Sporda 8 Mart: İyi ki varsınız, pes etmediniz

-
Aa
+
a
a
a

Spor Gündemi'nde Burcu Biçer, 8 Mart Kadınlar Günü vesilesiyle Türkiye'de spor medyasının güçlü kadın isimleriyle bir araya geliyor.

""
Sporda 8 Mart: İyi ki varsınız, pes etmediniz
 

Sporda 8 Mart: İyi ki varsınız, pes etmediniz

podcast servisi: iTunes / RSS

Bugün Türkiye'deki spor medyasından güçlü kadınları; Nesine TV sunucusu Merve Dundar, sportstv sunucusu Yeliz Karakaya, S Sport Plus Genel Müdürü Zeynep Acar, spor editörü/yayıncı Hilal Apaydın, Sportif Lezbon'un kurucusu Selin Yıldız, spor yazarı ve yorumcusu Banu Yelkovan, Kızlar Sahada Kurucusu Kiraz Öcal, spor spikeri Nihan Cabbaroğlu, Femsport kurucusu İrem Sarıkulak, akademisyen Canan Koca, spor editörü Hatice Yücel ve Spor psikoloğu Berceste Şeber'i dinliyoruz.

Merve Dundar - Nesine TV sunucusu

Merhabalar, Ben Merve Dundar. Nesine TV’nin sunucusu ve ayrıca Kadir Has Üniversitesi Spor Çalışmaları Merkezi'nde spor iletişimi uzmanı olarak çalışıyorum. Yıllardır spor medyasında yer almaya çalışan bir kadın olarak dileğim şu; cinsiyetten bağımsız bir şekilde emek veren, işini hakkıyla yapan, bel altı vurmayan ve egosunu olması gereken yerde bırakan insanlara fırsat verildiği bir ortamda görev yapabilmek.

Yeliz Karakaya / sportstv sunucusu/spikeri

Hemen hemen her sektörde olduğu gibi, spor medyasında da toplumsal cinsiyet bağlamında bir ayrımcılık var ne yazık ki. Yaklaşık 12 yıldır titiz ve disiplinli bir şekilde mesleğimi en iyi şekilde icra etmeye çalışıyorum. Erkeklerin egemen olduğu bir alanda bunu yapabilmek zaman zaman zor olabiliyor çünkü ekran yüzü olduğunuzda hata yapma ihtimaliniz yok, karşınızda acımasız bir izleyici kitlesi var; sizi sorgulayan, eksiklerinizi kovalayan bir kitleden bahsediyorum. Bu nedenle erkek meslektaşlarınıza göre daha çok çalışıp bilgi sahibi olmanız gerekiyor. Belirli spor branşlarında izleyicilerin erkek spiker yorumlarına daha güvendiğini de görüyoruz. 

Diğer bir konu ise, kadınların yöneticilik gibi üst düzey pozisyonlara daha zor ulaşabilmeleri… Spor medyasında yer alan spor müdürleri ve genel yayın yönetmenlerinin de erkek olduğunu görüyoruz. Sanırım bu konuda biraz şanslıydım. Çalıştığım spor kanalı’nda son 1 yılımı Haber Müdürü olarak tamamladım. İlerleyen dönemlerde bu işleyişin değişeceğine dair umutlarım var. Belki biraz fazla optimist yaklaşıyorum ama daha çok kadın meslektaşımın spor medyasında sadece ekran önünde değil, teknik kısmında, kamera arkasında, yönetmen koltuğunda, hatta farklı spor branşlarının anlatımında yer alabileceğini hayal ediyorum.

Zeynep Acar - S Sport Plus Genel Müdürü

Merhaba Açık Radyo, Ben Zeynep Acar. 25 yıldır medyada, 17 yıldır da spor medyasında çalışan bir kadınım. Son üç buçuk yıldır Saran Holding bünyesinde S Sport Plus Genel Müdürlük görevini yürütüyorum. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü çok önemsemekle beraber, ülkemizde sadece senede bir gün gösterilen saygıyı, biraz 23 Nisan’da makam koltuklarına çocukların oturtulmasına benzetiyorum ve samimiyetsiz buluyorum.

