"Bu yılın ilk altı ayında 2009'da yıl boyu yaşananlardan daha fazla doğal afet yaşandı"

-
Aa
+
a
a
a

“Son 10 yılda gerçekleşen doğal afetlere baktığımızda, 2020 yılının ilk altı ayında, 2009  yılında yıl boyu yaşanan doğal afetlerden daha fazla afete maruz kaldık”

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2009 yılından beri aşırı hava olayının gerçekleştiğini belirtti. Bayraktar, “Son 10 yılda gerçekleşen doğal afetlere baktığımızda, 2020 yılının ilk altı ayında, 2009  yılında yıl boyu yaşanan doğal afetlerden daha fazla afete maruz kaldık” diye konuştu. 2020 yılının doğal afetler nedeniyle tarımsal üretimde zor bir yıl olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Tarımda üretim, üstü açık bir fabrikada gerçekleşiyor. Doğal afetler tarımsal üretime zarar veriyor” diye konuştu. Bayraktar, şunları söyledi: “Bu yıl çiftçilerimiz tam da üretim sezonumuz olan Nisan, Mayıs, Haziran aylarında ciddi hasarlara neden olan doğal afetlere maruz kaldı. Bu üç ayda 61 ilimiz doğal afetlerden etkilendi. Ayrıca, seracılığın fazla olduğu Akdeniz Bölgesinde fırtına ve hortum seraların yıkılmasına ve sera örtülerinin yırtılmasına neden oldu, seralarda yetiştirilen sebzeler ve yeni dikimi yapılan sebze fideleri de zarar gördü.” Bayraktar, son yıllarda artan doğal afetlerin, ülkemizde iklim değişikliği yaşandığının bir göstergesi olduğunu belirtti. Tarımın iklim değişikliğinden önemli oranda etkilendiğini ifade eden Bayraktar, “Sektör gıda ve giyim temininin yanı sıra, bağlı sanayilere hammadde sağlayan, hammadde alan, istihdam yaratan ve dış ticaret fazlası veren bir sektördür. Bu nedenle iklim değişikliği tarımı sosyo-ekonomik açıdan etkilemekte. Üretim miktar ve kalitesindeki azalma ürün fiyatlarının artmasına, tüketicilerin daha fazla fiyat ödemesine, ithalatın artmasına ve ihracatın azalmasına neden olabilmekte” diye konuştu. 

Yenilenebilir enerji için dernek kuruldu

Yenilenebilir enerji kaynaklarının verimli, yaygın kullanımı ve ülke ekonomisine katkısı konusunda kamuoyu oluşturmak, toplumun ve sektörün bilgi ve farkındalık düzeylerini yükseltmek için farklı hedef kitlelere yönelik çalışmalar gerçekleştirecek ve enerji verimliliği hakkında çalışmalar yapacak Yenilenebilir Enerji Araştırmaları Derneği (YENADER) kuruldu. YENADER, sürdürülebilir bir gelecek için güneş, jeotermal, rüzgar, biyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması, geliştirilmesine katkı sağlamak ve doğal çevrenin korunması konusunda çalışmalarını sürdürecek. Dernek, Türkiye’de alanında uzman bilim insanları ve sektör temsilcilerini bir araya getirerek, bilimsel gelişmeleri masaya yatırırken aynı zamanda da üretici, satıcı, tedarikçi, işletmeci, uygulayıcı ve yenilenebilir enerji sektörüne yönelik faaliyet gösteren diğer alt sektörleri bir araya getirerek; sektörel bazda güç birliği tesisi ile üyeler arası dayanışmayı sağlayacak.

Murat Dağı'nda ÇED olumlu raporu iptal

Murat Dağı’nda altın çıkarmak isteyen şirketin “ÇED olumlu” raporu, Kütahya İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Danıştay Altıncı Dairesi, Kütahya İdare Mahkemesi’nin verdiği iptal kararını doğru buldu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın itirazını reddetti. Böylece Murat Dağı'nda altın aranamayacak. Ege Bölgesi’nin en önemli su kaynaklarından olan ve Kütahya-Uşak sınırlarını kapsayan Murat Dağı, ilk olarak altın-gümüş madeni çalışmaları ile gündeme gelmişti. Murat Dağı’nda bir madencilik şirketine verilen “ÇED olumlu” raporu, Kütahya İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. Danıştay, şirketin bu kararın bozulması yönünde yaptığı itirazı reddederek mahkemenin verdiği kararı dün onayladı. Bu kararla Murat Dağı’nda altın aramanın önü kapanmış oldu.

Bakanlıktan iklim değişikliği bilgisi

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, AA muhabirine yaptığı açıklamalarda, iklim değişikliğinin Türkiye’ye etkileri ve Bakanlığın bu konudaki çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. İklim değişikliğinin bugün tüm dünyanın mücadele verdiği bir süreç olduğuna işaret eden Kurum 100 yılın sonunda ise deniz suyu seviyesinin ve hava sıcaklığının artmasının beklendiğini söyledi. Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele konusunda önemli adımlar attığını ifade eden Kurum, 81 ilde İklim Değişikliği Eylem Planı çerçevesinde çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Kurum, 81 ilde millet bahçeleri, ekolojik koridorlar oluşturduklarını, şehrin nefes almasını sağlayacak yeşil alan miktarını artırdıklarını ifade etti. Kurum, şöyle devam etti: “Eğer iklim değişikliğinin etkilerini dikkate almazsak ve buna ilişkin tedbir almazsak çok daha vahim tabloların ortaya çıkabileceğini gördük. Dolayısıyla bu artık bir milli güvenlik meselesi. ” Kurum, artık dünyanın tüm gündeminin iklim değişikliği ve etkileri olacağını belirterek, bu nedenle iklim değişikliğine ilişkin kararlı duruşun daha da artırılması ve devam ettirilmesi gerektiğini kaydetti. En öncelikli önlem bunun için fosil yakıtlardan vazgeçmek, ve organik tarıma geçip endüstriyel hayvancılığa da son vermek. Öncelikle bunları söylemesini ve harekete geçmesini bekliyoruz bakanın.

İBB'den Tsunami kitapçığı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) işbirliği ile hazırlanan “İstanbul Tsunami Bilgi Kitapçıkları” çalışması tamamlandı. Çalışmayla, İstanbul’un tsunamiden etkilenecek tüm ilçeleri için ayrı ayrı raporlar hazırlandı, olası kayıpları en aza indirmeyi sağlayacak önlemler belirlendi. Çalışmada tahliye haritaları da yer alıyor.

Cudi'deki kömür ocakları Dicle'yi kirletiyor

Şırnak'taki Cudi Dağı eteklerinde bulunan kömür ocaklarının kirli suyu, doğal kaynak suyu olarak bilinen ve Dicle Nehri'ne akan Nerdüş Deresi'ni kirletiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca birçok kez ceza verilmesine rağmen, kömür ocaklarının önlem almadığını söyleyen bölge halkı, mağdur olduklarını söyledi. Nerdüş Deresi'nden hem içme suyu hem de tarımsal sulamada faydalandıklarını söyleyen İkizce köyü sakinlerinden Ahmet Osal, "Köyde içme suyu olmadığı zaman Nerdüş Deresi'nin suyu kullanılıyor. Dereninin kirli akmasıyla sudan faydalanamıyoruz. Bütün bahçelerimizin meyveleri dökülüyor. Biz kimsenin çalışmasına engel değiliz. Fakat kömür ocakları biraz harcama yaparak bu sorunu çok rahatlıkla çözebilirler" dedi.