Çin nehir yunusu: Nesli yaşam alanındaki yoğun trafik, kirlilik ve aşırı avlanma yüzünden tükendi

-
Aa
+
a
a
a

Dünya insan nüfusunun yaklaşık yüzdoe 12'sinin havzasında yaşadığı Yangtze nehrine endemik olan Çin nehir yunusunun nesli yaşam alanındaki yoğun trafik, kirlilik ve aşırı ve etik olmayan avlanma yüzünden tükendi.

Çizim: instagram.com/virginiapatrone
Ebedi Yokoluş - Forever Extinct
 

Ebedi Yokoluş - Forever Extinct

podcast servisi: iTunes / RSS

V: Ebedi Yokoluş / Forever Extinct programına hoş geldiniz.

Ç: Merhaba.

Ç: The Guardian’ın haberine göre, yeni bir araştırma yayınlandı ve araştırma sonuçları çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmadığımıza işaret ediyor. Onlara bırakacağımız gelecek, küresel ısıtma, ekolojik yıkım, kitlelerin göçü, çatışmalar ve adaletsizlik gibi sorunlarla dolu.

Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler Çocuk Ajansı, UNICEF ve Lancet, çocuklarımıza düzgün bir gelecek bırakabilmek amacıyla radikal önlemler almak için çağrıda bulundular.

Bugün, dünya üzerindeki pek çok tür insan faaliyetleri yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya, bu raporla birlikte buna insan soyunun da dahil olduğu söylemek mümkün.

Rapor aslında bildiğimiz başka bir şeyi de ortaya koyuyor, vatandaşlarının en çetin şartlarda yaşadığı dünyanın en fakir ülkeleri, aynı zamanda karbon emisyonlarından en az sorumlu olanlar. 180 ülkeyi araştırmaya dahil eden raporda, yaşam şartları, refah seviyesi, sağlık, eğitim, beslenme ve eşitlik gibi şartlar karşılaştırılırken sürdürülebilirlik, karbon salınımı da ele alınıyor. Çıktılar pek de şaşırtıcı değil, Norveç, Güney Kore, Hollanda, Fransa ve İrlanda gibi çocukların en iyi yaşam koşullarına sahip olduğu ülkeler, aynı zamanda kişi başına düşen karbon salınımının en yüksek olduğu ülkeler.

V: Gelelim bugünkü dostumuza. Bugün, özel bir nehir yunusundan bahsedeceğiz. Nehir yunusları, dünyanın en nadir hayvan türlerinden.

Ç: Dünya Doğayı ve Doğal Hayatı Koruma Birliği, IUCN’e göre dünya üzerinde yalnızca dört nehir yunusu türü bulunuyor ve bunlardan üç tanesinin nesli tehlike altında.

V: Bugünkü dostumuz dünyanın en kalabalık nehirlerinden biri olan Yangtze Nehri’ne endemik olan bir prenses, Çin Nehir Yunusu, bilimsel adıyla Lipotes vexillifer.

Ç: Çin nehir yunusları, ‘baiji’ ve ‘Yangtze’nin tanrıçası’ adlarıyla da anılıyor. Bu yunusun, bir prensesin reenkarnesi olduğu düşünülüyor. Bir Çin masalına göre prenses, âşık olmadığı biriyle zorla evlenmeyi reddediyor ve ne yazık ki ailesini utandırdığı gerekçesiyle babası tarafından nehirde boğularak öldürülüyor ve nehir yunus olarak dünyaya geri geliyor.

V: Sesine kulak verelim: https://vimeo.com/227016698

Ç: Dostumuzun fiziksel özelliklerine bakacak olursak, yetişkin baijilerin boyu yaklaşık 2,5 metre kadardı. Doğadaki yaşam süresi 24 yıl olarak tahmin ediliyordu. Her seferinde tek yavru doğuran dişi yunusların hamilelik dönemi 10-11 ay kadardı ve iki doğum arasında iki yıllık bir süre bulunuyordu. Yavru yunuslar doğduklarında 80-90 santimetre civarındaydı ve 8 ila 20 aylık bir süre boyunca anneleri tarafından bakılıyorlardı.

Normal dolaşma hızla saatte 10-15 km iken tehlike anında 60 km hıza ulaşabiliyorlardı. Görme ve işitme duyuları zayıf olan bu yunuslar yönlerini bulabilmek için sonarlarını kullanıyorlardı.

V: Bu dostumuz tam 20 milyon yıldır bu dünyanın bir parçasıydı.

Ç: Çin’in sanayileşmesinden önce, yani 1950lerden önce, nehirde yaşayan 6000 baiji olduğu tahmin ediliyor. Bu dönem öncesinde bu yunuslar kutsal sayılıyorlardı, oysa sanayileşme döneminin ardından bu geleneklere saygı kınanmaya başlandı ve bu hayvanlar kutsal statülerini kaybettiler. 1990 civarında ise bu sayının 100 bireye düştüğü, hatta 1997’de yalnızca 13 birey kaldığı kayda geçmiş. 2006 yılında ise bir grup araştırmacı neslinin tükenip tükenmediğine dair araştırma yapmak üzere Yangtze nehrinde altı hafta geçirdiler ancak tek bir bireyin bile izine rastlayamadılar. Sonraki yıllarda ise ara sıra görüldüğüne dair haberlerin çıktığını görüyoruz. Dolayısıyla IUCN’e göre dostumuz hala nesli kritik tehlikede kategorisinde, yani neslinin tükendiğine dair IUCN tarafından yapılan resmi bir açıklama yok.

