dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.

İlk iklim değişikliği davası

Yeşil Gazete’de yer alan habere göre, iklim değişikliğine karşı gençler tarafından açılan tarihi dava, 27 Eylül’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) görülmeye başlanacak. Dünyada AHİM’de açılan ilk iklim değişikliği davasının, emisyonların önemli ölçüde azaltılması ve daha temiz bir altyapı inşa edilmesi için harekete geçilmesini zorunlu kılabileceği öngörülüyor. Sofia Oliveira, 2017’de Portekiz‘in orta kesimlerinde meydana gelen ve 100’den fazla kişinin ölümüne yol açan orman yangınları sırasında 12 yaşındaydı. Şimdi bir üniversite öğrencisi olan Oliveira, 32 Avrupa hükümetini iklim değişikliğini yeterince ele almadıkları için mahkemeye vermeye hazırlanıyor. Euronews‘ün aktardığına göre duruşma, AİHM’in Strasbourg’da bulunan merkezinde gerçekleşecek. Olası bir zafer durumunda, gençler hükumetleri iklim önlemlerini radikal bir şekilde yeniden düzenlemeye zorlayacak. Ayrıca bu dava bir emsal teşkil ederek, insanların yasal bir yol izlemelerinin güçlü bir örneği olacak. Uzmanlar, mahkemenin kararlarının üye ülkeler için yasal olarak bağlayıcı olduğunu vurguladı ve bu kararlara uyulmaması halinde yetkililerin mahkeme tarafından belirlenen ağır para cezalarına çarptırılabileceğini ifade etti. Davacılardan André, Portekiz’in başkenti Lizbon‘un hemen güneyinde, yaşadığı Costa da Caparica‘daki Praia do Norte plajının, babasının yaşındayken yaklaşık bir kilometre uzunluğunda olduğunu söyledi. Şimdi ise kıyı erozyonu nedeniyle 300 metreden daha kısa. André, bu gibi kanıtların onu henüz küçük yaştayken iklim gösterilerine katılmaya yönelttiğini aktardı. Mahkemeler, aktivistler için hükümetlerden hesap sormanın bir yolu olarak görülüyor. Geçtiğimiz ay, genç çevre aktivistleri tarafından açılan bir davada, ABD‘nin Montana eyaletindeki bir yargıç, eyalet kurumlarının fosil yakıt gelişimine izin vererek, anayasal temiz ve sağlıklı bir çevre hakkını ihlal ettiğine karar verdi.

Gesi Bağları, yok olma noktasına geldi

Kayseri'nin Melikgazi ilçesi Gesi Mahallesi'nde türkülere konu olan ve üzüm yetiştiriciliği yapılan Gesi Bağları, kentte artan şehirleşme nedeniyle yok olma noktasına geldi. Doğan Haber Ajansı’na (DHA) konuşan Gesi Mahalle Muhtarı Yusuf Çelebi, "Üzüm bağlarımıza şu an bakılmıyor, bakılan sayılı bağlarımız var. Üzüm bağlarımızın %80'ini kaybettik. Bağlarımız, şu an yapılaşmaya ve betonlaşmaya terk edilmiş vaziyette. Geriye kalan üzüm bağlarımızda bakım olmadığından ve arsalar para ettiğinden dolayı burada da bağcılık kalmayacak. Gesi Bağları, artık sadece türkülerde kalacak," dedi. Çelebi sözlerini şöyle sürdürdü, "Geçmişteki kültür ile şu anki kültür arasında çok fark var. Daha önceleri buralarda pekmez ve şarap üretilirken, şu an sadece pekmez yetiştiriciliği yapılıyor. Bağlarda çalışacak işçi bulunamadığından, üzüm bağlarımızı işletmekte problem yaşıyoruz. Bağlarımızda dört çeşit üzüm mevcut. Bunlar; dirmit üzümü, diğeri beyaz üzüm ve pekmezlik olarak kullanılıyor. Bir de sofralık olarak da parmak ve gül üzümü var. Ama şimdi burası yapılaşmaya ve betonlaşmaya terk edilmiş vaziyette. Bu şekilde bağcılık bitecek," dedi.

LEGO petrole alternatif malzeme bulamadı

Büyük oyuncak tuğla üreticisi, petrol bazlı malzeme yerine geri dönüştürülmüş plastik şişelerden oyuncak tuğla yapma projesini durdurdu. Danimarkalı firma, ürünün bu şekilde daha yüksek karbon salımına yol açacağını bildirdi. Söz konusu hamle, iklim krizi nedeniyle küresel karbon salınımlarına katkılarını yeniden değerlendiren şirketlerin daha sürdürülebilir malzemeler araştırma çabalarının ardından geldi. Danimarkalı şirket, yılda milyarlarca LEGO parçası üretiyor ve 2021’den bu yana 1 kilogram plastik üretmek için yaklaşık 2 kilogram petrole ihtiyaç duyan ABS’den (akrilonitril bütadien stiren) geri dönüştürülmüş PET’e (polietilen tereftalata) geçişin olanaklarını araştırıyordu. CEO Niels Christiansen, yüzlerce malzemenin test edildiğini, ancak sürdürülebilirlik sorunlarını çözecek sihirli bir malzeme bulunamadığını söyledi.