“Arıların kış salkımı yapması gerekiyordu ama kış salkımına girmediler'

-
Aa
+
a
a
a

'Geçen günlerde Adana’nın Seyhan ilçesindeki Yalmanlı Mahallesi’nde suyu çekilen Seyhan Nehri kıyısındaki 3 bine yakın kovanda on binlerce arı öldü.

Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Çukurova Üniversitesi Ceyhan Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Erdem Ütük, arı ölümlerinin çok nedenli bir olay olduğunu açıkladı “Arıların kış salkımı yapması gerekiyordu ama kış salkımına girmediler. İşçi arılar hâlâ çalışmaya devam ediyor. Dolayısıyla arılar çalıştığından, kovan içinde kraliçe arı da yumurtlamaya devam ediyor. Yani yavru gözleri devam ediyor. Bu olmaması gereken bir olguydu. İşçi arılar da yavru beslemek için bal gözleri yerine yavruya yönelmiş durumdalar. Bu da bir stres kaynağı. Birkaç gün sonra soğuklar başladığında kış salkımı oluşturacak ama kovanda yeterli bal ve polen stoku bulunmadığı için kışı rahat bir şekilde atlatamayacak ve önümüzdeki bahar aylarında yeniden koloni kayıplarının görülme ihtimali var” diye konuştu. Ütük, şöyle konuştu: “Özellikle son dönemde ekolojik yapıların değişmesi, küresel iklim değişiklikleri, sıcaklıkların artması, arı hastalıkları ve zararlıları, gübre, pestisit ve arıcılar tarafından bazı antibiyotiklerin yoğun ve bilinçsiz bir şekilde kullanımı, koloni yönetiminin tam olarak bilinmemesi, yoğun bal sağımı yapılması, beslenme hataları, uygun ırk kullanmama ya da akrabalı yetiştirmenin çok yoğun yapılması gibi birçok olgu arı ölümlerinin nedenleri arasında” dedi.

Meke Gölü kuruma tehlikesinde 

Konya‘nın Karapınar ilçesinde bulunan ve Dünya’nın nazar boncuğu olarak bilinen Meke Gölü, yaşanan kuraklık nedeniyle haritadan silinme tehlikesiyle karşı karşıya geldi. 27 yıldır TEMA Vakfı‘nın temsilciğini yapan Musa Ceyhan “Eğer Meke Gölü’nün eski canlılığına kavuşmasını istiyorsak suların muhakkak eski seviyesine gelmesi gerekiyor. Konya kapalı havzada yüzbinlerce su kuyusu var. Sular çekildikçe de haliyle burası da kurudu.” dedi. Meke Gölü’nde daha önce 12 metre derinliğinde su varken 2000’li yılların başından beri gerek kuraklık gerekse bilinçsiz tarımsal sulama nedeniyle yer altı su seviyesinin azalması sonucu kurudu. Musa Ceyhan, ‘’Meke Gölü, yer altı suları çekilmeden önce masmavi bir gölümüzdü. Çeşitli kuş türleri gelir, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeriydi. Ancak, Meke Gölü kurumaya yüz tuttukça kuşlar da gelmez oldu. Burada yeraltı sularımızın muhakkak yükselmesi gerekiyor. Eğer Meke Gölü’nün eski canlılığına kavuşmasını istiyorsak suların muhakkak eski seviyesine gelmesi gerekiyor. Konya kapalı havzada yüzbinlerce su kuyusu var. Sular çekildikçe de haliyle burası da kurudu” dedi. 

Urfa'yı da kuraklık vurdu

Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi Şanlıurfa’nın Siverek ilçesine de kuraklık vurdu. Çaylarbaşı mevkiinde eskiden Siverek-Şanlıurfa karayolunun geçtiği köprü GAP projesi kapsamında sular altında kalmıştı. 300 metre uzunluğundaki Kocak köprüsü gün yüzüne çıktı. Yurttaşların yoğun ziyaret ettiği köprü balıkçıların uğrak yeri haline geldi. Konu ile ilgili açıklama yapan Fırat Gezginler Kulübü Başkanı Ferit Akçalı, “Vatandaşlarımızdan ricam suyu tasarruflu kullanmaları ve tarımsal sulamada yapılan bilinçsiz sulama sonuçlarını almaktayız. Bundan dolayı vatandaşlarımızın bilinçli sulama konusunda kendilerini geliştirmeleri gerekiyor’’ ifadelerini kullandı.

Bergama'nın çamları Meclis gündeminde

Yeşil Gazete‘nin geçen ay gündeme getirdiği Bergama köylerindeki çam ağaçlarının kesilmesi haberini CHP İzmir Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Çevre Komisyonu üyesi Mahir Polat, Meclis gündemine taşıdı. Polat, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından yanıtlanmak üzere soru önergesi verirken çam ağaçlarının kesilmesinin yeni taş ve mermer ocakları için hazırlık olup olmadığını da sordu. Ağaçların kesilmesine tepki gösteren CHP’li Polat, ‘’Köylerimizin etrafında bulunan taş ocağı işletmeleri var. Köylülerimiz 5 yıldır bu taş ocaklarına karşı mücadele ediyorlar. Şu an taş ocağının kapasite artırımı yapacağı iddiası var. Kesilen ağaçlar yeni taş ocağı ya da mermer ocağı için hazırlık mı? Bunu zaman bize gösterecek. Çünkü ‘gençleştirme çalışmaları’ adı altında yapılıyor. Zaten Bergama’nın doğası sermayeye terk edildi ve köylülerin ekonomik ve sosyal yaşantıları bu süreçten olumsuz etkilendi” dedi. 

2020 en sıcak yıl

AB Kopernik İklim Değişikliği Servisi gezegenimizin durumu hakkında yeni veriler yayınladı. Küresel olarak 2020, bugüne kadar kaydedilen en sıcak yıl. Bu, son altı yılı rekor kıran en sıcak altı yıl yapıyor! Avrupa, 1981-2010 referans döneminin 1,6 ° C üzerinde kaydedilen en sıcak yılını gördü. 1981-2010 ortalamasından en büyük yıllık sıcaklık sapması Kuzey Kutbu ve Kuzey Sibirya üzerinde yoğunlaşarak ortalamanın 6 ° C üzerine çıktı. CO2 2020'de 2,3 ± 0,4 ppm artarak bir önceki yılın büyüme oranının biraz altında artmaya devam etti. CO2 küresel sütun ortalamalı maksimum değeri tehlikeli derecede yüksek 413 ppm'ye ulaştı (Güvende olmak için 350 ppm'nin altında kalmamız gerekiyor).