Spor medyası adına en önemli dileğim, yetki ve karar alma süreçlerine katılımda eşitliği sağlayan adımlar atılması; daha somut haliyle, son kararı verme mekanizmasında yer alan kadın yöneticilerin gözle görülür şekilde artması! Oysa ki biz, henüz 'futbolu, futbolun içinden gelenler yönetsin'i bile aşamıyoruz. Yani yönetimde yer almanın getirdiği gücü, henüz erkekler kendi aralarında paylaşamadılar. Aynı şekilde, spor kulüpleri ve federasyonların yönetim kurullarındaki kadın yöneticilerin de aktif rollerde yer alacak şekilde sayılarının artması gerekiyor.

Çok kısa süre önce katıldığım Türk futbolu ile ilgili neredeyse herkesin birbirine 'başkanım' diye hitap ettiği 2024 yılındaki kritik bir toplantıda 13 kişi arasındaki tek kadının kendim olması beni toplantıdan sonra çok düşündürdü. Her şeyden önce tüm kadın meslektaşlarımı emekleri için tebrik ediyorum çünkü kalbimin en derinliklerinden biliyorum ki spor medyasında belli bir sürenin üzerinde var olabildiler ise her erkek meslektaşından en az üç kat daha fazla çalışmak zorunda kalmışlardır - sadece kabullenilmek için! 

İyi ki varsınız, pes etmediniz, 8 Mart kutlu olsun.

Hilal Apaydın - Spor editörü/yayıncı

Merhabalar Açık Radyo. Ben voleybol editörü Mari. Spor medyasında bir kadın olarak var olmanın birçok zor yanı var ama ben spor medyasında kadınların özellikle amiyane tabirle 'çeşit olsun' diyerek programlara dahil edilip, iki dakika görüş alıp, geri kalan zamanda erkek diğer konuşmacılara vaktin çoğunu tanımlamalarından tutun; spor medyası ve çalışanlarının tekelleşmesinin erkekler üzerinden olup, çalışan olarak aldıkları kadın ekip arkadaşlarına 'Nasıl olsa kadın, fazla sesi çıkmaz' içgüdüsü ile, örneğin maddi olarak hakkını teslim etmemeleri yani 'mansplaining' yapıp günün sonunda tartışılan konuda da 'Sen bir kadın olarak bu kısımlarını bilmezsin' gibi imalarla yetersiz hissettirmeleri gibi durumları fark ettiğimizi söylemek istiyor ve tüm bu tür cinsiyetçi düşünce yapısına rağmen spor medyasında ve sporda kadının vizyon ve öneminin olmazsa olmaz olduğunu belirtmek istiyorum.

Bütün beyanı kadın olanların günü kutlu olsun.

Kiraz Öcal - Kızlar Sahada kurucu ortağı 

Gerçek aksiyon için ne yapılabilir? Her kişinin ve farklı kitlenin yapacağı şeyler var. İlk olarak sosyal medyadan destek vermeye başlayabilirler. Mesela, kadın sporlarıyla ilgili içerik üretenleri YouTube, Instagram gibi sosyal medya kanallarından takip edebilir, paylaşımlarını paylaşarak destek olabilirler.

Spor dışına çıkacak olursak da UN Women, HeforShe, sebuka gibi çeşitli veriler paylaşan toplumsal cinsiyet içerikleri üretenler kişileri paylaşabilirler. Bireysel olarak, etraflarındaki kız çocuklarına birer futbol topu hediye edebilir, ne kadar küçük yaşta olursa olsun isimlerinin yazdığı bir forma alabilirler. Böylelikle algıyı sarsmış olurlar.

Ebeveynler okuldaki öğretmenler ile iletişime geçip kız futbol branşının açılması konusunda talepte bulunabilirler ve her şeyin başında çocuklarının istediği sporu yapması için desteklemekle birlikte, akla gelmeyen futbolu da oynayabilmeleri için seçenek olarak sunmalılar ve bu konuda cesaretlendirmeliler.

Özellikle tribünlere kadın ve kız çocuklarını daha fazla dahil edebilirler. Kadınlar kendi gidebilir, erkekler ise ailesi, kız kardeşi, iş arkadaşı her kimse her maça bir kadınla gitmek ve o dünyayı açmak için katkıda bulunabilir.

Kişisel olarak da dillerine dikkat edebilir herkes; kadın - erkek fark etmeksizin cinsiyetçi küfürler ve cinsiyetçilik içeren atasözleri kullanmamaya özellikle dikkat edebilirler.