11 termik santral yeniden faaliyette: Gerekçesi "çevre yatırımları"

-
Aa
+
a
a
a

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un çevre yatırımlarını gerçekleştirdikleri gerekçesiyle yeniden faaliyete geçmesine izin verildiğini açıkladığı 11 termik santral hem cebimize hem sağlığımıza zarar veriyor.

Fotoğraf: Greenpeace
Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un çevre yatırımlarını gerçekleştirdikleri gerekçesiyle yeniden faaliyete geçmesine izin verildiğini açıkladığı 11 termik santral hem cebimize hem sağlığımıza zarar veriyor. Greenpeace Akdeniz’in hesaplamasına göre söz konusu 11 santrala 2018’de arızalanıp çalışmadıkları ortalama 109’ar gün için toplam 334 milyon 959 bin Türk Lirası; 2019’da arızalanıp çalışmadıkları ortalama 91 gün için de toplam 518 milyon 386 bin 758 Türk Lirası teşvik verildi. Bu rakamlar ortaya koydu ki, birçoğu 1950’lerde kurulan bu santrallar çalıştıkça bir yandan bölgede yaşayan halkın sağlığına zarar verirken yandan tüm Türkiye’nin cebini yakıyorlar. Geçici faaliyet izni verilen 10 termik santrala filtresiz olmalarına ve çevre yatırımlarını tamamlamamalarına karşın çalışıyor.  Bahsi geçen santrallar çevre yatırımlarını gerçekleştirmemiş, filtrelerini takmamış olmalarına karşın 2018 ve 2019 yıllarında, arızalanıp hizmet vermedikleri günler de dahil olmak üzere milyonlarca TL teşvik ödemesi aldılar.  Greenpeace Akdeniz Program Direktörü Avukat Deniz Bayram, yeniden faaliyete başlayan santrallerle ilgili şunları söyledi; “7 yıl boyunca çevre yatırımlarını gerçekleştirmedikleri için kapatılan termik santrallerin bazı üniteleri yeniden faaliyete başladı. Bu santrallerin kısmen açılması ile ilgili hangi kriterlerin uygulandığı, bu santraller hangi çevre yatırımlarını gerçekleştirdiği konusunda belirsizlik mevcut... Sözkonusu santrallar miadı dolmuş, hem sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkımızı ihlal eden hem de ekonomik olarak büyük bir yük oluşturuyor. Bu santrallerin yıl içindeki arıza sürelerine baktığımızda ne kadar verimsiz olduklarını ve Türkiye’nin elektrik arzını güvenceye almaktan uzak oldukları açıkça görülüyor. Söz konusu santrallere neden arızalı olduklarında bile milyonlarca lira teşvik ödemesi yapılsın? Arıza yapan sağlık düşmanı santrallere ödenen milyonlar, bunun yerine Türkiye’de sağlık sistemine, temiz enerji üretim sistemlerine ve geleceğimize yatırılabilir.” Bu santrallerin halk sağlığını tehdit ederken teşvik ödemesi almaya devam etmeleri Greenpeace tarafından Danıştay’a taşındı. Söz konusu dava devam ediyor.

Almanya'da şarj istasyonu atağı

Almanya’dan hükümet kaynağının verdiği bilgiye göre, Almanya Ekonomi Bakanlığı, elektrikli otomobiller için şarj istasyonlarının kullanıma sunulmasını desteklemek adına iyileşme paketinden 500 milyon euro ayrılmasını istiyor. Berlin, 2030 itibarıyla 1 milyona yakın şarj noktası kurmayı hedefliyor. Bu adım, Almanya’da henüz otomobillerin %0.6’sını oluşturan bataryalı araçların menziline dair endişeleri bertaraf edecek gibi görünüyor.

Balıkta aşırı avlanma

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) dünya çapındaki balık stoklarının üçte birden fazlasının, özellikle de gelişmekte olan ülkelerde, aşırı avlanma sorunuyla karşı karşıya olduğunu söyledi. FAO, iki yılda bir hazırlanan raporunda, zayıf yönetimin olduğu bölgelerde balık stoklarının kötü durumda olması nedeniyle, bu sorunun daha güçlü siyasi irade ve iyileştirilmiş takibe ihtiyaç duyduğunu belirtti. Gelişmiş ülkeler balıkçılık faaliyetlerinin yönetimini iyileştiriyor olsa da gelişmekte olan ülkeler daha da kötüleşen bir sorunla karşı karşıya. 2017 yılında dünya çapındaki balık stoklarının %34.2’si aşırı avlanıyordu. FAO 1974’te %10’da olan aşırı avlanma oranının artmakta olduğunu belirtiyor.  FAO “Açlık, yoksulluk ve çatışmanın olduğu yerlerde sürdürülebilirliğin daha da zor olduğunu fark ediyoruz, ancak sürdürülebilir çözümlere alternatif yok” dedi. 1961’den bu yana dünya çapında kişi başına yenen balık miktarı ortalama % 3.1 oranında artarak yiyecek amaçlı öldürülen diğer hayvanları geride bıraktı. FAO, küresel olarak kişi başına yenen balık miktarının 2030 yılına kadar 21,5 kg’a çıkacağını ve Afrika’da yaşanacak bir düşüş ile ortalama yıllık büyüme oranının % 0,4’e düşeceğini öngörüyor.

Çin ilaç listesinden pangolin pullarını çıkarttı

Çin, dünyada en çok ticareti yapılan vahşi memeli hayvanlardan pangolinlerin nüfusunu koruma çabaları kapsamında 2020 geleneksel ilaç listesinden “pangolin pullarını” çıkardı. Global Times gazetesinde yer alan habere göre, Çin Farmakopesi’nde, yani tıbbi ilaçların dozları, formülleri ve kullanımlarını içeren listelere ait bilgilerin bulunduğu kitapta bu yıl pangolinler geleneksel ilaç listesine yok. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından resmi bir Farmakope olarak tanınan Çin Farmakopesi hem geleneksel hem de modern Çin ilaçlarını içeriyor. Karıncayiyen türüne ait pangolinler, Asya kıtası genelinde yasa dışı ticarete konu oluyor.

TMSF'ye dava

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yönetimindeki işletme tarafından Eskişehir Sivrihisar’da yaşam alanlarının yakınında yapımına başlanan siyanürlü ikinci atık depolama tesisine karşı dava açıldı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Odunpazarı Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, Eskişehir Barosu ve TMMOB tarafından açılan davada projenin durdurulması talep edildi. 

Dünya Limit Aşım Günü 22 Ağustos

U Küresel Ayak İzi, bu yıl koronavirüs salgını ve alınan tedbirler nedeniyle Dünya Limit Aşım Günü’nün üç hafta ilerleyerek 22 Ağustos tarihine denk geldiğini duyurdu. 2019 yılında dünyanın kaynaklarını 29 Temmuz’da tükettiği belirtilmişti. Dünya Limit Aşım günü insanlığın doğa üzerinde bir takvim yılı içinde yarattığı talebin, dünyadaki doğal kaynakların yenilenme hızını aştığı günü belirtiyor. Yani gezegenin 12 ayda ürettiği doğal kaynağı 8 ay içinde tükettiğimizi gösteriyor.