V: Bu dostumuzun tükenme nedeni yine insan eliyle gerçekleştirilen faaliyetler.

Ç: Öncelikle şunu söylemek lazım, dünya insan nüfusunun yaklaşık %12’si Yangtze nehri havzasında yaşıyor. Bu da bu nehri her türlü kirliliğe açık hale getiriyor. Yangtze gemi trafiği açısından oldukça yoğun bir nehir. Dolayısıyla buradaki trafiğin yarattığı gürültü kirliliğinin yanı sıra gemi ve tanker kazalarının dostumuzun neslinin azalmasında önemli bir yer tuttuğu söyleniyor. Nehirde ağır bir yağ birikimi, inşaat atığı ve plastik kirliliği var. Bunun yanı sıra nehirdeki aşırı ve etik olmayan biçimdeki avlanma, balıkçı ağlara dolanma ve çevre tahribatı bu canlı türün sonunu getiren diğer unsurlar olarak karşımıza çıkıyor. Nehrin ekosistemini mahveden ve baijinin neslinin tükenmesindeki en son etkenin, Yangtze nehri üzerine kurulan Three Gorges Dam / Üç Boğaz Barajı olduğu ekleniyor.

V: Baiji, Lipotiadae ailesinin yaşayan son örneğiydi.

Ç: Lipotiadae, balina ve yunusların evriminin önemli bir kolunu oluşturuyordu. Dolayısıyla baijinin neslinin yok olmasıyla birlikte yunusların en yakın akrabaları dünya üzerinden silindi, bu da biyoçeşitliliğe vurulan büyük bir darbe anlamına geliyor.

Otostopçunun Galaksi Rehberi’nin yazarı Douglas Adams, nesli tehlike altındaki Aye-aye lemuru ile ilgili bir yazı hazırlamak üzere, 1985’te, Madagaskar’a gidiyor; orada zoolojist Mark Carwardine ile tanışıyor ve birlikte nesli tehlike altındaki türlerle ilgili bir proje yapmaya karar veriyorlar. 20 yıl boyunca dünyanın çeşitli yerlerine gidip nesli tehlike altındaki türlerin peşinde koşuyor ve sonrasında bu türleri anlattıkları Last Chance to See / Görmek için son şans adlı bir radyo programı hazırlıyorlar ve sonrasında aynı adla bir kitap da yayınlıyorlar. Hatta Yangtze nehrine gidip baijinin peşine düşüyorlar ve 1989’da onunla ilgili de bir bölüm hazırlıyorlar.

Douglas Adams bu projeyle ilgili şunları söylüyor:

V: “The best thing I’ve ever done was to travel around the world with my zoologist friend, Mark Carwardine, to look for various rare and endangered species of animal. The book about our travels, called Last Chance to See, is my personal favourite.”

Ç: “Şu ana kadar yaptığım en iyi şey zoolog arkadaşım Mark Carwardine ile beraber dünyayı gezip nesli tehlike altında ve nadir olan çeşitli türleri aramaktı. Bu seyahatlerimizi yazdığım Last Chance to See/Görmek için son şans kitabım da benim kişisel olarak en sevdiğim kitabımdır.”

Zoolog Mark Carwardine ise bu deneyimi sitesinde şöyle aktarıyor:

V: “The scariest thing about Last Chance to See is that, out of the eight endangered species we searched for, one became extinct during the 20-year project and another dwindled to just a handful of survivors barely clinging on in captivity. It really brought home just how rapidly we are losing so much of our wildlife.”

Ç: “Nesli tehlike altındaki sekiz türün peşinden koştuğumuz, Last Chance to See / Görmek için son şans’ın en ürkütücü tarafı şuydu: türlerden biri bu yirmi yıl içerisinde tükendi, bir diğer ise tükenmenin eşiğine geldi, yalnızca arta kalan bir avuç canlı şu anda esaret altında yaşıyor. Günün sonunda çıkarımımız yaban hayatımızın ne denli hızla tükendiği oldu.”

V: Dinlediğiniz için çok teşekkür ediyoruz.

Ç: Ayrıca yorumları ve şarkı seçimi için Büşra Erinkurt’a da çok teşekkür ediyoruz.

V: Programın illüstrasyonlarını sosyal medyada paylaşacağız. Bize Instagram ve Facebook’tan ulaşabilirsiniz.

Ç: Bugün Demon Slayer anime soundtrackinden bir parça dinleyeceğiz. Bu şarkımızı bugünkü dostumuza adıyoruz. 

V: Ben Virginia Elena Patrone,

Ç: Ben Çiğdem Fidan.

V&Ç: Gezegendeki her şey! Çok güzelsiniz ve sizi seviyoruz!

Kaynaklar:

Şarkıcı / YorumcuParça AdıAlbüm AdıSüre
Nezuko & Shinobu Demon Slayer: Kimetsu no Yaiba EP19 Ending - Piano and Violin Cover 5:42