Burdur Gölü'nde su seviyesi 50 yılda 17 metre düştü

-
Aa
+
a
a
a

Burdur Gölü‘nde altı yıl önce gerçekleştirilen ‘Göle Yas’ etkinliğinde bir TIR pet şişe suyun döküldüğü iskelenin bulunduğu alandaki su tamamen çekildi.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Türkiye’nin en önemli göllerinden biri olan ve son yıllarda büyük su kaybı yaşanan Burdur Gölü‘nde altı yıl önce gerçekleştirilen ‘Göle Yas’ etkinliğinde bir TIR pet şişe suyun döküldüğü iskelenin bulunduğu alandaki su tamamen çekildi. Büyüklük olarak Türkiye’de yedinci sırada olan ve bilim insanlarının yaptığı son ölçümlere göre su seviyesinde son 50 yılda 17 metre düşüş saptanan Burdur Gölü’nün su hacminde yüzde 40’a varan kayıp belirlendi. Etrafındaki tarım arazilerinde aşırı su tüketimine neden olan mısır, yonca gibi bitki üretimleri yapılan, yer altı su kaynaklarının da yüzde 70’i tarımda kullanılan Burdur Gölü’nün en büyük sorunlarından biri de kaçak sondajlar. Yaklaşık beş yıl öncesine kadar 4,3 milyar ton su varlığı olan ve her yıl 330 milyon tona yakın su kaybettiği belirlenen gölün tek kaynağını ise yağmurlar oluşturuyor. Meteorolojik kuraklığa bağlı yağışların azalması nedeniyle de göl yeterince beslenemiyor. 50 yıl önceki su kapasitesi 7,5 milyar tonken, şu an 3 milyar ton seviyelerine kadar gerileyen göl çevresinde yaşanan su çekilmeleri gözle görülür hale geldi. Geçen yıla kadar sadece bir iskelesi bulunan gölde, bu iskeleye yanaşan Özel İdare‘ye ait gezi teknesiyle Burdurlular gezi turlarına çıkabiliyordu. Son dönemde iskelenin etrafındaki suyun tamamen çekildiği ve teknenin iskeleye yanaşamaz duruma geldiği görüldü.

Bitlis'te yakalı toy kuşu vurulmuş halde bulundu

Dersim‘de sekiz  dağ keçisinin ölü halde bulunmasının ardından, Bitlis‘te de bir yakalı toy kuşu kanadından vurulmuş halde bulundu. Jandarma tarafından Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma Rehabilitasyon Merkezi’ne götürülen yakalı toy kuşu, tedavisinin ardından doğal yaşam alanına salınacak. Yakalı toy, nesli tükenmekte olduğu için ‘kırmızı liste’de yer alıyor. Merkezin müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan,  “Kuş, jandarma ekipleri tarafından yaralı olarak bize getirildi. Genel muayenesini yaptık. Sağlık durumunu düzeltmek için tüm imkânlarımızı seferber ettik. Nesli tükenmek üzere olduğu için bizi heyecanlandırdı. Gelecek nesillere aktarmamız gerekiyor. Avcıların neye ateş ettiklerini bilmeleri, gördükleri her kuşa ateş etmemeleri gerekiyor. Böyle özel kuşları korumamız lazım.” dedi. 

Döngüsel Ekonomi Eylem Planı 2.0

Avrupa Komisyonu, ürünleri üretme ve kullanma şeklimizi dönüştürmek istiyor. Mart ayında açıklanan “Döngüsel Ekonomi Eylem Planı 2.0”, malları üretme, kullanma ve atma şeklimizi değiştirmeye yönelik yenilenmiş bir girişim. Beş yıl önce başlatılsa da henüz sıkı bir mevzuat içermiyor, bunun yerine 2030 itibariyle belediye atıklarını yarıya indirmek gibi bir dizi hedef belirlerken bunların bazıları daha sonra sıkı yasal gerekliliklere çevrilecek. Ana fikirler arasında, bilgisayarlar ve akıllı telefonlar için yeni bir “onarım hakkı” vermek, inşaat ürünleri için yeşil kriterler oluşturmak, mevcut kaynak kullanım göstergelerini güncellemek ve Sürdürülebilir Ürün Politikası Çerçevesi planlamak yer alıyor. Avrupa Komisyonu’nun çevre departmanında üst düzey yetkili Paola Migliorini, 2021 yılı boyunca AB’nin politikayı nasıl uygulayacağına dair ayrıntılar verdi. Migliorini, “Komisyon, sürdürülebilir ürün politikası çerçevesini öne çıkarmak istiyor. Bir dizi inisiyatif ve mevzuattan oluşacak ve mevzuat teklifinin ana kısmında 2021’in sonuna doğru Ecodesign Direktifinin kapsamını genişletecek olan Sürdürülebilir Ürünler Girişimi’ni sunmayı planlıyoruz” dedi. Bir yasal öneri ise, yanlış yeşil iddiaları ele alacak. “Şirketlere, ürünlerinin çevresel ayak izini göstermeleri ve tüketicileri satın alacakları ürünün ayak izinin karşılaştırmalı değerlendirmesi hakkında bilgilendirmeleri için araçlar sağlayacak.” 

Tekirdağ'da halk direniyor

Tekirdağ’da özel bir şirket tarafından planlanan Liman Kapasite Artışı projesine ilişkin Halkın Katılımı Toplantısı’nın ertelenmesi talebi ile çeşitli Sivil Toplum Kuruluşu (STK) ve meslek odaları dilekçe verdi. Toplantının koronavirüs tedbirleri kapsamında 1 Mart'tan sonraki bir tarihe ertelenmesini talep eden yurttaşlar salgın döneminde okullar ve üniversitelerin dahi kapalı olduğunu belirterek tepki gösterdi. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Tekirdağ Şube Başkanı Cemal Polat, “Buna rağmen ‘çok acil olan’ halkın katılım toplantısı adeta yangından mal kaçırırcasına gerçekleştirilmek isteniyor” diye konuştu. Salgın döneminde gerçekleştirilmesi planlanan halkın katılım toplantısının yurttaşların sağlığı için büyük risk olduğunu vurgulayan Polat, “Kapalı bir ortamda özellikle 65 yaş ve 20 yaşın denetimli dışarı çıktığı bu dönemde bu toplantının gerçekleştirildiği takdirde yurttaşların sağlığını pandemi ile mücadele kurallarına göre koruyamayacaklar. Bu nedenle biz de konuya ilişkin STK’lar ve meslek odaları olarak dilekçelerimiz verdik. Tekirdağı yakından ilgilendiren bu konuya katılımın oldukça yoğun olması beklenmekte ve de olmalı. Ancak pandemi koşulları gözetilerek gerekli imkanların da sağlanması gerekiyor. Yurttaşların oraya getirilmesi için araç dahi yok” ifadelerini kullandı. Polat sözlerini şöyle noktaladı: “Bunlar pandemiden yararlanarak çeşitli maden aramalarından tutun HES’lere birçok projeye onay verdi. ÇED olumlu kararları alındı. Salgın döneminde toplumdan kaçırılarak, geçiştirilerek, gizlenerek sermayenin istekleri devam etti” dedi.