Burdur valisine Salda Gölü tepkisi: Ziyaretçilere değil, önlemlere ihtiyaç var

-
Aa
+
a
a
a

Salda Gölü Koruma Derneği, Burdur Valisi Ali Arslantaş'ın, "Çıkın çıkın Salda Gölü'ne gelin" çağrısına tepki gösterdi.

Gezegenin Geleceği: 4 Ağustos 2020
 

Gezegenin Geleceği: 4 Ağustos 2020

podcast servisi: iTunes / RSS

Salda Gölü Koruma Derneği, Burdur Valisi Ali Arslantaş'ın, "Çıkın çıkın Salda Gölü'ne gelin" çağrısına tepki gösterdi. Açıklamada, "Salda Gölü, Jezero Krateri'nde bulunanlara benzer karbonatlar ve çökelme özellikleri içeren dünyada bilinen tek göl. Göl, Jezero'daki deltaya benzer şekilde, çevresindeki ana kayadan aşınmış ve yıkanmış kaya tortuları ile dolu alüvyon yelpazesi içermekte. Salda Gölü çevresindeki beyaz kıyı şeridi, Jezero'da tespit edilen karbonat minerallerine benzeyen hidromanyezitin hakim olduğu kum ve çakıllardan oluşur" diye kaydedildi. NASA tarafından da Mars'taki Jezero Krateri ile benzer mineral oluşumu ve jeolojik yapıya sahip olduğu açıklanan Salda Gölü'ne, 1 Haziran'dan bu yana yaklaşık 200 bin kişi gittiği ifade edilen açıklamada, "NASA'nın bu açıklamasının ardından, Burdur Valisi, 'Çıkın çıkın Salda Gölü'ne gelin' çağrısı yaptı. Çağırmadan yılda bir milyon 400 bin kişi geliyordu zaten. Önümüzdeki yıllarda kaç milyon kişi gelecek bakalım. Gelenler ne yapıyor? 'Şifalı çamur' diye hidromanyezitleri üstüne başına sürüyor. Beyaz kumullara şemsiyesini çakıyor. Göle girip kirini, yağını ve başka türden pisliklerini göle bırakıyor. Bazıları beyaz kumullardan poşetlerine doldurup gidiyor. Dünyada eşi benzeri olmayan bir güzelliğe, kimyasal ve biyolojik süreçlerin yaşandığı ekolojik sisteme sahip gölün korunması gerekmez mi? Salda Gölü'nün yaşamak ve yaşatmak için; 'çıkıp çıkıp gelen' ziyaretçilere değil, gerekli önlemleri alacak yöneticilere ihtiyacı var" diye belirtti.

Kömürlü termik santram sayısı düşüşte

Toplam küresel kömürlü termik santralı sayısı yılın ilk altı ayında ilk kez düşüşe geçti ve endüstri döneminin başlangıcından bu yana ilk kez açılan kömür santralından daha fazlası kapandı. Fosil yakıt sektörünü izleyen ABD merkezli bir araştırma ve savunma grubu tarafından yayınlanan çalışmaya göre bu düşüş büyük ölçüde Avrupa ve ABD’de yaşanan kapanmalara bağlı. Dünyanın en büyük yıllık sera gazı üreticisi olan Çin ise dünyada faaliyet gösteren kömür yakıtlı elektrik santrallarının yarısına ev sahipliği yapıyor. Ayrıca rapora göre şu anda üretim aşamasındaki santralların yüzde 90’ını Çin’de yer alıyor. Guardian’ın aktardığına göre araştırma grubundan Kömür Programı Direktörü Christine Shearer, küresel düşüşün nedeni olarak karbon fiyatındaki artış ve kirlilik düzenlemesinin sıkılaştırılmasının ardından Avrupa’da gerçekleşen rekor sayıda santralin kapanmasını gösteriyor. Shearer bir başka etkenin ise koronavirüs salgınının yarattığı ekonomik şok olduğunu belirtiyor. Temiz enerjinin artık birçok yerde en ucuz seçenek olduğunu belirten Shearer “Bu, ülkelerin enerji planlarını yeniden değerlendirmeleri için bir fırsat” diyor.

Acıgöl'ün kurumasından endişe ediliyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 'Konya Karapınar Potansiyel Jeopark Alanı' kapsamında çalışmaları sürdürülen 400 hektarlık alana sahip Acıgöl, volkanik patlama sonucu meydana gelen doğal bir göl olma özelliğiyle dikkat çekiyor. 300 metreden fazla bir derinliği sahip olduğu bilinen göl, bu özelliğiyle Türkiye’nin 1'inci dünyanın ise en derin 3'üncü gölü olduğu belirtiliyor. Magnezyum sülfat zengini olan gölün suyunun acı ve tuzlu olması nedeniyle gölde yaşayan bir canlı bulunmuyor. Ancak göl birçok kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Uzun ekseni bin 750 metre, kısa ekseni ise bin 250 metre olan bir elipsi andıran gölde son zamanlarda kuraklığa bağlı olarak çekilmeler meydana geldi. Yeraltı sularının aşırı kullanılması nedeniyle Acıgöl’ün kurumasından endişe ediliyor. TEMA Vakfı'nın gönüllü temsilciliğini yapan Musa Ceyhan, ''Buraya yurtiçinden ve yurtdışından turistlerimiz geliyor. Burası birinci derece doğal sit alanı olarak koruma altına alındı. Acıgöl’de çekilmeler başladı. Konya kapalı havzasında göllerimiz kurumaya yüz tuttu. Yeraltı sularımız her sene çekiliyor. Havzada çok su isteyen bitki türlerine yöneldiler. Bu nedenle yeraltı suları çekiliyor. Hazıra dağ dayanmaz. Doğal güzelliği bozulmadan buralara hizmet yapılmalı. Su, 30 sene öncesinden su şu an durduğumuz yerdeydi. Gölde, 6-7 metre kadar çekilme oldu. Yeraltı sularını tükettiğimiz sürece buranın da bir sonu var. Dünyada eşi benzeri olmayan göllerimiz bunlar. Yarın öbür gün burası kuruduğunda kimse buraya gelmeyecek" dedi.

Yangın mevsimi sürüyor

Yangın mevsimi devam ediyor ve küresel ısınmayla daha beter hale gelecek. Manisa'nın Ahmetli ilçesi Hacıköseli Mahallesi’nde başlayan ve kontrol altına alındıktan sonra rüzgarın etkisiyle yeniden alevlenen orman yangınında ilk tespitlere göre 300 hektarlık ormanlık alan küle döndü. Kontrol altına alınan ve soğutma çalışmalarının devam ettiği bölgede bir yandan boşaltılan mahallelerde bir yandan da ekili tarım arazileri ve ormanlık alanda hasar tespit çalışmaları devam ediyor. 

Almanya rüzgar gücünü artırıyor

Alman rüzgâr enerjisi danışmanlık şirketin karasal rüzgâr enerjisi alanındaki 2020 yılı ilk yarısındaki verilerini yayınladı. Kuruluşun çalışmasına göre ülkede ilk altı aylık dönemde toplam kurulu güçleri 591 MW olan 178 türbin devreye alındı. 40 türbindeki yeniden güçlendirme çalışmaları ile 124 MW’lık güç artış sağlanırken, toplam kurulu güçleri 84 MW olan 88 rüzgar türbini de devreden çıktı. Bu faaliyetler sonucunda ülkedeki rüzgâr türbini sayısı 90 adet artarak 29.546’ya, ülkenin rüzgâr enerjisi gücü de 507 MW artış ile 54.418 MW ulaştı.